KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8956 E., 2023/12434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2176 E., 2023/828 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/144 E., 2021/474 K.
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki davalı Kurumca davacı hakkında yanında çalıştırdığı sigortalıların bildirimlerinin bulunmadığı ve buna göre bu sigortalılar hakkında çalışmaya dair belge istemine dair Kurum işleminin ve bu kapsamda tahakkuk ettirilen fark prim borcunun da iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... Sosyal Güvenlik Denetmenlerince işyerlerinde 17.09.2020 tarihinde denetime gelindiğini İş yerinde çalışmayan ... T.C. Kimlik Numaralı ... ve çalışmak üzere 17.09.2020 tarihinde sözleşme imzalamaya gelen ... T.C.
Kimlik Numaralı ...’ın o anda durumlarını açık ve net bir şekilde ifade etmelerine rağmen çalışıyor diye tutanak tutulduğunu, denetmenlerin zorlaması sonucu bu iki kişiye tutanak zorla imzalatıldığını oysa ki, 5510 sayılı Kanun kapsamında kesilecek idari para cezalarında cezanın dayanağı mutlaka işveren mükelleflere tebliğ edilmesi gerektiği Anayasal bir zorunluluk olduğunu beyanla, davanın kabulü ile bu sigortalılar hakkında çalışmaya dair belge istemine dair Kurum işleminin ve bu kapsamda tahakkuk ettirilen fark prim borcunun da iptalini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar kurum denetmenleri tarafından ... ve ...'ın davacıya ait iş yerinde sigortasız çalıştırıldığına ilişkin tutanak tutulmuşsa da dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanıklarının ortak beyanında ...'ın davacı iş yerinde çalışmadığı, babasının muhabecisine evrak getirmesi sebebiyle orada bulunduğu,
...'ın ise iş görüşmesi nedeniyle işyerinde bulunduğu ve yapılan kolluk araştırması ve SGK kayıtlarından o tarihte Sınav kolejinde çalıştığı anlaşılmakta olup davacının davasının kabulüne dava dışı ... ile ...'ın davacıya ait işyerinde 17.09.2020 tarihinden önce sigortasız çalıştırılmadığının tespiti ile 11.11.2020 tarihli 2020/007 sayılı denetim sonucu takdir edilen 79,79 TL sigorta primi ve işsizlik borcunun iptaline" dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunun açık olduğunu,davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini belirterek, aksine verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davanın yasal dayanaklarından 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde, “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan tespit ve düzenlenen raporların aksinin eşdeğer delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki hizmet cetvellerinden ... ve ...'ın tutanak tarihinde başka iş yerlerinden bildirimlerinin olduğunun sabit olduğu, mahkemece dinlenen bordro tanıklarının bu kişilerin tutanak tarihinde işyerinde çalışmaları olmadığını beyan etmiş olmaları, ... ve ...'ın da aynı yönde beyanda bulunmuş olmaları nazara alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunun açık olduğunu,davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini belirterek aksine verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı yanında davalı Kurumca çalıştıklarına dair yapılan tespit nedeniyle davacı hakkında yapılan 5510 sayılı Kanun'un geçici 80 inci maddesindeki 86 ncı maddesi gereği belge istemine ilişkin işlemin ve bu nedenle sigortalılar hakkında yapılan fark prim tahakkukunun iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme Eldeki davada, davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle davacıya ait iş yerinde çalışırken tespit edilmesi nedeniyle sigortalı olduğu kabul edilen, dava dışı ... ile ... hakkında fark prim tahakkuku ve çalışmaya ilişkin bordro ve belge istemi nedeniyle, bu davada çalışma olmadığı gerekçesi ile kurum tahakkuku ve sigortalamaya dair işlemlerinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının veya hak sahiplerinin de davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalının hak sahiplerinin davaya HMK 124 üncü madde uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi,
usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8956, K. 2023/12434, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama