KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/5538 E., 2023/5518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/812 E., 2023/315 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Balıkesir 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/329 E., 2022/116 K.
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vakıf ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vakıf ve fer'i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanlarında özetle; davacının 02.05.2006-31.07.2007 ve 31.07.2008-31.03.2015 tarihleri arasında Balıkesir İli Altıeylül İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Yatılı Kur'an Kursu yemekhanesinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı T.C. ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı ile Altıeylül İlçe Müftülüğü arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi olmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının; aşçı yardımcısı ve İbrahim Bodur Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü kursiyeri olarak 08.03.2012- 03.10.2015 tarihleri arasında çalıştığını, işçi değil kursiyer olarak istihdam edildiğinden talebinin yersiz olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iddianın yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile;
Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine;
Davacının, Türk Diyanet Vakfı Balıkesir Şubesine ait işyerinde 31.07.2008-10.03.2015 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vakıf ve fer'i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği yerlerin davalı vakfa değil Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğunu, davacıyı işçi olarak çalıştırmadığından vakıf yönünden davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eksik inceleme sonucu yetersiz delillere dayanılarak karar verildiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vakıf ve fer'i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i Müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesindeki nedenler doğrultusunda temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı Vakıf vekili, istinaf dilekçesindeki nedenler doğrultusunda temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme Eldeki davada Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında, mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, hangi işyerlerinde kimlerle çalıştığı, emir ve talimatları kimden aldığı, ne iş yaptığı, ödemelerin nasıl, ne şekilde, hangi işlemler sonucu yapıldığı açıklattırılarak davacının davası somutlaştırılmalı;
ilgili işyerlerindeki bu çalışmaları ile ilgili işe giriş çıkış bilgileri, sözleşmeler, ücret bordroları, puantaj kayıtları istenmeli, davacı ile ilgili belge yoksa bu birimlerde diğer çalışanların listesi ve işyeri bordroları istenerek bu birimler nezdinde çalışan kişiler (müdür, amir, işçi gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, işyeri kayıtları kapsamı kapasitesi değerlendirilerek tespit edilecek tanıklar dinlenilmeli, böylece çalışmanın niteliği ve başlangıç tarihi açıklığa kavuşturulmalı, uyuşmazlık konusu husus,
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5538, K. 2023/5518, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama