KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8120 E., 2023/9605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2183 E., 2023/782 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/168 E., 2021/246 K.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki vefat eden eşin yurt dışı sürelerini Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma talep tarihi itibariyle borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Türk vatandaşlığından izin alarak çıktığını ve hali hazırda Alman vatandaşı olduğunu, müvekkilinin müteveffa eşi ... ’ün 01.04.2007 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin 3201 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle hak sahibi olarak müteveffa eşinin yurtdışındaki çalışma ve boşta geçen sürelerini borçlanmak istediğini, bunun için 2017 tarihinde SGK ...
İl Müdürlüğüne borçlanma talebinde bulunduğunu, SGK’dan gelen yanıtta hak sahibi olarak müracaat tarihinde Türk vatandaşı olmadığı için talebine karşılık işlem yapılamayacağının bildirildiğini, daha sonra bu cevaba itiraz ettiğini ancak gelen ikinci cevapta da aym sebeple talebin reddedildiğini beyanla müvekkilinin hak sahibi olarak eşinden dolayı 2017 yılında yapmış olduğu borçlanma başvurusunun geçerli olduğunun ve müteveffa eşinin Türk vatandaşı olduğu dönemi 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanabileceğinin tespitine aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının müteveffa eşinin yurt dışında Türk vatandaşı olarak çalıştığı 19.02.1999 tarihine kadar olan süre için borçlanma hakkının olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulüne karar verildiği halde borçlanmanın talep tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitine dair hüküm kurulmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve müteveffa eşinin 19.02.1999 tarihinde Türk vatandaşlığından izinle ayrıldığı, davacının, müteveffa eşinin yurtdışı hizmetlerini 30.06.2017 tarihli, Kuruma 10.07.2017 tarihinde intikal eden dilekçesi ile borçlanmak istediği, borçlanma talebinin hak sahibi davacının Türk vatandaşı olmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği, oysa davacının, Türk vatandaşlığından izinle çıktığı ve sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış haklarının saklı tutulduğu, borçlanma talebinin hukuka uygun olduğu,
her ne kadar mahkeme kararında 30.06.2017 tarihli borçlanma talebinin geçerli olduğundan söz edilmemişse de hükmün infazında bu hususun göz önüne alınabileceği anlaşıldığından incelenen mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Kurum ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vefat eden eşin yurt dışı sürelerini Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma talep tarihi itibariyle borçlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 297/2 nci maddesi.
2- 6100 sayılı Kanun'un "Hükmün kapsamı" başlıklı 297 nci maddesinin (2) fıkrası hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini düzenler.
3.Değerlendirme İnceleme konusu davanın, davacının vefat eden eşin yurt dışı sürelerini borçlanma talebinin, hak sahibi eşin talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesi ile reddi üzerine, talep tarihi itibariyle Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanabileceğinin tespiti istemli olarak açıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, davacının "talep tarihi itibariyle borçlanma talebi" hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı, kararın gerekçe kısmı ve hükümde geçen davanın kabulü kararı ile kısmen kabul şeklinde kurulan hüküm arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8120, K. 2023/9605, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama