KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/1075 E., 2024/11798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2365 E., 2023/1904 K.
- İlk derece mahkemesi
- Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/211 E., 2023/122 K.
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesnin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarından bahisle 446.394,55 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili ile davalı ... vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı şirketin %80 oranında kusurlu olduğu, diğer iki davalının kusursuz oldukları, davalı ...'in sorumluluğuna ilişkin ilk kararına karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, davalı ... ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin istisna akdi olduğu, davalı belediyenin asıl işveren olmadığından bahisle davalı ... yönünden husumet nedeniyle davayı reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesince davalı belediyenin sorumluluğu noktasında yalnızca işveren sıfatıyla inceleme yapılmasının yanlış bir değerlendirme olup idari bir yapı olan belediyenin yapı denetim sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, Belediyenin sorumluluğu kanunda gösterilen görev ve yetkisinin yanı sıra müteahhit ile arasındaki sözleşmeden de kaynaklandığını,
kazanın meydana geldiği inşaatın yapı denetim sorumlusu olduğunu ve inşaatın projeye uygun olup olmadığını denetlemekle görevli olduğunu beyan eden davalı tanığının belediye yetkilisi ... 'nın 09.06.2015 tarihli duruşmadaki bu beyanıyla dosya kapsamındaki 10.06.2012 kalıp ve demir teslim tutanağı ve yukarıda belirttiğimiz mevzuat ve ... yapım sözleşmeleri hep birlikte değerlendirildiğinde belediyenin bu kazanın oluşumunda sorumlu olduğunu, zira bu memurun ve dolayısıyla davalı belediyenin;
inşaatın kalıplarını sağlam görüp beton dökümüne onay vermemesi ve denetim görevini tam yapması halinde kazanın da meydana gelmeyeceğini, davalı Belediyenin hem İmar Kanunu ve diğer mevzuatlara göre hem de ihale ettiği işten el çekmemesi, işin yönetimini, takip ve kontrolünü elinde bulundurması nedeniyle asıl işveren sıfatına sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyizin kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1075, K. 2024/11798, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama