KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11060 E., 2024/13613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1320 E., 2024/2101 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/377 E., 2021/103 K.
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile hak edilen yaşlılık aylığının diğer gelir ve aylıklarla birlikte ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 506 sayılı Kanun'a tabi çalışmalarının karşılığı olarak emekli olduğunu ve 01.10.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, eşi ...'in 08.03.2013 tarihinde vefat ettiğini ve 01.04.2013 tarihi itibariyle eşinden de ölüm aylığı bağlandığını, davacının eşi ...'in vefatının "iş kazası" olduğunun tespit edilmesi üzerine davacı tarafından ölüm geliri bağlanması için davalı Kuruma başvurulduğunu, davalı Kurumun 5510 sayılı Kanun'un 54 ve geçici 7 nci maddesine istinaden,
davacının kendi çalışmasının karşılığı olan yaşlılık aylığının 01.04.2013 tarihi ile Kasım 2019 tarihleri arasındaki miktarının faiziyle iade aldığını, yapılan itiraz neticesinde 09.09.2020 tarihli davalı yazısında belirtilir şekilde sehven yapılan faiz ödemesinin düzeltildiğini ancak davacının yaşlılık aylığını alamayacağına karar verildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 09.09.2020 tarih ve E.10649567 sayılı yazısının iptaline ve davacının hak ettiği yaşlılık aylığının diğer gelir ve aylıklarla birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Somut uyuşmazlıkta; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken, eşinin 2013 yılında iş kazası nedeniyle vefat etmesi üzerine eşi üzerinden kendisine ölüm aylığı ve ölüm gelirinin bağlandığı, davalı Kurumun da yasal düzenleme çerçevesinde mukayese yoluna giderek düşük miktarlı olan davacının 506 sayılı Kanun'dan almakta olduğu yaşlılık aylığını kapsamdan çıkardığı, bu haliyle Kurum işleminde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kendi aylığını da almasının mümkün olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve özellikle davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğü öncesinde 01.10.2007 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanıp hesaplandığı, aynı şekilde, 08.03.2013 tarihi itibari ile vefat eden eşi üzerinden fakat 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığının hesaplanarak bağlandığı,
ne var ki, davacıya bağlanan ölüm gelirinin sadece 5510 sayılı Kanun'un 17-18 ve 19 uncu maddeleri hükümlerine ve tamamen 5510 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak hesaplanmış olduğu gözetildiğinde, davacının eldeki davasında Kurum işlemindeki borç miktarı bakımından bir uyuşmazlık çıkartmadığı, aksine aylıklar ve gelirin tümüne hak kazandığı iddiasında bulunması karşısında, davacının talebine göre, istemin reddine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; aksi Kurum işleminin iptali ile hak edilen yaşlılık aylığının diğer gelir ve aylıklarla birlikte ödenmesine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 54 ve geçici 7 nci maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11060, K. 2024/13613, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama