KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4396 E., 2024/8976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/203 E., 2023/239 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tavşanlı İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/236 E., 2022/440 K.
Karar Metni
1.798 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 1.09.2006 tarihinde iş makinesi tamircisi olarak çalışmaktayken, aktif çalışmanın olmadığı öğle paydosu
saatinde iş makinesini kontrol için geldiğinde yan tarafta bulunan paletli kazıcı ve yükleyici
makinenin hareket etmesi ile makine kovası üzerinde bulunan taş parçasının kafasına düşmesi
sonucu ağır yaralandığını, müvekkilinin 01.09.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında iş kazası sonucu iş gücü kaybına uğradığını, olayda davalı tarafın kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya istek hakları kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi
tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava ile 75.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, asıl davadaki maddi tazminat talebini 26.10.2021 tarihli dilekçe ile 374.759,12 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle“ Olayın periyodik bakımı tamamlanan iş makinesinin çalışacağı bölgeye hareket etmesi esnasında makine kovasının üst kısmında kalan taşın düşmesi, yuvarlanarak zıplaması sonucu davacının başından yaralanması şeklinde meydana geldiğini,davacının temel iş güvenliği talimatlarına uymayıp baret kullanmadığı, kazanın kendi kusuruyla meydana geldiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; dosyada bulunan SGK Müfettiş raporuna göre olayın iş kazası olduğu belirlenmiştir. İş kazası 01.09.2006 tarihinde meydana gelmiştir. Mahkememizce kusur incelemesi yapılmış bilirkişilerden rapor alınmış, bilirkişi heyetinin dosyaya sunmuş olduğu raporda davalı ... İnş.San. ve Tic.
A.Ş. 'nin %80,dava dışı ...'nin %10 kusurlu, davacı ...'ın %10 kusurunun olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyetinin vermiş olduğu rapor dosyadaki delillere ve dosya kapsamına ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere ve ilkelere uygun olduğundan hükme esas alınmıştır....davacının maluliyet oranının Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %0 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından %30.2 belirlendiği, alınan maluliyet oranlarının arasında çelişkinin bulunması sebebiyle davacının maluliyet oranındaki çelişkinin giderilmesi için ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının %32.0 oranında mauliyetinin tespit edildiği anlaşılmakla davacının maluliyet oranının %32.0 olduğu sonucuna varılmıştr....Manevi tazminat yönünden;
olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranı, davacının yaşı, olay nedeniyle yaşamış olduğu üzüntü, acı ve psikolojik sorunlar dikkate alınarak manevi tazminat için gerekli şartlar oluştuğu Mahkememizce kabul edilmiş ve aşağıda belirtilen miktardaki manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. ..."gerekçesiyle
1.Asıl dava olan 2015/472 E.sayılı dava yönünden davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak, 374.759,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.09.2006 itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına, 2-Birleşen dava olan 2019/1181 E., 2020/111 K. sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile A)Davacının manevi tazminat talebinin 35.000,00 TL yönünden kabulü ile kabul edilen miktarın kaza tarihi olan 01.09.2006 itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, B)Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Mahkemece manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının istinafı yönünden; tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğundan davacının buna ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
Davalının istinafı yönünden.
Mahkemece hükme esas alınan 27.01.2021 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 10, davalı işverenin % 80, dava dışı ...'nin % 10 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. ...
Somut olayda, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 25.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından davalının maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.... -Davacının kurum sağlık kurulu raporuna göre 01.09.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında % 0 maluliyet oluştuğu, Yüksek Sağlık Kurulu raporunun aynı doğrultuda bulunduğu,
Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Dairesinin kaza nedeniyle % 30,2, ATK 2. Üst Kurulunun raporunda % 32,0 maluliyet bulunduğunun belirtildiği ve mahkemece 2. Üst Kurulunun raporu doğrultusunda karar verdiği anlaşılmakla, davalının buna yönelik istinaf talebine itibar edilmemiştir....
Tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, iş göremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğundan davalının buna ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir...Somut olayda, dava konusu iş kazasının meydana geldiği tarihi ve maluliyetin kesinleştiği tarihler dikkate alındığında, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmamış olduğu,
davalının istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile kusurdan, Bölge Adliye Mahkemesinin kendi itirazları doğrultusunda verilen kaldırma kararından sonra alınan ek hesap raporunda lehlerine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmeden davacı lehine taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, zamanaşımı defilerinin olduğunu ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yönünden 35.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince bu yönden esastan reddine karar verildiği, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730.00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.(09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
3.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
4.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
5. Somut olayda İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ilk kararı üzerine, davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun olmadığı, sadece manevi tazminata yönelik başvurusunun olduğu, bu şekilde işbu kararda hükmedilen maddi tazminat miktarı olan 374.759,12 TL yönünden, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ortada olup davacının fazlaya ilişkin talep hakkının devam ettiğinden bahsedilemeyeceği açıktır.
6. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararıyla,yapılan maddi tazminat hesabından SGK'ya sorulmak suretiyle belirlenecek olan ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğnin rücuya kabil kısmını tazminat hesabından indirmek suretiyle belirlenecek maddi tazminat alacağına karar verilmesi ile maddi tazminat yönünden davacının istinafa gelmediği önceki hesap raporundaki miktarların davalı yönünden usuli kazanılmış hak niteliğinde olduğu da dikkate alınması gerektiği belirtilerek kaldırma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişiden alınan 25.10.2022 tarihli raporda davacının maddi tazminat alacağının 610,387,97 TL olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli kararında, anılan bu hesap raporuna
itibar edilmekle beraber taleple bağlı olarak ıslah edilen miktarla sınırlı 374.759,12 TL'ye karar verilmiş ise de davacı lehine hüküm harici bakiye maddi tazminat alacağı oluştuğu taraflarca yorumlanabilecek şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 8. O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. 9. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
(1) no.lu bendinin silinerek yerine,
"1. Asıl dava olan 2015/472 E. Sayılı dava yönünden davanın kabulü ile 374.759,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.09.2006 itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine..." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4396, K. 2024/8976, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama