İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/5351 K.2024/10667

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5351Karar2024/10667Tarih7 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/5351 E., 2024/10667 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1200 E., 2023/20 K.
Karar
Kabul
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 15. İş Mahkemesi
Sayısı
2014/511 E., 2019/767 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in eşi, ...

SGK sicil numaralı ...'in tır şoförü olarak çalışmakta olduğu BLG Lojistik Hizmetler ve Ticaret A.Ş. çalışanı olarak "Jesenna 20" firmasına (Preşov / Slovakya) mal teslimatı sırasında 20.03.2014 günü iş kazası geçirdiğini ve yüksekten düşme sonucu boyun omurunun kırılması sebebiyle olay anında hayatını kaybettiğini, Slovakya Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış ölüm sonrası muayene formunda da ölüm sebebinin "bir seviyeden başka bir seviyeye düşme sonucu 1. boyun ekleminin kırılması sonucunda geçirilen şok (omurilik darbesi)" olarak belirtildiğini,

iddia edildiği üzere maktul ...'in sorumlu olduğu kamyonun üzerindeki çadırı açmak için kamyon kasasının üzerine çıktığı esnada kasanın üzerinden yere düştüğü ve bu yükseklikte bir yerden düşme neticesinde de boyun omurunun kırılmasıyla olay anında vefat ettiğini, kasa üzerindeki çadırın açılması gibi rutin fakat ... anlamda riskli bir işin, gerekli güvenlik önlemleri alınmaksızın yapılıyor olmasının işverenin işçiyi gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterdiğini, bu doğrultuda öngörülmüş olanın İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun İşverenin Genel Yükümlülüğü başlıklı 4 üncü maddesine göre;

işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, ayrıca işverenin iş sağlığı ve güvenliği hususunda başka bir yükümlülüğü de çalışanları bu konuda eğitmek, riskler, koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında bilgilendirmek olduğunu, işverenin bu bilgilendirmeyi yapmakla üzerine düşen görevi tamamlamış olmayıp, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyup uymadığını denetlemek ve uymalarını sağlamakla da yükümlü olduğunu, ölümlü iş kazası sebebiyle fazlaya ilişkin talep ve dava ... saklı kalmak kaydıyla;

maktulün eşi ...'e ölenin desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 189.490,94 TL maddi tazminatın, ölüm hadisesi sebebiyle uğradığı manevi zararın tazmini için maktulün eşi ...'e 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in eşi ...'in tır şoförü olarak çalışmakta olduğu davalı iş yerinin çalışanı olarak mal teslimatı sırasında 20.03.2014 günü iş kazası geçirdiğini ve yüksekten düşme sonucu boyun omurunun kırılması sebebiyle olay anında hayatını kaybettiğini, konuya ilişkin olarak Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 2014/511 Esas sayılı davasını açtıklarını, 24.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda sefer primini hesaplarken Merkez Bankası Euro kuru 6,5295 olduğu halde 3,0842 üzerinden hesaplama yaparak maddi hata yaptığını,

Yargıtay kararlarına göre de gerçek zarar hesaplanırken hüküm tarihine en yakın zamandaki veriler esas alınacağını, bu hususun Bakırköy 15. İş Mahkemesi 2014/511 E. sayılı dosyasında 10.12.2018 tarihli ıslah dilekçemizde dikkate alınmayıp daha sonra ek bilirkişi raporuyla (21.09.2019) sunulması sebebiyle ıslah yoluyla arttırmaya gidilemediğini,

bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi ek raporunda tespit edilen 264.464,07 TL tazminat miktarından Bakırköy 15. İş Mahkemesi 2014/511 E. no.lu dosyada ıslah etmedikleri 74.973,13 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; davacının iddiasının gerçeğe aykırı, haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının eşi ...'in davalı BLG Lojistik Hizmetler ve Ticaret A.Ş. bünyesinde 15.01.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, tır şoförü olarak görev yaptığını, davacının iş kazası geçirerek vefat ettiği 20.03.2014 tarihinde son olarak 1.265.02 TL/brüt ücret aldığını, davacımı tüm ücret ve sosyal haklarının davalı tarafından AKBANK T.A.Ş.

Edirne Şubesine yatırıldığını, 20.03.2014 tarihinde gerçekleşen iş kazasında davalı şirketin kusuru bulunmadığını, davalı şirketin, İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının, davalı şirketin işçiyi gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, kazanın ...'in 20.03.2014 tarihinde Slovakya’nın Preşov şehrinde, kendi kullanımında olan tırdaki yükleri teslim ettikten sonra,

aracın brandasını çekmek için aracın üzerine çıkması ve brandayı çekerken ayağının kaymasıyla dorsenin içerisine düşmesi sonucu meydana geldiğini, kazada davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, kazazedenin kazarım oluşumuna kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kendisinin kullanımında olan tırın brandasının kapatılmasının, bir mekanizma ile sağlanmakta olup bu işlem için tırın üzerine çıkılmaması gerektiğini, bunun aksi bir hareketin davalı şirketçe de onaylanmadığını,

davaya konu iş kazası merhum işçinin kusuru nedeniyle meydana gelmiş olduğundan davacı tarafından ileri sürülen maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, merhum işçinin kusurunun, kaza ile işveren arasındaki illiyet bağını keseceğinden, davalı işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının manevi tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelmesinde davacı murisi kazalının % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle ;

"A-1-)Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile

İstemle bağlı kalmak kaydı ile 189.490,94 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine,

2-)Davacı tarafından karşı açılan manevi tazminat davasının kabulü ile

50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine,

B-1-)Dosyamız ile birleşen Bakırköy 8. İş Mahkemesine ait 2019/535 Esas sayılı dosyada açılan maddi tazminat davasının kabulü ile

74.973,13 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf sebepleri olarak özetle; destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin alınan bilirkişi raporlarında maddi hatalar yapıldığını, murisin, davalı işyerinde çalışmakta olduğu süre içerisinde 1265,02 TL ücret ve her yurtdışı seferinde en az 500 Euro sefer primi almakta ve ayda en az 2 kez yurt dışı seferi yaptığını, Mahkeme tarafından dinlenen tanıklar da, yurtdışına çıkmadan önce alınan primlerin en az 450 Euro olduğunu beyan ettiklerini, ancak 24.07.2017,

24.10.2018 ve 21.09.2019 tarihli tazminat hesaplamasına ilişkin alınan raporlarda bilirkişinin TÜMTİS ve Uluslararası Sürücüler Derneğinin bildirmiş olduğu miktarların ortalamasını esas almış olup, esas aldığı bu miktarın dahi, tanıkların beyan etmiş oldukları miktarın da altında olduğunu, ayrıca sefer primine ilişkin yapılan hesaplamada, hüküm tarihine en yakın tarihteki kurun esas alınarak prim hesaplaması yapılması gerekmekte iken bilirkişinin her üç raporda da ısrarla 3.0842 oranını esas alarak hesaplama yaptığını,

halbuki bilirkişi raporunun düzenlendiği yani hesabın yapıldığı 24.10.2018 tarihinde merkez bankası kur oranı 6.5295 iken bu oran kullanılmadığını, daha düşük kur oranı üzerinden hesaplama yapılması müvekkilin hak kaybı yaşamasına neden olduğunu, bilirkişi tarafından davacının evlenme ihtimaline ilişkin yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, davacının eşinin ölümünden sonra hiç evlenmemiş olup artık 55 yaşında olduğunu, yaşadığı çevre, örf ve adetlere, sosyal durumuna bakıldığında da artık evlenme ihtimali kalmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/12100 Esas, 2016/12309 Karar,

11.10.2016 tarihli kararında" dul eşin yeniden evlenme olasılığı, olay tarihindeki yaşına göre değil, hüküm tarihine en yakın rapor tarihindeki yaşına göre saptanmalıdır." bu durumda davacının evlenme ihtimaline ilişkin yapılan hesaplamada 24.10.2018'de düzenlenen rapor tarihi itibari ile yaşı 54 olduğu ve AYİM tablosuna göre evlenme ihtimalinin %1 olduğu esas alınması gerektiğini, tüm itirazlarımıza rağmen ve sonraki tüm raporlarda hiçbir açıklama ve gerekçe gösterilmeden %2 ihtimalin esas alınması müvekkilin hak kaybı yaşamasına neden olduğunu,

belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf sebepleri olarak özetle; davacının uğramış olduğu kazanın iş kazası niteliğini haiz olmadığından, huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilen tüm talepler yönünden reddi gerektiğini, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle beraber; uyuşmazlık konusu kazanın iş kazası olarak nitelendirilmesi ihtimalinde dahi müvekkili şirket'e hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, davalı şirket tarafından ...'e sefer primi adı altında prim ödemesi yapılmadığından, bilirkişi tarafından yapılan sefer primi hesabının dikkate alınması suretiyle tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"...Davacı vekili, bilirkişi tarafından davacının evlenme ihtimaline ilişkin yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının eşinin ölümünden sonra hiç evlenmemiş olup artık 55 yaşında olduğunu, yaşadığı çevre, örf ve adetlere, sosyal durumuna bakıldığında da artık evlenme ihtimali kalmadığını, bu durumda davacının evlenme ihtimaline ilişkin yapılan hesaplamada 24.10.2018'de düzenlenen rapor tarihi itibari ile yaşı 54 olduğu ve AYİM tablosuna göre evlenme ihtimalinin %1 olduğu esas alınması gerektiğini,

tüm itirazlarımıza rağmen ve sonraki tüm raporlarda hiçbir açıklama ve gerekçe gösterilmeden %2 ihtimalin esas alınması müvekkilin hak kaybı yaşamasına neden olduğunu ileri sürmüştür. Karara esas alınan hesap raporu incelendiğinde davacının yeniden evlenme ihtimalinin kaza tarihindeki yaşı olan 49 yaşının esas alınarak %2 olarak belirlendiği görülmüştür.

Yerleşik Yargıtay kararlarında dul eşin yeniden evlenme olasılığı, olay tarihindeki yaşına göre değil, hüküm tarihine en yakın rapor tarihindeki yaşına göre saptanması gerekeceği buna göre davacının hesap tarihindeki yaşının 54 olduğu Ayim tablosuna göre yeniden evlenme ihtimalinin %1 olarak hesaplanması gereceği görülmekle bu yöndeki davacı istinafının yerinde olduğu görülmüştür.

Dairemizce yapılan hesaplamada davacının tazminat miktarının hesaplanan 464.431,01-TL den davacının hesap tarihindeki yeniden evlenme ihtimali indiriminin %1 olarak uygulandığında davacının tazminatı miktarının 459.786,69-TL olarak hesaplanması gerekeceği, SGK tarafından ödenen miktarın peşin sermaye değerinin davacı kusuruna göre belirlenen tutarı olan 190.496,24-TL nin mahsubu ile 459.786,69- 190.496,24 = 269.290,45-TL olarak hesaplanmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı reddi gerektiği, davacının istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu, buna göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kısmen usul ve yasaya aykırı olduğu,

dosyada delillerin toplanmış olmasına göre karardaki hata ve eksikliklerin Mahkemesine gönderilmeksizin dosya üzerinden Dairemizce değerlendirilebileceği sonucuna varıldığından Mahkeme kararının kaldırılarak davacı talepleriyle sınırlı olarak yeniden hüküm kurulması gerektiğine ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında;

"3-Asıl dava yönünden

-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile

-Tespit edilen 269.290,45-TL destekten yoksun kalma tazminatından istemle bağlı kalmak kaydı ile 189.490,94 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine,

-Davacı tarafından karşı açılan manevi tazminat davasının kabulü ile

-50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine,

4-Birleşen Bakırköy 8. İş Mahkemesine ait 2019/535 Esas sayılı dosyada açılan maddi tazminat davasının kabulü ile

-74.973,13 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi,

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5351, K. 2024/10667, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5351
Karar No
2024/10667
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5364 K.2024/3875
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5373 K.2024/3580
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5383 K.2024/16593
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5387 K.2024/3582
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5407 K.2024/5005
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5415 K.2024/5262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.