İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4564 K.2023/5587

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4564Karar2023/5587Tarih18 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4564 E., 2023/5587 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2386 E., 2022/1817 K.
Hüküm/karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/410 E., 2020/125 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin babası ...'ın 10.02.1963 tarihinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, 27.09.2009 tarihinde eşi vefat eden davacı babasından iş kazası ölüm sigortasından gelir bağlanması talebi ile davalı kuruma başvuru yaptığını, davalı kurumun 11.08.2018 tarihinde de yapmış olduğu başvuruya cevap vermediğini belirterek davacıya iş kazası-meslek hastalığı ölüm sigortasından gelir bağlanması gerektiğinin tespiti ile bağlanması gereken aylıklardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1,00 TL'nin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın süresi içerisinde açılmadığını. Kuruma başvuru şartının gerçekleşmediğini ve kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya iş kazası sonucu 10.02.1963 tarihinde vefat eden babası ...'dan dolayı gelir bağlanmasının koşullarından birinin 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi " Bu Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a),

(b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan ..." hükmü gereğince yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması olup davacının yaşamış olduğu ülke sigorta kurumlarınca yapılan yazışma sonucu davalı kurum tarafından gönderilen yazı cevabında davacının 01.10.2017 tarihinden itibaren kendi emeklilik sigortasından yaşlılık aylığı aldığı anlaşılmakla davacının yasal şartları oluşmadığı ve gelire kaz kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar

verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

-Mahkemece verilen red kararı usul ve kanuna aykırı olduğunu,

-Dava 27.09.2009 tarihinde eşinin vefatı ile dul kalan davacı müvekkile, kurum sigortalısı olup 10.02.1963 tarihinde iş kazası sonucu vefat eden babasından dolayı iş kazası ölüm sigortasından evlenme sebebiyle kesilen gelirinin yeniden bağlanmasına yönelik 30.07 2012 tarihli talebine rağmen kurum tarafından gelirlerinin bağlanmaması ve 11.08.2018 tarihli dilekçelerine de bir cevap verilmemiş olması sebebiyle 27.09.2009 tarihinde dul kalan müvekkile 10.02.1963 tarihinde iş kazası sonucu vefat eden babasından dolayı kesilen gelirlerinin yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların tahsiline yönelik olduğunu,

-Dolayısıyla iş bu dava konusu uyuşmazlığın sigortalının 01.10.2008 tarihinden önce vefat etmiş olması sebebiyle 5510 sayılı Kanuna göre değil 506 sayılı Kanuna göre çözümlenmesi gerekirken mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince 01.10.2017 tarihinden itibaren davacının kendi emeklilik sigortasından yaşlılık aylığı aldığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığı ve gelire hak kazanmadığı kanaatiyle davanın reddine dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Müvekkilin 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla hak kazandığı iş kazası ölüm gelirinin bağlanma koşulları; 506 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde düzenlendiğini,

-Müvekkilinin yurt dışında ve Türkiye'de hiç bir çalışması olmayıp çalışma karşılığı ne Türkiye'den ne de yurtdışından gelir almadığını, eşinin vefatı sebebiyle gelir alan müvekkilin yurtdışından aldığı bu gelirinin çalışma karşılığı yaşlılık aylığı olarak kabulü mümkün olmadığını,

-Diğer yandan müvekkili yurt dışında kendi emeklilik sigortasından aldığı gelir ise yine bir çalışma karşılığı bağlanan gelir olmadığını, zira müvekkili yurt dışında hiç çalışmadığını, yaptığı doğum sebebiyle Alman Mercilerince bağlanan gelir bir çalışma karşılığı olmadığını,

-Mahkemece bu yönde hiç bir araştırma yapılmadan 5510 sayılı Kanuna göre davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, 506 sayılı Kanun gereğince emeklilik sigortasından bağlanan gelirin bir çalışma karşılığı olup olmadığının araştırılması, çalışma karşılığı değil ise hak sahibi kız çocuğunun kesilen gelirinin dul kalmış olması ile birlikte yeniden bağlanması gerektiğinin kabulü gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan, yurtdışı gelirinin çalışam karılığı olup olmadığı araştırılmadan davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Davada uygulanması gereken yasa 506 sayılı Kanun olmakla beraber 5510 sayılı Kanun'un uygulanması kazanılmış hak ilkesi ve kanunların geçmişe etkili uygulanamayacağı ilkesine aykırı olmakla ve müvekkilin yurtdışında kendi emeklilik sigortasından gelir alıyor olduğunun kabulü yerinde olmamakla beraber öyle olsa bile bu gelir 01.10.2017 tarihinden itibaren bağlanmış olmakla müvekkili dul kaldığı 27.09.2009 tarihi ile 01.10.2017 tarihleri arasında yurtdışında kendi emeklilik sigortasından bağlanmış bir geliri olmadığından 5510 sayılı Kanun gereğince babasından dolayı gelirinin dul kaldığı 27.09.2009 tarihinden bağlanması ve gelirin bağlandığı 1.10.2017 tarihinde kesilmesi gerektiğinden bu tarihler arası gelirlerinin ödenmesi gerekirken davanın tamamen reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Davanın reddi sebebiyle kurum lehine hükmedilen vekalet ücreti usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Davada ödenmeyen gelirlerden 1,00TL'nin tahsili olduğundan nisbi vekalet ücretine hükemdilmesi gerekirken 3.400 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekili sigortalının/davacının babasının vefat tarihinde 506 sayılı yasanın yürürlükte olduğunu bu nedenle 5510 sayılı yasa yerine 506 sayılı 23 üncü maddenin uygulanması gerektiğini savunmaktaysa da davacının eşinin vefatı ile babasından dolayı hak sahibi olabileceği ;davacıya eşinin vefat ettiği 27.09.2009 tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı yasanın uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.

Bir an için davacıya 506 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmesi halinde dahi 506 sayılı Kanun 23 üncü maddesinin Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanacağına ilişkin düzenlemesi karşısında davacının kuruma aylık bağlanması için başvuru tarihi itibariyle kocasından aylık aldığı için babasından dolayı aylık alması mümkün değildir.

5510 sayılı Kanun'un ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılmasına ilişkin 34.maddesinde hak sahibinin çocuklarına aylık bağlanması şartları belirlenmiştir. Buna göre Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış ,yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarına aylık bağlanacağı belirtilmiştir.

Davacıya çalışma karşılığı olsun veya olmasın kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlandığı bu kapsamda 5510 sayılı yasa 34.madde uyarınca babasından dolayı aylık bağlanması koşullarını taşımadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin mahkeme kararı isabetli olmuştur.

Dava aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen gelirlerden 1,00TL'nin tahsili davası olmakla davalı lehine maktu vekalet ücreti taktiri de yerinde olmuştur." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının tarihinde 10.02.1963 tarihinde vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının d bendi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4564, K. 2023/5587, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4564
Karar No
2023/5587
Tarih
18 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4564 K.2023/5755
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4565 K.2023/4709
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4565 K.2023/5756
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4567 K.2023/2381
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4567 K.2023/5158
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4568 K.2023/5511

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.