KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11501 E., 2024/13305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/398 E., 2024/199 K.
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı işyerinde 506 sayılı Kanun kapsamında 12.05.1989 tarihinden itibaren 1 ay çalıştığını, sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Antalya SGK İl Müdürlüğü'ne verildiğini, tarafına sigorta sicil kartı verilerek sigortalılığının tescil edildiğini, kuruma müracaat ettiğinde işe başlama tarihinin 03.04.1990 olarak gözüktüğünü, bu durumun hakkının kaybına neden olduğunu belirterek, davanın kabulü ile sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 12.05.1989 olduğunun tespiti ile bu süre içinde yatırılmayan sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasına, bu hizmetlerinin diğer hizmetler ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurumun hizmet tespiti davalarında 6552 sayılı Kanun ile birlikte fer'i müdahil olduğunu, bu sebeple davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesinde dönem bordrolarında davacının 1989 yılına ait çalışmasına rastlanılmadığını, davacının başvurusuna istinaden bu hususun kendisine bildirildiğini, 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde, salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli olmayıp,
ayrıca aynı Kanun'un 2. ve 6. maddeleri uyarınca hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir şekilde çalışmanın da varlığı şartının gerektiğini belirterek, öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının dava dışı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 12.05.1989 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 12.05.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.11.2023 tarihli kararı ile "...Davacı adına 12.05.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin dava dışı ... Tur. İşl. A.Ş. unvanlı işverene ait inşaat konulu ... sicil no.lu işyerinden verildiği,dinlenen tanık beyanlarına göre işin ...'de ... tatil köyü inşaatı olduğunu beyan ettikleri,anılan işyerinin 1989/2.
Dönem bordrosunun dosya kapsamına alındığı, 119 kişinin bildiriminin bu dönem içinde yapıldığı, bunlardan 7 adedinin mahkemece bordro tanığı olarak dinlendiği, 6 sının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, sadece ...'ın davacıyı tanıdığını ve çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davacının beyanı alınarak inşaatın hangi kısmında çalıştığı belirlenmeli yine davacıyı tanıyabilecek ve 1989/2.
Dönem bordrosunda bildirimi yapılmış olan olanları belirlenmek suretiyle dinlenmeli, öte yandan dinlenen bordro tanığı ...'ın işin başında durduğunu beyan ettiği "... "ifadesi ile davacıyı mı yoksa başka bir kişiyi mi kimin kastettiği kendisine sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmalı böylelikle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır
..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait sigorta sicil kartının 1989 yılı serilerinden olması, ayrıca bilgi ve görgüsüne başvurulan ve ihtilaflı tarihte davacıyla beraber davalıya ait işyerinde çalıştığı yönündeki beyanı mahkememizce inandırıcı bulunan, bu işyerinde kaza geçirmiş olan tanık ...'in davacının iddiasını doğrulayan anlatımları karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin olup, sigortalılık başlangıcının 12.05.1989 tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, dava dışı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 12.05.1989 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 12.05.1989 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9, 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma ilamı gereği davacı asilin beyanının alındığı beyanında, dava dışı ... Turizm İşletmeleri A.Ş'ye ait ...
Tatil Köyü İnşaatı ... adresindeki inşaatta taş ustalarının yanında amele olarak çalıştığını,abisi ... ile birlikte çalıştığını ve abisinin işyerinde iş kazası geçirdiğini, taş ustalarının yanında çalıştığını, bunlardan sadece bozma öncesi de dinlenen ...'ın olduğunu, beyan ettiği, davacının abisi ... ile ...'ın dinlendiği, ...'ın davacıyı hatırlamadığı, Mahkemece abi ...'in beyanı göz önüne alınarak ayrıca davacının sigorta sicil no.sunun 1989 yılı serilerinden olması ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece bozma sonrası sürdürülen yargılama sürecinde bozma öncesi de dinlenen ...'ın davacının çalışmalrına tanık olmadığı, abi ... dışında çalışmayı doğrulayan bir tanığın olmadığı, tanık ...'nın ise davacıyla birlikte çalıştığını söylemesine rağmen ne iş yaptığının işin hangi bölümünde davacı dahil kimlerle ne iş yaptıklarına dair açık beyanda bulunmadığı,
davacı asilin ise ... dışında başka birlikte çalıştığı kişileri hatırlamadığını beyan etmesi karşısında davacının tekrar beyanı alınarak ve abi ... da tekrar dinlenerek çalışma yeri ile dava konusu döneöm bordrosunda adı geçenlerden kim ya da kimlerle birlikte çalıştıkları hususu açıklığa kavuşturularak çalışma olgusu böylece açık ve net şekilde ispatlandığı takdirde şimdiki gibi davanın kabulüne aksi takdirde davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11501, K. 2024/13305, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama