KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9004 E., 2023/10973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/25 E., 2023/126 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 01.06.2002-28.02.2004 tarihleri arasında davalı iş yerindeki çalışmalarının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili; davanın çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdi ile çalışmış olduğu tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu üzerinde durulması kapsama dışı dönemlerin tespiti konusu da dikkate alınması gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini,
mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesini, davacıya ait hizmet döküm cetvelinde davacının davalı işyerine 04.04.2003 tarihinde girdiği.
16.01.2004 tarihinde çıktığı, 2013 dönem 27 gün 2003/2 nci dönem 120 gün, 2003/3 üncü dönem 120 gün 2004/1 inci dönem 16 gün çalışmasının olduğunun anlaşıldığını belirterek Kurumun da açılmasına sebebiyet verilmediğinden davanın kabulü halinde aleyhte vekalet ücret hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı şirket vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müfettiş raporlarında davacının müvekkil şirkette iddia ettiği tarihlerde herhangi bir kaydının olmadığı ispatlanmış olduğunu, hizmet döküm cetvelinde müvekkil şirkette 04.04.2003 tarihinde işe başladığını, 16.01.2004 tarihinde işyerinden ayrıldığını, davacının iddia ettiği tarihlere dair işe giriş bildirgesi hiç yokken davanın açıldığı tarih itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2013/438 Esas, 2017/361 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 07.11.2018 tarih ve 2017/2070 Esas, 2018/1552 Karar sayılı kararıyla; "davalı Kurum'un istinaf isteminin reddine " karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/309 Esas, 2019/7167 Karar sayılı ilamında; "somut olayda; 2003 yılı öncesi ve 2004 yılı sonrası dönemlere ilişkin olarak tanıklık yapabilecek bodro tanıkları bulunduğu halde, ihtilaflı tüm döneme ilişkin yeteri kadar tanık dinlenilmeden hüküm kurulması usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, tespiti istenen dönemde 2003 yılı öncesi ve 2004 yılı sonrası dönemleri itibariyle bodrolarda yer alan bordro tanıklarının adresini ... ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, Kurumdan, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının,
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacı tarafından ücret vs işçilik alacaklarının talep ettiği işçilik alacağı dosyasında eksiklik bulunması halinde eksikliği gidererek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davanın ispat edilemediğini, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9004, K. 2023/10973, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama