KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12086 E., 2024/13851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1216 E., 2024/1802 K.
- İlk derece mahkemesi
- Soma 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/360 E., 2023/427 K.
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın müvekkili şirkette kendi ağır kusuru ile 05.04.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu iş kazası neticesinde kazalanmış ve iş gücü kaybını kabul anlamına gelmemek kaydı ile malul olduğunu, sigorta müfettişlerince düzenlenen raporla da davacının maluliyet oranı %28,20 olarak tespit edildiğini, davalının maluliyet oranının yüksek ve fahiş hesaplandığını, bu nedenle maluliyet oranına itiraz ettiklerini, davalı iş kazası sebebiyle müvekkili şirket aleyhine Ankara 44. İş Mahkemesinin 2018/280 Esas sayılı dosyasına istinaden maddi tazminat istemli dava açtığını, davanın derdest olduğunu,
davalının maluliyet oranı yüksek ve fahiş olduğundan davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu beyanla, davalı İbahim Karanarlı'nın maluliyetinin yeniden tespiti ile davalının hiç maluliyetinin olmadığı ya da ilk belirlenen maluliyet oranı olan %28,2 maluliyet oranından az olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait işyerinin bulunduğu Soma Asliye Hukuk (İş) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, diğer davalı ...'ya ait ... T.C. no üzerinden yapılan incelemede sigortalılık kaydının olduğunu, Eynez Köyü Karanlık Dere No:1 Soma/Manisa adresinde kurulu İmbat Madencilik Enerji Turizm San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli "yeraltı kömür üretimi" işyerinin 14.10.2004 tarihinde yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğunun tespit edildiğini, yasa koyucunun amir hükümleri doğrultusunda işlem tesis eden ve nizaya sebebiyet vermeyen müvekkil Kurum aleyhine kusur izafesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle Kurumun yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması yönündeki talebin de reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; iş kazasına ilişkin tahkikat ve maluliyete ilişkin işlemlerin Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Şehzadeler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun belirlediği %28,2 maluliyete davalı olarak itiraz edildiğini, bu itiraz sonucu YSK'nun yeniden bir değerlendirme yaptığını, değerlendirme sonucu maluliyet oranında herhangi bir değişiklik olmadığını, maluliyet oranı %28,2 olarak yeniden belirlendiğini, maluliyet ilişkin bütün tedavi evraklarının SGK'dan istenilmesini akabinde dosyanın kül halinde ATK 3. İhtisas Kurulan gönderilmesini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı ...'nın davacı ... bünyesindeki işyerinde 05.04.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak, sürekli iş göremezliğe girdiği tarih olan 05.06.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik oranının %3,0 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Soma İş Mahkemesinin, 16.11.2023 tarihli, 2020/360 E, 2023/427 K. sayılı kararına yönelik davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Raporundaki heyettekilerin çoğunluğunun ortopedi ve travmatoloji alanında uzman hekimlerden oluşması gerektiğini beyan etmektedir.
2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, kaza sonrasında psikolojik travma geçirdiğini, Adli Tıp Kurumunun, müvekkilinin, travma sonrası stres bozukluğunun olmadığı tespiti kazanın oluş biçimi dikkate alındığında yerinde olmadığını, Adli Tıp Kurumunca, bir muayene yapılarak müvekkilin psikolojik yönden maluliyetinin olmadığına yönelik kanaatinin, eksik incelemeye dayalı olduğunu, itirazları doğrultusunda, Üniversiteler Arası Üst Kurul'dan veya Yüksek Sağlık Şurasından rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir.
3- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından davalı sigortalının omuzda motor kuvvet azalmasının tespit edildiğini, yapılan psikiyatri muayenesinde aktif travma sonrası tespit yapılamadığından Kurum kararı ile arasında fark olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ...'nın iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.12.2022 tarih ve 25939 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 21.09.2023 tarihli rapor ile giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12086, K. 2024/13851, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama