KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8629 E., 2023/10543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1088 E., 2023/814 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/234 E., 2022/82 K.
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Suriye vatandaşı olan davacının, davalıya ait iş yerinde 25.03.2016-28.03.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında hizmet akdi ilişkisi olmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olup aksinin ancak eş değerde bilgi ve belgeler ile ispat edilebileceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tanık ..., ... ve davacı tanığı ...’nın, davacının 3 gün önce işyerinde çalışmaya başladığını belirttiklerinin görüldüğü, davacı iddiasına göre de, 3 üncü gün kaza geçirmiş olduğu, bu nedenle komşu işyeri tanıklarının kendisini tanımamasının hayatın olağan akışına uygun ve tabii olduğu,
dinlenen taraf ve kamu tanıkların beyanları ile davacının iddiasının doğrulandığı anlaşılmakla, bu şekilde tanık beyanları hükme esas alınmış, getirtilen müzekkere cevapları, denetmene verilen ifadeler, 5. İş Mahkemesi Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının 25.03.2016 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığı ve 28.03.2016 tarihinde de iş kazasının meydana geldiği anlaşılmış olup,
bu 3 günlük hizmetinin tespite konu olabileceği değerlendirilmiş yukarıda belirtilen açıklamalar gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "açılan davanın kabulü ile davacının davalının yanında 25.03.2016 ile 28.03.2016 tarihleri arasında 3 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; yabancı işçi çalıştırmayan davalının, olay günü aç olduğunu beyan eden davacıya iş yerinde öğle yemeği yiyebileceğini ve iş konusunu da akabinde görüşebileceklerini söylediğini, davacının öğle yemeğini yedikten sonra henüz mesai başlamamışken, yapabileceği ortacılık işi ile ilgili bilgi ve güvenlik malzemelerini aldığını ve kendisine kesinlikle preslere yaklaşmamasının söylendiğini, ancak izinsiz - habersiz olarak pres başına geçen ve daha yüksek maaş getirecek bu işi bildiğini göstermek maksadıyla bir presi çalıştırması sonucu kaza geçirdiğini, taraflar arasında sözlü, yazılı,
fiili olarak hizmet akdi ilişkisi oluşmamasına rağmen davalının insaniyet namına davacıyı hemen en yakın hastaneye getirdiğini ve özel bir doktor temin ederek ameliyat yapılmasını sağladığını, davacının da davalıdan şikayetçi olmadığını ve davalı hakkında yapılan soruşturmanın takipsiz kaldığını, tanıkların sübuta erdirici beyanı bulunmadığını, davanın reddi ğerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; sadece tanık anlatımlarına dayanılarak davacının çalıştığını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, yeterli inceleme yapılmadan, eksiklikler giderilmeden ve bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verilmesinin yanlış olduğunu, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait Çalı Sanayi Bölgesinde bulunan ve pres işlerinin yapıldığı tescilsiz iş yerinde tam zamanlı, fiili ve kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenen tanıkların beyanları, davalının da imzasını içerir ...
22. Noterliği tarafından 22.11.2018 tarihli ve 25885 yevmiye ile tercüme evrakı tasdikli beyanname başlıklı belgenin içeriği, hastane kayıtları, davacının, davalıya ait iş yerinde iş kazası geçirdiğini iddia ederek davalı aleyhine tazminat istemiyle açtığı ...
5. İş Mahkemesinin 2017/353 E. sayılı dosyasında ve eldeki dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerlerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı anlaşıldığından ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri, istinaf gerekçelerine benzer sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Üyeler ... ve ...'nın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ... ve ... oyları ve oy çokluğuyla
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dava hizmet tespiti davası olup; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen karar Dairemiz sayın çoğunluğu tarafından onanmasına karar verilmiş ise de aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk onama gerekçesine katılınmamıştır.
İnceleme konusu davada, davacının davalıya ait iş yerinde üç günlük çalışmasının tespiti talep edilmiş olup; davacının Suriye vatandaşı olduğu ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında ülkemizde bulunduğu açık olup; Türk vatandaşı değildir.
Yabancıların Türkiye'de çalışma usul ve esasları önceden 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanuna göre düzenlenmiş iken bu kanun 28.07.2016 tarihli 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga 4817 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1 inci maddesinde Kanun'un amacının; "... yabancıların Türkiye'deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek" olduğu belirtilmiştir.
Aynı kanunun kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; ".... Türkiye'de bağımlı ve bağımsız olarak çalışan yabancıları , bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri" kapsadığı belirlenmiştir. İzin alma yükümlülüğü ve izin verme yetkisi başlıklı 4 üncü Maddesinde.
"Türkiye'nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe yabancıların Türkiye’de bağımlı ya da bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerektiği" ifade edilmiştir.
4817 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran ve 4817 sayılı Kanun gibi yabancıların Türkiye'de çalışma izni usul ve esaslarını düzenleyen 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanununun 6/2 nci maddesinde "Bu kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye'de çalışmaları veya çalıştırılmalarının yasak" olduğu düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik kamu düzeniyle ilgilidir.
Kimlerin sosyal güvenlik hakkından yararlanacağı devletlerin yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle kendi milli çıkarları doğrultusunda belirlenir. 1932 yılında yürürlüğe giren 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun gereğince bazı mesleklerin yabancılar tarafından icra edilmelerinin yasaklanması da bu kapsamda yapılan yasal düzenlemelerdendir.
Davacı Suriye’den ülkemize sığınmıştır. 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.
(2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir” hükmü gereğince sığınmacılarla ilgili olarak çıkarılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin “İş piyasasına erişim hizmetleri” başlıklı 29 uncu maddesinde “ Geçici korunanların çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir. Geçici koruma kimlik belgesine sahip olanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek sektörlerde, iş kollarında ve coğrafi alanlarda (il, ilçe veya köylerde) çalışma izni almak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurabilecekleri” düzenlenmiştir.
Sosyal güvenlik sistemini doğrudan etkileyen bu durum karşısında sigortalı sayılacak yabancıların yasal bir çalışmalarının bulunması gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8629, K. 2023/10543, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama