KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9925 E., 2023/10723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/125 E., 2023/463 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01.09.2005- 02.04.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi 20.03.2013 tarihli ilk celsede sözlü olarak; İddiaların doğru olmadığını, işyerinde kızı ...'ın çalıştığını, 2009 Ocak ayından itibaren gelip gittiğini, kızınında aynı dönemde geldiğini beyan etmiş takip eden duruşmalarda yazılı sözlü davaya ve raporlara itirazda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kurum vekilinin cevap dilekçesi sunmamış, son oturumda davanın ispat edilemediğini beyanla reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2016 tarih, E.2012/410, K.2016/89 sayılı kararıyla; "davacı tanıkları; davacının davalı işyerinde çalışmalarına ilişkin iddiaları doğrular mahiyette açıklamalarda bulunmuşlardır.
Dosya üzerinde inceleme yapılarak sosyal güvenlik uzmanı bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen 17.05.2014 tarihli rapor alınmış, tarafların itirazı üzerine davanın niteliği tanık beyanları ve belgeler dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle işyerinde 23.10.2015 tarihinde keşif yapılmak suretiyle 15.11.2015 tarihli ek rapor düzenlemiştir. Ek raporda davacının 01.09.2005-28.03.2012 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden hizmet akdiyle çalıştığı tarihler gün ve günlük kazancın tespiti yapılmıştır. Davacının davalı şirket nezdinde davalı işyerinde çalıştığına dair yapılan tespit ve hesaplama içeriği itibari ile dosyadaki belgelere usul ve Kanun'a uygun bulunarak mahkememizce benimsenmiştir.
Tüm deliller ve dosya kapsamı bu şekilde değerlendirilerek; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında faal bulunan davalı işyerinde fiilen ücret karşılığı çalıştığı, kurum kayıtları, kayıtlı tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı" gerekçesiyle;
"Davacının davalı işyerinde sigorta kapsamına girecek şekilde;
01.09.2005-30.12.2005 arası, 120 gün, günlük kazanç 16,29.TL
01.01.2006-30.12.2006 arası, 360 gün, günlük kazanç 17,70.TL
01.01.2007-30.06.2007 arası, 180 gün, günlük kazanç 18,75.TL
01.07.2007-30.12.2007 arası, 180 gün, günlük kazanç 19,50.TL
01.01.2008-30.06.2008 arası, 180 gün, günlük kazanç 20,28.TL
01.07.2008-30.12.2008 arası, 180 gün, günlük kazanç 21,29.TL
01.01.2009-30.06.2009 arası, 180 gün, günlük kazanç 22,20.TL
01.07.2009-30.12.2009 arası, 180 gün, günlük kazanç 23,10.TL
01.01.2010-30.06.2010 arası, 180 gün, günlük kazanç 24,30.TL
01.07.2010-30.12.2010 arası, 180 gün, günlük kazanç 25,35.TL
01.01.2011-30.06.2011 arası, 180 gün, günlük kazanç 26,55.TL
01.07.2011-30.12.2011 arası, 180 gün, günlük kazanç 27,90.TL
01.01.2012-28.03.2012 arası, 88 gün, günlük kazanç 29,55 TL ücretle çalıştığının tespitine, bu çalışmalarının diğer sigortalı hizmetlerine eklenmesine," karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 30.11.2017 tarih ve E.2017/4038, K.2017/8517 sayılı kararında; "Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu tür davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı;
dava konusu dönemde işyeri devri yada işverenler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı,
inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Eldeki davada, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Dava edilen dönemde davalı işyerinde çalışması kayda geçen bordro tanıkları resen belirlenip dinlenilmeli, bordo tanıklarının beyanlarının yeterli olmaması yada çelişkili olması halinde ise davalı işyerinin bulunduğu handa ve işyerlerinde çalışan ve çalışması kayda geçmiş tanıklar yada işyeri sahipleri resen tespit edilerek dinlenlenilmeli ve oluşacak sonuca göre çalışmanın süresi, yada kesintili olup olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalıdır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarih ve E.2018/125, K.2023/463 sayılı kararı ile "Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada bildirimi yapılmış tüm bordro tanıkları dinlenmiş, komşu işyeri tanıklarının tespiti adına ilgili yerlere müzekkere yazılmış, kolluk araştırmaları yeterli görülemeyerek işyeri mahalinde keşif yapılmış, keşif esnasında tespit edilen komşu işyeri tanıkları dinlenmiştir.
Keşif esnasında davacı tarafça sunulan fotoğrafların çekildiği yerlerin ve ayrıca davalıya ait işyerinin kapsam kapasitesine dair tespitler de yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası dinlenen tanıkların beyanlarında özellikle komşu işyeri tanıkları olduğu celp edilen vergi dairesi kayıtları ile ortaya konmuş olan tanıkların beyanları davacı iddiasını doğrular nitelikte olduğundan davacının davalı şirkete ait ...sicil numaralı işyerinde 01.09.2005 - 02.04.2012 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığı kanısına varıldığı gerekçesiyle;
"Davanın kabulüne, 1-Davacının davalı şirkete ait ...sicil numaralı işyerinde Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 01.09.2005 - 02.04.2012 tarihleri arasında 2372 gün çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davalı şirket unvanı "... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." olmasına rağmen karar başlığında "... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti. İtriyat İmalat ve İthalat İhracat" şeklinde gösterilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,
Karar başlığında davalı konumunda yer alan "... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti. İtriyat İmalat ve İthalat İhracat" ibarelerinin silinerek yerine "davalı: ... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9925, K. 2023/10723, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama