İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1469 K.2023/1090

vekili Avukat ...

Esas2023/1469Karar2023/1090Tarih13 Şubat 2023Okuma6 dk · 1.193 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/1469 E., 2023/1090 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/80 E., 2022/1340 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.193 kelime·6 dk okuma·15 bölüm

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 07.12.2020

HÜKÜM/KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ

... 2. İş Mahkemesi

SAYISI

2020/694 E., 2021/621 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, 19.07.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7186 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'un bazı maddelerinde 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değişikliğe gidildiğini, bu değişiklik sonucu borçlanma miktarlarının arttırıldığını, borçlanmaların SSK statüsünde değil, Bağ-Kur statüsünden yapılmasına karar verildiğini, ayrıca borçlanmanın başlangıç tarihlerinin değiştirildiğini ve vatandaşın yüksek aylık almasının önüne geçildiğini, vatandaşların mağdur olmamaları için 19.07.2019-31.07.2019 tarihleri arası 12 günlük süre içinde borçlanma yapmak için belgelerini iadeli taahhüt ile kuruma gönderdiklerini,

davacının da kısa süre içinde belgeleri tamamlayıp biran önce davalı kuruma belgeleri iadeli taahhüt ile gönderdiğini, 12 gün içinde biran önce yapılan yurtdışı borçlanmanın nedeninin borçlanma sonucu SSK statüsünde emekli olmak olduğunu, borçlanma talep dilekçesine yurtdışı hizmet belgesi ve ikamet belgesi eklemesine rağmen talep dilekçesindeki kutucuklarına acele ile sehven ev kadınlığı süresi işaretlenmemiş ve 3600 gün borçlanma yapmak istediğini belirttiğini, davalı kurumun davacıya yazı göndererek 3 ay içinde yurtdışı giriş çıkış kayıtlarını vs isterken,

müvekkilin yalnız çalışma ve boşta geçen sürenin 1947 gün olduğu ancak borçlanma talep dilekçesine ekli ikamet belgesinde 18 yaşından önce yurtdışında ikamet ettiği görülmekte ise de, yasa gereği 18 yaşında olduğu 11.01.1993 tarihinden itibaren yurtdışında ikamet ettiği görülmesine rağmen davalı Kurum bu konuda müvekkili aydınlatmak görevini yerine getirmemiş, müvekkilimin bu konuda yazdığı yazıları değerlendirilmemiş ve müvekkilim 3600 gün yerine 1947 gün yurtdışı borçlanması tahakkuk ettirilerek müvekkilin mağdur edildiğini, 02.11.2020 tarihli yazı ile;

gerekli düzeltmelerin yapılarak müvekkilin 18 yaşında olduğu 11.01.1993 tarihinden itibaren yurtdışında ikamet ettiğinden, 23.07.2019 tarihli borçlanma talep dilekçesi esas alınarak 3201 sayılı yasaya göre 11.01.1993 tarihinden başlamak kaydıyla dev kadınlığı süresi gözönüne alınarak borçlanma işleminin 3600 gün olarak tahakkuk ettirilmesi istenilmiş ancak olumlu cevap verilmediğini, kurumun işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin bayan olup ev kadınlığı sürelerini borçlanma hakkına sahip olduğunu,

bu nedenle 3201 sayılı yasaya göre 11.01.1993 tarihinden başlamak kaydıyla ev kadınlığı süresi gözönüne alınarak borçlanma işleminin 3600 gün olarak tahakkuk ettirilmesine karar verilmesini. aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının kuruma açmış olduğu davanın kurumca kabul edilemez olduğunu, zira davacının sigortalı daha önce 23.07.2019 tarihli dilekçesi ile Almanyada geçen çalışma sürelerini ve boşta geçen sürelerini borçlanmak üzere Kuruma talepte bulunduğunu, kuruma ibraz edilen hizmet belgesine göre Türk vatandaşlığında geçen ve borçlanabileceği bütün çalışma ve boşta geçen süreleri 4/a statüsünde borçtandırılarak 24.03.2020 tarih ve 4952457 sayılı yazımız ile davacıya tebliğ edildiğini,

dava konusu ile ilgili olarak Kurumun 2015-4 e Yurtdışı talimatında belirtildiği üzere “Borçlanma tutarı tebliğ edilen veya borcunu ödeyenlerin borçlanılan süre ,gün ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talepleri kabul edilmeyecektir.Ancak yapılan borçlanmadan vazgeçilip yeniden talepte bulunulması halinde bu yeni talep esas alınarak borçlanma işlemi sonuçlandırılabilecektir.” hükmü uyarınca davacının talep ve başvurularının reddi gerektiğini, izah edilen gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı ...”ın 01.08.2019 tarih ve 11586502 sayı ile kurum kayıtlarına alınan 23.07.2019 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yurtdışında çalışılan ve boşta geçen sürelerinin 600 günün 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmasını talep ettiğinden, ev kadınlığında geçen ürelerinin borçlandırılmasına ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığından,

davacının yurtdışında Almanya'da geçen çalışma sürelerini gösterir Almanya Sigorta merciince düzenlenmiş 22.07.2019 tarihli Hizmet Belgesinde belirtilen, davacının 18 yaşını tamamladığı 11.01.1993 tarihinden sonra geçen çalışma süreleri ve çalışma sürelerinin arasında ve sonundaki birer yıllık boşta geçen süreleri esas alınmak suretiyle, Türk Vatandaşlığından çıktığı 05.05.2009 tarihine kadar geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin davalı kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, borçlanma talep dilekçesine, yurtdışı hizmet cetveli ve yurtdışı ikamet belgesi eklediğini, eğer yalnızca çalışma günlerini borçlanma yapmayı düşünse idi, yalnızca çalışma belgesini ekleyeceğini, ikamet belgesini borçlanma talep dilekçesine eklemiş olmakla talebinin aynı zamanda ev kadınlığı süresini de kapsadığının anlaşılacağını, bu hususun kurumca göz önüne alınmadığını, davacının, borçlanma talep dilekçesini hazırlarken, çalıştığı süre ve boşta geçen sürenin 1947 gün olduğunu ... durumda olduğunu, davalı kurumun bu durumu gözönüne alması gerektiğini, davalı kurumun,

konuyu kapsamlı düşünerek davacının talebinin ne olduğu konusunu değerlendirmesi ve davacıya yazı yazarak talebinin 1947 gün mü yoksa 5600 gün mü olduğunu açıklatması gerektiğinin gözönüne alınmadığını, davalı kurumun, davacının 5600 gün talebine karşılık, davacının 11.01.1993-02.08.1994 tarihleri arası 562 gün, 01.04.2003-01.02.2006 tarihleri arası 1021 gün ve 01.05.2008-04.05.2009 tarihleri arası 364 gün olmak üzere 1947 gün borçlandırdığını, davacının 05.05.2009 tarihinde Türk vatandaşlığından çıktığına göre davacının 05.05.2009 tarihinden sonra çalıştığı günleri borçlanmasının mümkün olamayacağını,

hâlbuki davacının 11.01.1993 tarihinden itibaren yurtdışında ikamet ettiğini, yurtdışı ikamet belgesinin davalı kuruma borçlanma talep dilekçesinin ekinde gönderildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacı 23.07.2019 tarihli yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile yurtdışında çalışılan ve boşta geçen sürelerinin 5600 günün 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmasını talep etmiş olup ev kadınlığında geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığından, davacının yurtdışında geçen çalışma sürelerini gösterir hizmet belgesi esas alınarak davacının borçlandırılmasına yönelik kurum işleminin yerinde olduğu;

mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanma talebine göre ev kadınlığı süresinin borçlanıp borçlanamayacağının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1469, K. 2023/1090, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Tarihi : 07.12.2020
  4. İlk Derece Mahkemesi
  5. Sayısı
  6. I. Dava
  7. II. Cevap
  8. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1469
Karar No
2023/1090
Tarih
13 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1470 K.2023/1812
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/1471 K.2023/1159
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1472 K.2023/1607
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1473 K.2023/1170
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1474 K.2023/1600
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1475 K.2023/917

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.