KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10158 E., 2025/17494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/33 E., 2024/120 K.
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... İl Müdürlüğünde, 2001 yılında ... Sendikasına bağlı kadrolu işçi olarak çalıştığı, bu çalışmasının sonrasında emekli olduğu, intibak alacakları için açtığı davanın kabul edildiği, davalı Kuruma başvurarak daha evvel ... İdaresi, sonradan ...
Belediyesince davacının emekli maaşına dayanak ücretinin emeklilik tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönemde eksik bildirildiği, bu nedenle davacı adına eksik prim ödendiği, prim eksikliklerinin işverence tamamlanması ve emeklilik maaşının son 5 yıllık dönemdeki ücretine göre yeniden uyarlanması, emeklilik tarihinden başvuru tarihine kadar eksik ödenen emekli maaşlarına ilişkin farkın ödenmesinin istendiği,
ancak bugüne kadar ödemede bulunulmadığı iddiasıyla davacının emeklilikten dava tarihine kadar eksik ödenen emekli maaşlarının hesaplanarak alınması ve güncel emekli maaşlarının yeni duruma göre uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinden davacıya yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiği, davacının dilekçesinde belirttiği Trabzon 2. İş Mahkemesinin 2014/428 Esas sayılı kararının ise kıdem tazminatı hakkında olup adı geçenin çalışmalarına ait prime esas kazançlarının düzeltilmesini içermediği, aylık hesaplama işlemlerinin işveren tarafından sigortalının Kuruma bildirilen çalışma gün sayısı ile prime esas kazançları üzerinden yapıldığı, varsayılan kazançlar üzerinden aylık hesaplaması yapılamadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunarak davacının ...
Genel Sekreterliği emrinde işçi olarak görev yapmakta iken 13.08.2010 tarihinde emekliye ayrıldığı, ilgili TÜHİS'in 12.11.2013 taih ve 2013/1379 sayılı görüş yazısı gereğince toplu iş sözleşmesinin yürürlük başlangıç (01.03.2013) tarihinden önce işyerinden yaşlılık ve malullük aylığı almak üzere veya başka nedenlerle ayrılan işçilerin ayrıldıkları tarihten sonra yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkanı bulunmadığı,
bu itibarla toplu iş sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce 13.08.2010 tarihinde emekliye ayrılan davacıya ilgili hükümlere istinaden intibak işlemi ve fark ödemesi yapılması mümkün olmadığından herhangi bir şekilde kıdem öncesi ödeme vb. yapılmadığı, davacının intibak farklarının 2008-2013 yıllarını kapsar şekilde mülga ... İdaresi tarafından davacıya ödendiğini, davacının faiz talep edemeyeceği, davacının tüm işçilik alacaklarının ...
İdaresi Genel Sekreterliği tarafından ödendiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 18.02.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararla davanın kabulü ile davacının aylığının Ekim 2016 dönemi itibariyle çıplak 2.275,48 TL olduğunun tespitine, fark ücretlerinin SPEK miktarlarına eklenmesi hususunda davalıların sorumlu tutulmalarına ve yaşlılık aylığının bu meblağa göre uyarlanmasına, dava tarihine kadar oluşan 3.796,64 TL fark aylığın bedel artırım tarihi olan 26.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/1554 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/1554 Esas, 2022/391 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 24.10.2023 tarihli ve 2022/4309 Esas, 2023/10173 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartlarındandır ve bu durum davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğini düzenlemiştir.
Ayrıca belirtilmelidir ki, 06.12.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 5. fıkrasında yapılan düzenlemeyle, tüzel kişiliği sona erdirilen ... İdaresinin, tüm alacak ve borçları ile ... Belediye Başkanlığına devredildiğinin anlaşılması karşısında, eldeki davada husumetin ... Belediyesine düşeceği belirgin olup, aksi yönde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır..."
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan ve kesinleşen Mahkemenin 2014/428 Esas, 2015/247 Karar sayılı dosyasında davacının mevsimlik işlerde geçen sürelerinin intibakı sırasında nazara alınması gerektiği, buna göre TİS hükümleri uyarınca ücretinin yeniden belirlendiği ve fark ücret alacağına hükmedildiği, Mahkemede görülen 2014/428 sayılı davada ücret alacağı da dava edildiği ve davacının ücreti belirlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinde prime esas kazançların ne şekilde hesaplanacağı düzenlendiği,
bilirkişi tarafından 25.08.20 17... .12.2017 tarihli raporlarda davacının prime esas kazancı ilgili Kanun maddesine göre belirlenmiş ve yaşlılık aylığının 15.08.2010 tarihinde 1.346,28 TL, dava tarihinde ise 2.275,48 TL olması gerektiği belirlendiği, davacıya yapılan ödemeler ile yapılması gereken ödemeler arasındaki toplam fark yaşlılık aylığı alacağı 3.796,64 TL olarak tespit edildiği,
2014/428 Esas sayılı dosyasında belirlenen ve tahsiline karar verilen fark ücretler ve SPEK dahil edildiğinde alması gereken aylık ile aldığı aylık arası fark miktarların ek bilirkişi raporunda belirlendiği davacının talebinin kabulü ile davacının aylığının Ekim 2016 tarihi itibariyle ek ödemeler hariç çıplak 2.275,48 TL olduğunun tespitine, fark ücretlerin SPEK miktarlarına eklenmesi hususunda her iki davalının da sorumlu tutulmasına, yaşlılık aylığının buna göre uyarlanmasına,
dava tarihine kadar olan aylık farklılıklarının 3.796,64 TL olduğunun tespitine ve bu miktarın bedel artırım tarihi olan 26.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının aylığının Ekim 2016 dönemi itibariyle çıplak 2.275,48 TL olduğunun tespitine fark ücretlerinin SPEK miktarlarına eklenmesi hususunda davalıların sorumlu tutulmalarına ve yaşlılık aylığının bu meblağa göre uyarlanmasına,
dava tarihine kadar oluşan 3.796,64 TL fark aylığın bedel artırım tarihi olan 26.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; prime esas kazancın tekrar hesaplanması gerektiği, davacının faiz talep hakkı bulunmadığı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; prime esas kazançtan her iki davalının da sorumlu olduğuna ilişkin gerekçenin yerinde olmadığı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, brüt tutarlar üzerinden davacıya ödeme yapıldığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazançların tespiti ile yaşılık aylığı tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10158, K. 2025/17494, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama