KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8776 E., 2023/11651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2966 E., 2023/446 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/394 E., 2020/175 K.
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında 262 gün süreyle davalıya iş akdi ile bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği medikal estetik uzmanlığı işinin kişiye sıkı sıkıya bağlı bir meslek olduğunu ve bizzat müvekkilinin olması halinde işlemler yapılabildiğini, davacı tarafın bahsini ettiği tarihlerde müvekkilinin İmamoğlu Devlet Hastanesi'nde ve Global Tıp Merkezi'nde çalışmakta iken medikal estetik uzmanlığını icra edebilmesinin mümkün olmadığını,
bu nedenle davacının dava dilekçesinde bahsini ettiği dönemlerde müvekkilinin yanında çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, ücret ve masrafların karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili, sigortalının müvekkili kurum kayıtları incelendiğinde; davacının, davalı ... unvanlı işyerinde 06.03.2012 tarihinde işe girdiği ve 27.04.2016 tarihinde işten ayrıldığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen dönemlerde kesintisiz çalıştığını belirten herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanılmadığını, davacının her ne kadar bahsedilen tarihler arasında ismi geçen işyerinde çalıştığından bahsetse de çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin,
işveren tarafından verilip verilmediği ya da kurumca çalıştıklarının tespit edilip edilmediğinin araştırılmasının icap ettiğini, kurum kayıtlarına intikal etmeyen çalışmaların yazılı belge ile ispat zorunluluğunun yerleşmiş Yargıtay kararlarından kaynaklandığını, bu durumda, davacının bahsettiği tarihlerde çalışma iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "...davalı ...'in ... iş yeri sicil nolu işyerinin 01.02.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31.05.2016 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, Adana Ziyapaşa Vergi Dairesi'nde 06.03.2009 tarihinde başlama, 31.05.2016 tarihinde işi terk olduğu görülmektedir.
Mahkememiz dava dosyasında toplanan deliller, Mahkememizin 2016/190 E. 2018/235 K. sayılı dava dosyası, Adana 6. İş Mahkemesi'nin 2016/380 Esas sayılı alacak davasında toplanan deliller, 5510 sayılı Kanun ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının davalı işyerinde çalışması olduğu bordrolu olan tanık beyanlarından ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu çalışma mahkememizce ispatlanan fiili çalışma olarak kabul edilerek, davacının davalıya ait ... iş yeri sicil nolu ... unvanlı iş yerinde 06.03.2009 tarihi ile 14.07.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak hizmet akdiyle asgari ücretle çalışmış olduğu vicdani kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne" gerekçesiyle
"...1-Davanın kabulüne,
2-Davacının davalıya ait ... işyeri sicil nolu ... unvanlı işyerinde 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine ve davacının uzun vadeli sigorta kolu bakımından işe başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 29.08.2011 tarihi olduğunun tespitine, ..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, davacının talep ettiği alacakların farklı farklı iş yerlerinde farklı tarihlerde çalışması mevcut olduğundan zamanaşımına uğradığını, davacı tanıklarının müvekkili ile husumetli tanıklar olduğunu, bu tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, savunmuş, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu, müvekkili kurum kayıtlarında davacının 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını savunmuş, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 06.03.2012-27.04.2016 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimi bulunan davacının 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının tespiti için açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları nazarında davanın kabulüne karar verilmiş ise de; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
3.İlgili Kanunda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
4.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince, davalıya karşı benzer taleple açılan Adana 2. İş Mahkemesinin 27.10.2020 tarih 2019/391-2020/179 sayılı dava dosyası ile Adana 1. İş Mahkemesinin 24.09.2021 tarih 2020/50-2021/160 sayılı dava dosyalarındaki deliller irdelenmeli, davacının çalışmasını bilebilecek bina görevlisi, medikal hizmet alan kişiler tespit edilmeye çalışılarak tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirtilen dava dosyaları dışında davalıya karşı aynı şekilde açılmış varsa başka dava dosyaları ikmal edilip iş yeri kapasitesi araştırılarak uyuşmazlık konusu husus,
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8776, K. 2023/11651, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama