KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1437 E., 2023/2032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/533 E., 2022/418 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...'in yanında 01.07.1982 tarihinde bir ay süre ile Afyon ili içme suyu inşaat işlerinde çalıştığını, 01.07.1982 tarihinde sigorta girişi yapıldığını, kurum tarafından belirtilen dönemlere ilişkin çalışmalarına rastlanılmadığı yönünde cevap verildiği, 01.07.1982 tarihinin müvekkilinin yurt için sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., davacının talep ettiği dönemde çalışıp çalışmadığı hususunda otuz yıldan fazla bir zaman geçtiği ve ilgili dönem evraklarını zaman aşımına uğradığından dolayı ulaşamadığından hatırlayamadığını bildirmiştir.
Davalı kurum vekili, davacının taleplerinin yersiz ve haksız olduğunu, dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle dava hakkında esas bakımından inceleme yapılmadan usulden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/102 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2019/778 Esas, 2019/2044 Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı HMK'nun 355 inci maddesi kapsamında dosya incelendiğinde; dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve dosya içerisinde bulunan diğer bilgi- belgeler itibariyle davacının davalı yanında fiilen çalıştığının ispat edilmediği kanaatine varıldığı, dosya kapsamı, delil durumu itibariyle mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; mahkemece Kurumdan 1982 yılı bordrosunda yer alan diğer çalışanların isim ve adreslerinin istenildiği ve bu kişilerin tanık olarak beyanının alındığı anlaşılmaktadır. Davacı davalı nezdinde içme suyu inşaat işinde çalıştığını iddia etmektedir. Bu nedenle bu iş yerine ait dönem bordroları dosya içerisine celp edilmeli, bordroda yer alan çalışanlardan re'sen tanık tespiti yapılarak dava konusu çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır yönünden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları bütün dosya içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının kuruma verilen sigortalılık işe giriş bildirgesinde işe alındığı tarih olarak bildirilen 01.07.1982 tarihinde Afyonkarahisar Merkez Ataköy içme suyu inşaatında 1 gün fiili çalışma olgusunun varlığı hususunda bir delil bulunmadığından kanaate varılamamış, sigortalılık işe giriş bildirgesinde işe giriş tarihi olarak belirtilen 01.07.1982 günü fiilen çalışma hususunda işe giriş bildirgesi ve tanık beyanları dışında bir bilgi ve belge bulunamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davalı nezdinde çalıştığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1982 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir.
3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada; davacı 01.07.1982 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiş, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden mahkemece Kurumdan 1982 yılı bordrosunda yer alan diğer çalışanların isim ve adreslerinin istenildiği ve bu kişilerin tanık olarak beyanının alındığı anlaşılmaktadır. Davacı davalı nezdinde içme suyu inşaat işinde çalıştığını iddia etmiştir. İçme suyu inşaat iş yerine ait iş yerinin sicil numarası 17601 olup, bu iş yerinden davacı adına verilmiş 01.07.1982 tarihli işe giriş bildirgesi bulunmaktadır. Dosyada beyanı alınan tanıklar Sultan Kocakaya ile ... davacının davalıya ait içme suyu inşaatında çalıştığını beyan etmişlerdir. Sultan Kocakaya'nın davalıya ait 5947 sicil nolu, ...'ın ise 5947 ve 147824 sicil nolu ve 01.10.1982-30.11.1982 döneminde 17601 sicil nolu iş yerlerinden bildirimlerinin bulunduğu görülmektedir.
Mahkemece içme suyu inşaatının kapsama alınış tarihi ile bu içme suyu inşaatına ilişkin iş sahibinin evrakları, iş yeri bilgi ve belgeleri, dönem bordroları iş yeri sicil numarası (17601 sicil ) belirtilmek suretiyle kurumdan sorularak celp edilmeli, dönem bordrosunun olması halinde bordro tanıkları dinlenilmeli, iş yeri bilgi ve belgeleri incelenmeli, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Diğer yandan, işe giriş bildirgesinin bulunması, sigorta sicil numarasının daha sonra da kullanılması, gerek dönem sonrası bildirilen tanık gerekse başka iş yerinden bildirilen tanığın çalışmayı doğrulaması ve bu hususların hüküm gerekçesinde belirtilmek suretiyle mahkemenin de kabulünde olması karşısında davanın sübut bulmadığının değerlendirilmesi yerinde olmamıştır.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1437, K. 2023/2032, 6 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama