KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11420 E., 2025/1761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1839 E., 2024/1031 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/133 E., 2022/166 K.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın, davalı ...'e ait ... plakalı ticari takside şoför olarak 04/2011 tarihinden, trafik kazası geçirdiği 10.03.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, murisin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunu, ancak davalı işverenin SGK'Ya iş kazası bildimini yapmadığını belirterek, davacıların murisinin takside çalışmakta iken tek taraflı olarak geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 'ın diğer davalının sigortalısı olmadığından ve kısa vadeli sigorta kollarına dair prim ödemediğinden dava konusu olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiası gibi bir iş kazası olmadığını, müteveffanın ölümü hadisesinin bir kaza sonucu olduğunu, kazanın gerçekleştiği sırada takside bulunan kişinin de kollukta alınan beyanından bir kaza olmadığını, taksi şöförünün kendi iradesiyle taksiyi bir kenara çektiğini ve daha sonra yere düştüğünü beyan ettiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. İstinaf dilekçesinde ki hususları tekrar ettiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, tanık beyanlarına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11420, K. 2025/1761, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama