İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7295 K.2023/9567

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince…

Esas2023/7295Karar2023/9567Tarih12 Ekim 2023Okuma10 dk · 2.034 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/7295 E., 2023/9567 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1411 E., 2023/922 K.
Hüküm/karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2017/573 E., 2021/105 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.034 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.08.2000 - 31.12.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile fiili işe başlama tarihinin 01.08.2000 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde 22.04.2003 tarihinde başladığı, 12.08.2013 tarihinde istifa etmesi ile sona erdiğinin Kurum kayıtları ve birçok deliller ile sabit olduğunu, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, müvekkili şirketin isminin büyüklüğünden dolayı, açılan hizmet tespiti davalarının bir hak arayışı değil adeta gelir kapısı haline geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda, davacı ... Sigorta sicil numarası ile 506 sayılı Kanun kapsamında 1029365 45 01 sigorta sicil no.lu işyerinde 1993/03 üncü dönem 4 üncü aylık dönem bordrosu ile çalışmaları tespit edilmiş olup, işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarında tespit edilemediği görülmüştür. Davacı aynı işyerinde belirli aralıklarla 12.08.2013 tarihine kadar çalıştığı kurum hizmet döküm cetvelinden tespit edilmiştir.

Davalı işyeri sigorta sicil No.su: ... olup, devamlı özel sektör işyeri olduğu ve ... Tarım Ürünleri İthalat, İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olarak 01.06.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup, faaliyeti üzüm işlemesi ve paketleme olarak tescil edildiği anlaşılmıştır.

Tanıklar dinlenilmiş, beyanlarında özetle; davacının 2000 yılında işe başladığını ve çalıştığı süre boyunca çaycı olarak görev yapması sebebiyle diğer işçilerden farklı olarak sürekli görev yaptığı, tanık anlatımları neticesinde davacının çalıştığı tarihler arasında aralıksız olarak çalıştığı, davacının, çalışma dönemlerinin tümünde asgari ücretle bildirimin yapıldığı dikkate alındığında, davacının asgari ücretle çalıştığı kanaatine varılmıştır.

Aynı mahiyette olan dosyalarda tanıklar beyanlarında ücretsiz izne ayrılma durumundan bahsetse de iş bu dosyanın davacısının çaycı olarak çalışması sebebiyle aralıksız çalışmasının bulunduğunu beyan etmişlerdir.

Davacı ... sigorta sicil numarası ile 506 sayılı Kanun kapsamında ... sigorta sicil no.lu işyerinde 1993/03 üncü dönem 4 üncü aylık dönem bordrosu ile çalışmaları tespit edilmiş olup, sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek açılan davanın kabulüne, davacının davalı şirkette; 01.08.2000 - 31.12.2008 tarihleri arasında eksik bildirilen;

2000/02. dönem 30 gün. 2000/03. dönem 120 gün. 2001/01. dönem 120 gün. 2001/02. dönem 120 gün. 2001/03. dönem 120 gün. 2002/01. dönem 120 gün. 2002/02. dönem 120 gün. 2002/03. dönem 120 gün. 2003/01. dönem 120 gün. 2003/02. dönem 120 gün. 2003/03. dönem 60 gün. 2004/01. dönem 85 gün. 2004/05. ay 30 gün. 2004/06. ay 15 gün. 2004/07. ay 23 gün. 2004/08. ay 15 gün. 2004/09. ay 05 gün. 2004/10. ay 05 gün. 2004/11. ay 10 gün. 2004/12. ay 10 gün. 2005/01. ay 30 gün.

2005/02. ay 10 gün. 2005/03. ay 30 gün. 2005/04. ay 15 gün. 2005/05. ay 30 gün. 2005/06. ay 10 gün. 2005/07. ay 30 gün. 2005/08. ay 10 gün. 2005/09. ay 10 gün. 2005/10. ay 10 gün. 2005/11. ay 25 gün. 2005/12. ay 30 gün. 2006/01. ay 10 gün. 2006/02. ay 15 gün. 2006/03. ay 22 gün. 2006/04. ay 30 gün. 2006/05. ay 30 gün. 2006/06. ay 30 gün. 2006/07. ay 30 gün. 2006/08. ay 25 gün. 2006/12. ay 09 gün. 2007/01. ay 18 gün. 2007/04. ay 09 gün. 2007/05. ay 09 gün. 2007/06. ay 03 gün.

2007/07. ay 12 gün. 2007/08. ay 06 gün. 2007/10. ay 12 gün. 2007/11. ay 04 gün. 2007/12. ay 13 gün. 2008/01. ay 08 gün. 2008/02. ay 05 gün. 2008/03. ay 30 gün. 2008/04. ay 30 gün. 2008/05. ay 30 gün. 2008/06. ay 30 gün. 2008/07. ay 26 gün. 2008/08. ay 12 gün olmak üzere, toplam 2026 gün çalışmasının bildirilmediği anlaşıldığından, davacının 01.08.2000 - 31.12.2008 tarihleri arasında toplam 2026 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, 03.03.2021 tarihli celseye sunmuş oldukları mazeret dilekçeleri değerlendirmeksizin yokluklarında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu, yerel mahkemece davacının işe başladığı tarih olarak 01.08.2000 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut iş sözleşmesinde davacının işe başladığı tarih olarak 22.04.2003 tarihinin belirtildiğini, taraflar arasında anlaşılarak yapılan bu sözleşmenin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, işe giriş bildirgeleri ve prim ödemelerinde belirtilen günler kadar işçinin çalışmış olduğu yasal bir karine olup,

bu karinenin tersinin veya aksinin eşdeğerdeki yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça söz konusu belgelerin aksini ispatlar nitelikte hiçbir yazılı delilin dosyaya ibraz edilmediğini, aynı konuda davalı şirkete karşı aynı konuda davası bulunan ve işbu davadan lehine sonuç çıkarması mümkün tanık anlatımları ile sonuca gidildiğini, davacının talebi tam kabul edilmediğinden davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,

davacının müvekkiline ait işyerinde 22.04.2003 tarihinde çalışmaya başlamış olup kuru üzüm ve kuru kayısı meyvelerinin işlenmesi ve toptan satış işi yapılan işyerinde çalışmanın hiçbir zaman kesintisiz devam etmediğini, işyerindeki her çalışanın aralıklı çalışma düzeninde çalıştıklarını, davacının fiili olarak çalıştığı tüm günlerin Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, davacının tespitini istediği dönemde hiçbir zaman kesintisiz çalışması olmadığını beyanla eksik inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, tanıkların davacının farklı bölümlerde çalıştığı iddiasının mahkemece irdelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan tanık beyanlarının davacının çalışma iddiasını destekleyecek nitelikte olmadığını beyanla eksik inceleme ile verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İş bu davada dinlenen çalışması kayıtlara yansımış olmasından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere (Özellikle 07.01.2000 - 27.12.2013 tarihleri arası çalışan ... ve 01.08.1999 - 28.05.2015 arası çalışan ... beyanına göre) davacı diğer çalışanlardan ayrı olarak çay ve temizlik işinde çalıştığından yılın tamamında ve ayın tamamında çalışmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik yoktur.

Davacının aynı işyerinde 2014 yılına kadar çalıştığı anlaşılmakla kesintisiz çalışma karşısında dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı görülmüştür.

Davalı vekilinin 08.01.2020 - 03.03.2021 tarih aralığında yapılan 5 duruşmanın hiçbirisine katılmadığı gibi son celse mazeretinin soyut nitelik arz ettiği görülmekle, mazeretinin kabul edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf yerinde görülmemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3.Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalı ve feri müdahil Kurum'un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.08.2000 - 31.12.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

Somut olayda, davanın 27.12.2017 tarihinde açıldığı, davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 22.04.2003 tarihinde verildiği, bu tarihten önce işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gözetildiğinde, kabul kararı verilen 22.04.2003 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden bu hususun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ... ve Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla,

12.10.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.08.2000 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 22.04.2003 tarihinde işe giriş bildirgesi Kuruma bildirilen ve kısmi olarak bildirimleri yapılan davacı sigortalının bildirim tarihi 22.04.2003 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Somut uyuşmazlıkta davacının 22.04.2003 tarihinde işe giriş bildirgesi Kurum kayıtlarına intikal etmiş, kısmi bildirimleri yağılmıştır. Mahkemece bildirim öncesi ve bildirim sonrası davacının sezonluk çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından dava tarihine ve işyerinde son çalışma tarihine göre blok çalışmada kayıt öncesi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K).

Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.

5. Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda Kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.08.2000 tarihi ile sonrası kayda giren 22.04.2003 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde Kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7295, K. 2023/9567, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy Gerekçesi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7295
Karar No
2023/9567
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7296 K.2023/9190
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7297 K.2023/6181
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7299 K.2023/9761
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7301 K.2023/9083
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7302 K.2023/6542
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7303 K.2023/10031

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.