İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8688 K.2023/8318

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/8688Karar2023/8318Tarih18 Eylül 2023Okuma6 dk · 1.259 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8688 E., 2023/8318 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/689 E., 2022/1702 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 13. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/497 E., 2021/53 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.259 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 5.İş Mahkemesinin kesinleşen kararı ile davacının ilk işe giriş tarihinin 03.04.1999 olduğunun tespitine karar verilmesi nedeniyle Kurum'un sigortalılık başlangıç tarihini bu tarih kabul ederek yaşlılık aylığı talebini reddettiğini, davacının 01.09.1988 tarihinde yurt dışında sigorta kapsamında bulunduğunu, mahkemece verilen ilk hükmün kesin hüküm teşkil etmeyeceğini belirterek kurum işleminin iptalini davacının 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 5. İş Mahkemesi'nin 2014/839 karar sayılı kararı ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 03.04.1999 olduğuna karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2014/2609 karar sayılı 04.12.2014 tarihli kararı ile onandığı,

davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun, Yargıtay kararına göre davacının ilk işe giriş tarihinin 03.04.1999 olarak kabul edildiği ve 506 sayılı Kanun'da öngörülen şartları sağlamadığından bahisle 05.08.2020 tarihli işlem ile reddedildiği bunun üzerine bakılan davanın açıldığı davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığı süreler ve yurt dışı hizmet kaydı birlikte değerlendirildiğinde 03.04.1999 tarihinden önce de Alman rant sigortasına tabi olduğu açık olup, davalı idarenin davacının sigortalılık başlangıç tarihini yasal açıdan isabetsiz şekilde belirlediği,

10.04.1970 doğumlu davacının Alman rant sigortasına giriş tarihi ve prim ödeme gün sayısına göre yaşlılık aylığı bağlanması için 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinde öngörülen koşulları sağladığı ve davacının talebinin reddine dönük olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan ve dava sübut bulmadan dosyanın karara bağlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.09.1988 tarihinde çocuk yetiştirme sürelerinden kaynaklanan sigorta kaydının bulunduğundan, sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1988 olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin B/f maddesinde belirtilen 20 yıl sigortalılık 5300 gün ve 45 yaş şartını tamamladığından tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, Mahkemece, davacının yaşlılık aylığının bağlanma tarihini hüküm fıkrasında belirtmemiş ise de;

davanın tahsis talebini reddeden kurum işleminin iptali davası olduğundan ve 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi (5510 sayılı Kanunun 30 uncu ) gereği aylığın talep tarihini takip eden ay başında ödeneceğine ilişkin açık hükmü karşısında bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur .

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, mahkemece toplanan delillerin karar vermek için yeterli olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile davacının 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesi hükümleri

3. Değerlendirme

3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre aylık tahsisi yapılabilmesi için yurda kesin dönüş yapılmış olması gerekmektedir.

Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı;

“sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır.

Ne var ki, “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurtdışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurtdışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23 üncü maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin.

İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 nolu Protokolün 2'nci maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin B bendi ile tekrar yurtdışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş.

3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulunmuş olanların, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesi ile hüküm altına alınmış olup, yurtdışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir.

Ayrıca, yurtdışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurtdışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır.

Somut olayda, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Yargıtay 21 Hukuk Dairesinin 2014/21358 Esas sayılı 04.12.2014 tarihli onama ilamına göre 03.04.1999 olarak kabul edilmesi, eldeki dosyada dava sebebi farklı olmakla kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, sigortalılık başlangıç tarihi yönünden kesin hüküm nedeniyle davacının tahsis talebinin reddine dair Kurum işlemi yerinde olmayıp, Alman rant sigortasına giriş tarihi ve yaşı itibariyle 01.09.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesine dair mahkeme kararı isabetli bulunmuştur.

Ancak, dosyada bulunan 28.02.2023 tarihli yurt dışı hizmet belgesinde en son 30.06.2020 tarihine kadar kısıtlı sigortasız çalışma dönemi ve sonrasında 01.07.2020-06.01.2021 arası zorunlu sigorta prim ödeme süresi görülmekte; 23.05.2023 tarihli TR4 belgesinde ise yardıma hak kazandıran Alman sigortalılık sürelerinin 03.04.1999-30.06.2020 olarak belirtildiği görülmektedir.

Bu bağlamda, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurtdışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona ermesi gerekmekte olup; Dairemizin 09.01.2023 tarihli geri çevirme kararı üzerine celp edilen hizmet belgeleri arasındaki çelişki giderilerek davacının tahsis talep tarihinde kesin dönüşe engel yurt dışı yardımı veya çalışması bulunup bulunmadığı belirlenmeli, buna göre tahsis koşulları irdelenmeli, tahsis şartlarının oluşması halinde talep edilen aybaşından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8688, K. 2023/8318, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8688
Karar No
2023/8318
Tarih
18 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/8691 K.2023/12212
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/8693 K.2023/12415
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8693 K.2023/8438
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8694 K.2023/8580
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8695 K.2023/8582
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8696 K.2023/8328

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.