İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8001 K.2023/8577

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/8001Karar2023/8577Tarih21 Eylül 2023Okuma12 dk · 2.486 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8001 E., 2023/8577 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.486 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirket adına kayıtlı işyerinde 01.08.2010 – 31.03.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarında bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı İmparator Loj. ve Sağ Hizm Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına davaya cevap verilmemiştir.

Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının Kurumda zaten kayıtlı olan bir kısım çalışma süreleri için tescil talebinde bulunmasında hukuki menfaatinin olmadığını, resmi ve yazılı belge niteliğinde olan Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle kanıtlanabileceğini, davacının, eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.08.2018 tarih ve E.2015/337, K.2018/212 kararı ile "Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 1413 745 903 Bağ-Nolu ve 09.01.2006.15529 sigorta sicil numaralı davacı ...’ün, davalı işverene ait 1098532.09 sicil numaralı işyerinde 4/a sigortalı olarak 01.03.2011 tarihiyle işe başladığı ve 31.03.2013 tarihine kadar toplam 750 gün çalıştığı, 120 gününün Kuruma bildirimi yapıldığı, 630 gününün ise bildirimi yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığı, davalı şirket işyerindeki 4/a sigortalılık başlangıcının 01.03.2011 tarihi olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve E.2018/2203, K.20121/1753 sayılı kararı ile "İlk Derece yargılaması sürecinde, kamu düzenine ilişkin davanın niteliğine uygun inceleme ve araştırma yapılmadığı konusundaki istinaf itirazları dikkate alınmak suretiyle yapılan inceleme ve araştırma uyarınca dosya kapsamına getirtilen kayıtlar ve talimat yolu ile dinlenen tanıkların beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, özellikle, dava tarihi itibari ile hak düşürücü sürenin dolmadığı, Yurtiçi Kargo şirketinin teslim belgelerinde davacının ismi ve imzası bulunması,

dinlenen bordro tanıklarından, ...’ın davacıyı çalışırken gördüğüne ilişkin beyanı, istinaf edenin sıfatına göre ve 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değişikliğe uğrayan 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi dikkate alındığında, davacının, davalı şirket adına kayıtlı 1098532.09 sicil sayılı işyerinde 01.03.2011 – 31.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine yönelik ilk derece mahkemesi tarafından verilen yerinde olmakla birlikte, davacının, 2012 yılı 12 . ayında bildiriminin yapıldığı dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsiz olup;

karar tarihi itibariyle Geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2 nci maddesinde, “...bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.” düzenlemesi ve duruşma sayısı gözetilerek, fer’i müdahil SGK Başkanlığı’nın vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı bulunarak, HMK 354 ve devamı maddeleri uyarınca yapılan yargılama süreci sonunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği" belirtilerek,

"A) 1-Aydın 2. İş Mahkemesi'nden verilen 16.08.2018 tarih, 2015/337 Esas 2018/212 Karar sayılı kararına yönelik fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Aydın 2. İş Mahkemesi'nden verilen 16.08.2018 tarih, 2015/337 Esas 2018/212 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

2 - Davanın kısmen kabulüne;

Davacının, davalı şirket adına kayıtlı 1098532,09 sicil sayılı işyerinde asgari ücretle 01.03.2011 – 31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz 750 gün çalışmasında, 120 gün çalışmasının SGK Başkanlığı’na bildirildiğinin, 01.03.2011 – 30.11.2012 tarihleri arasındaki 630 gün çalışmasının SGK Başkanlığı’na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, "Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,

aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,

bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, Mahkemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tespiti istenilen dönemde çalışan bordro tanıkları resen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bordro tanıklarının da beyanlarının alınmasından sonra varılacak sonuca göre fiili çalışma olgusunun varlığı hakkında bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma ilamı içeriğinde; isimleri, bordrolarda yer alan tanıkların dinlenmesi gereğine yer verilmiş olup; bu kapsamda belirlenen tanıklardan ifadesine başvurulan ...,"Ben bir dönem davalı şirkette 9 ay kadar çalışmıştım. Ancak hangi yıllar arası çalıştığımı tam olarak hatırlayamıyorum. Muhtemelen 2009 yılı olabilir. Davacıyı tanımıyorum. Davalı şirketi temizlik şirketi idi.

Davalı şirketin ne kadar zamandır faaliyetinin sürdüğünü bilmiyorum. Benim çalıştığım dönemde davalı iş yerinde SGK müfettişleri tarafından bir inceleme yapılmamıştı."; ..., "Ben davalı şirkette hatırladığım kadarıyla 2007-2008 yıllarında çalışmaya başladım. 2011 yılında şirketten ayrıldım. Davalı şirket temizlik üzerine çalışırdı. Bildiğim kadarıyla şirket faaliyetine 2007-2008 yıllarında başlamıştı. Ben davacıyı tanımıyorum.

Bu nedenle davalı iş yerinde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Benim çalıştığım dönemde SGK müfettişleri tarafından davalı iş yerinde herhangi bir inceleme yapıldığını hatırlamıyorum."; ..., "ben 2007 yılında 10-15 gün kadar davalı iş yerinde çalıştım. Ben iş yerine yemek hazırlamak için girdim. Mutfak bölümünde çalışıyordum. Çalışma sürem kısa olduğu için davalı şirketin faaliyetinin ne olduğunu ve ne zamandan beri faaliyetinin sürdüğünü bilemiyorum.

Ben davacıyı da tanımıyorum. Benim çalıştığım dönemde bildiğim kadarıyla SGK müfettişleri tarafından davalı iş yerinde inceleme yapılmamıştır. Zaten ben mutfakta çalıştığım için iş yerinde neler yapıldığını tam olarak da bilemiyordum. Bu şekilde herhangi bir müfettiş geldiyse de haberim olmamış olabilir."; ..., "Ben davalı şirkette 2007 yılında işe girdim yaklaşık 2-3 yıl çalıştım. Davalı şirket temizlik işinde faaliyet gösteriyordu.

Davalı şirketin faaliyeti 2007 yılında başlamıştır. Ben davacıyı tanımıyorum. Benim çalıştığım dönemde SGK müfettişleri tarafından davalı iş yerinde herhangi bir inceleme yapıldığını hatırlamıyorum."; ..., "Davalı şirketi ilk olarak ben kurmuştum ancak daha sonradan babamın amcasının oğlu olan Bülent Tuğrul'a şirket devrettim. Davalı şirkette hizmet akdi ile hiç çalışıp çalışmadığımı hatırlamıyorum. Ben daha sonrasında başka şirketlerde kurmuştum.

Davalı şirket taşeron şirket olduğu için binlerce çalışanı olmuştur. Davacıyı bu nedenle hatırlamıyorum. Davacıyı şahsen de tanımıyorum. Aradan çok uzun zaman geçtiği için hatırlayamıyorum. Davalı şirketin faaliyet konusu resmi kurumların hizmet alımı yoluyla Şoförlük, Temizlik, Çöp Toplama, Hastanelerin Teknik Personelleri, Hasta Bakıcılığı gibi işlerdir.

Davalı şirketin faaliyetinin ne kadar sürdüğünü tam olarak hatırlayamıyorum ancak 2018 yılında taşeron yasası çıktıktan sonra bu tarz şirketlerin çoğu lağvedilmiştir. Davalı şirkette SGK müfettişleri bakımından inceleme veya denetim yapılıp yapılmadığını hatırlamıyorum." içerikli beyanda bulunmuş; duyma ve konuşma engelli tanık ... ise yazılı beyanında, tarafları tanımadığını ve herhangi bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Uyulan bozma ilamı gereğince dinlenen ve isimleri işyeri dönem bordrolarında yer alan tanıkların, davacının çalışma iddiasını destekler nitelikte herhangi bir bilgi veremedikleri; tarafların, araştırılmasını istedikleri başkaca yön bulunmadığını beyan ettikleri ve kamu adına yapılması gereken inceleme ve araştırma gereği de bulunmadığı dikkate alınarak, eylemli çalışma olgusu kanıtlanamadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,

aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,

bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlığını taşıyan 53 üncü maddesinin ilk fıkrasında, sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde;

öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı öngörülmüş, anılan fıkra daha sonra 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değişikliğe uğramıştır.

01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren bu maddede, sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi durumunda ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı açıklanmış, 5510 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanunla eklenen geçici 33 üncü maddede de,

Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz ve çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü kanun hükümleriyle engellenmiştir.

5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır.

Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak.

5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.

3. Değerlendirme Eldeki davada, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince dinlenen ve isimleri işyeri dönem bordrolarında yer alan tanıkların, davacının çalışma iddiasını destekler nitelikte herhangi bir bilgi veremedikleri; tarafların, araştırılmasını istedikleri başkaca yön bulunmadığını beyan ettikleri ve kamu adına yapılması gereken inceleme ve araştırma gereği de bulunmadığı dikkate alınarak, eylemli çalışma olgusu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı Yurtiçi Kargo şirketinin ibraz ettiği teslim belgelerinden 04.11.2010, 22.12.2010, 30.01.2012, 05.03.2012, 13.06.2012, 01.12.2012 ve 11.01.2013 tarihlerinde davacının davalı şirkete ait kargoları teslim aldığına dair kargo teslim fişlerinin bulunduğu, dava konusu dönemde düzenlenen bordrolarda ismi tespit edilen çalışanların beyanlarının alınması sırasında tanıkların davacıyı tanımadıklarını belirttikleri ancak bu tanıkların beyanına göre çalışma süreleri ile bordrolarda belirlenen çalışma sürelerinin çelişkili olduğu,

beyanlarla resmi belgeler arasındaki çelişki tanıklardan sorulup giderilmeksizin, ayrıca 03.05.2010-30.11.2010 tarihleri arasındaki vergi kaydına istinaden 01.03.2011-30.11.2012 arasındaki 1479 sayılı zorunlu Bağ-Kur kaydına göre yapılan prim ödemeleri üzerinde durulmaksızın, çakışan sigortalılık hususu irdelenmeden karar verilmesi hatalı olup, Mahkemece yapılması gereken iş dinlenilmeyen bordro tanıklarının dinlenilmesi, dinlenilen tanıkların bordrolarda gösterilen sürelerde çalışıp çalışmadığı tespit edilmek suretiyle ve kargo fişlerinin gerçek olup olmadığı değerlendirilerek,

belgelerin gerçek olması halinde kargo fişlerinin davacı tarafından ne sıfatla alındığı üzerinde durularak çakışan sigortalılık sürelerinin de araştırılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozma sonrasında yapılacak yargılamada ilk verilen kararın davacı tarafından istinaf ve temyiz edilmediği hususu gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR

1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8001, K. 2023/8577, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8001
Karar No
2023/8577
Tarih
21 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8002 K.2023/8153
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8004 K.2023/8168
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8005 K.2023/8470
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8006 K.2023/8523
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8007 K.2023/8081
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8009 K.2023/8260

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.