KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9002 E., 2023/11711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/29 E., 2023/177 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı asil dava dilekçesinde, davalıya ait iş yerinde 15.01.1993-Mayıs/1995 tarihleri arasında çalıştığını, sigorta primlerinin ödenmemesi nedeniyle çalıştığı sürenin sigortalılığına dahil edilmediğini beyanla işe başlama tarihinin 15.01.1993 tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
2.Davacı 02.07.2018 tarihli duruşmadaki imzalı beyanıyla işverene karşı açtığı davayı takip etmediğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için salt işe giriş bildirgesinin bulunmasının yeterli olmadığı, işte eylemli olarak çalışması, aylık sigorta bildirgesi ile dönem bordrolarının ortaya konması gerektiğini, çalışanların bilgisine başvurulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli ve 2017/110 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararıyla davacı tarafın açmış olduğu davanın takipsiz bırakılarak bir defa yenilendiği, ikinci defa da mazeret verilmediği gibi davanın takip edilmediği anlaşılmakla, HMK 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/13157 E. 2022/314 K. sayılı bozma ilamında,"... Somut olayda,mahkeme salonunun yerinin değişmesi nedeniyle söz konusu salon değişikliğinin ve bu yeni salonda yapılacak duruşma saati davacıya tebliğ edilmeden ve salon değişikliği 01.09.2020 tarihinde olmasına rağmen, 26.10.2020 tarihinde yeni yerdeki yeni duruşma salonunda yapılan celseye davacının katılmamış olması sebebiyle yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir...."gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 0531820.034 sicil nolu ... ünvanlı işyerinde 15.01.1993 tarihinde işe başladığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 15.01.1993 olduğunun ve bir gün süre ile "çırak" olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, çalışma olgusunun ispatlanamadığı,dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.01.1993 tarihinin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6 ve 108 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 inci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3. 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 inci maddesine “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur.
Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.
Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü 3. fıkra olarak eklenerek 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda (hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç) dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunlu hale getirilmiştir.
4. 25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5521 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırarak onun yerini almıştır.
7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde de "...31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurulması zorunludur.
Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.
Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz..." şeklinde düzenleme yapılarak 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı tekrar edilmiştir.
5.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 28.03.2017 tarihinde açılan dava ile davacı,15.01.1993 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafından davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, davacının, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca, 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli,
Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve Yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9002, K. 2023/11711, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama