İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12341 K.2025/1619

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…

Esas2024/12341Karar2025/1619Tarih6 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.025 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/12341 E., 2025/1619 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/234 E., 2024/208 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.025 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Yönetiminin işçisi olarak 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışması nedeniyle hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil apartmanında hiçbir zaman apartman görevlisi olarak çalışmadığını, önce babası ... ...'un, apartman görevlisi olarak işe alındığını, onun vefatından sonra sonra ağabeyi...'un kaloriferci olarak işe alındığını, davacının ağabeyine yardımcı olmak amacıyla davalı müvekkil ile aralarında hizmet bağı olmaksızın zaman zaman başı işleri yaptığını, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının yasal süresinde açılmadığını, öncelikle süre yönünden davacının davasının reddine karar verilmesini, Kurumları kayıtlarında davacının diğer davalıya ait işyerinde dava dilekçesinde belirttiği sürelere ait davalı yanında çalışmasının bulunmadığını, ayrıca davacının 17.03.2006 tarihinden beri ölüm aylığı aldığının tespit edildiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 14.04.2016 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında, dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak, işçi sıfatı ile 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

Mahkemenin 14.04.2016 kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 07.11.2016 tarihli kararı ile "..

Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda öncelikle davacının hangi tarihten itibaren davalı apartmanda görevini ifa ettiği ve davacının tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı çalıştığı hususu irdelenmeli; çekişme konusu dönem yönünden bunun başlangıç ve sona erme tarihi belirlenmeli, bu amaçla apartman gelir gider defterinde yer alan harcamaların ödeme tarihlerinden ve kaç gün üzerinden ödeme yapıldığı hususlarından yararlanılmalı, apartmana ait karar defterlerinde davacının ağabeyi ve babasının çalışan olarak görünmesi karşısında asıl çalışanın kim olduğu net olarak belirlenmeli, tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek,

civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar diğer apartmanların kapıcıları ve yöneticileriyle, başta komşu market işleten ve çalışanları ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, bununla birlikte davacının tüm mesainin apartmana hasredilip hasredilmediği,

davacının yaptığı işin apartmanda periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, başka apartmanlarda veya işyerlerinde herhangi bir hizmetin söz konusu olup olmadığı irdelenmeli, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan, işyerinin kapsamı araştırılmalı, davacının faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, yapılan işin hizmet akdi olup olmadığı, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde bu kez günde kaç saat hizmet verildiği,

haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir..." belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 20.02.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 15.10.1999 - 20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak işçi sıfatı ile 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin 20.02.2018 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 04.10.2018 tarihli kararı ile "...somut davada öncelikle Mahkemece davacının talebi somutlaştırılmalı, hangi dönemde, hangi adresler ve işverenler yanında, hangi sürelerde, nasıl çalıştığı açıklattırılmalıdır.

Bu anlatılanlar ışığında tanık ifadeleri incelendiğinde bir çoğunun soyut ifadeler taşıdığı, davacının hangi tarihte işe başladığı, hangi tarihlerde ara verdiği, işverenin hangi şubelerinde ve adreslerde çalıştığı hususunda yeterli somut beyanlara rastlanılmadığı görülmektedir. Ayrıca Mahkemece, öncelikle davacının asıl kaloriferci olarak çalışan babasına ve kardeşine yardım etmesinin sigortalılık kazandırmayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu sebeple 11.05.2008 tarihine kadar olan talep yönünden davacının iddiasının yardım etme seviyesinde kaldığı anlaşıldığından bu tarihe kadar olan talebin reddi gerekir. Davacının geri kalan talebi yönünden verilen hüküm ise eksik incelemeye dayanmaktadır.

Bu nedenle öncelikle davacının babasından dolayı aldığı aylığın niteliği araştırılmalı, re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan, işyerinin kapsamı araştırılmalı, davacının faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, yapılan işin hizmet akdi olup olmadığı, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde bu kez günde kaç saat hizmet verildiği,

haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 11.02.2020 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

Mahkemenin 11.02.2020 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 01.04.2021 tarihli kararı ile "...1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Somut davada öncelikle mahkemece davacının çalışmasına konu 11.05.2008 tarihi sonrası davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı apartmanda hangi yıl, hangi tarihler arasında kaloriferlerin yakıldığı belirlenmeli, kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağından, davacının kaloriferlerin yandığı dönemdeki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı, geri kalan süre de ise davacının hangi tarihlerde ne gibi işler yaptığı ve buna günde ne kadar saat ayırdığı araştırılarak, kaloriferlerin yanmadığı dönemdeki çalışması kısmi zamanlı olduğundan, günde kaç saat hizmet verildiği,

haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar

Mahkemenin 03.03.2022 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

G. Dördüncü Bozma Kararı

Mahkemenin 03.03.2022 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 15.09.2022 tarihli kararı ile "...11-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Eldeki dava dosyası incelendiğinde Mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın ilgili kararın gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir.

Bir önceki bozma ilamında açıkça davacının çalışmasıyla ilgili kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağı ve davacının kaloriferlerin yandığı dönemdeki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı belirtilmesine rağmen bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve bozma öncesinde verilen karar gibi hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında bir önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemece davacının çalışmasına konu 11.05.2008 tarihi sonrası davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı apartmanda hangi yıl, hangi tarihler arasında kaloriferlerin yakıldığı öncelikle açıklığa kavuşturulmalıdır.

Bu belirlemenin ardından kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağından, davacının kaloriferlerin yandığı dönemde ki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı, geri kalan süre de ise davacının hangi tarihlerde ne gibi işler yaptığı ve buna günde ne kadar saat ayırdığı araştırılarak, kaloriferlerin yanmadığı dönemdeki çalışması kısmi zamanlı olduğundan, günde kaç saat hizmet verildiği,

haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

H.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça 15.10.1999 tarihinden itibaren 20.05.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı apartman nezdinde kapıcı olarak çalıştığı gerekçesi ile işbu dava açılmış ise de dava konusu apartmanın kalorifercisi ve kapıcısının davacının babası ve kardeşi olduğu,

davacının asıl kaloriferci olarak çalışan babasına ve kardeşine yardım ettiği anlaşılmakla çalışmalarının yardım etme kapsamında kaldığından 11.05.2008 tarihine kadar olan talebinin reddine, bozma ilamı sonrası dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve özellikle dava konusu apartmanın bağlı bulunduğu mahalle muhtarının beyanları ile davacının davalı apartmanın kapıcı dairesinde ikamet etmesi nedeni ile davacının 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında davalı apartman nezdinde işçi sıfatı ile çalıştığı,

karar defterinin incelenmesinde davalı apartmanın tek bir blok ve 18 daireden oluşması karşısında davacının çalışmasının dinlenen tanık beyanlarından davacının kalorifer yakma, çöp toplama ve apartman merdiven temizliği hizmetlerini yerine getirdiği ve bu çalışmasının 15 Ekim - 15 Mayıs tarihleri arasında kalorifer yandığı dönemde tam zamanlı,

16 Mayıs- 14 Ekim tarihleri arasında tanık beyanlarında diğer yapılan işlerin davacının 3-4 saatini alıyor şeklindeki beyanları değerlendirilerek yapılan işlerin niteliği gereği günde 2,5 saat olmak üzere kısmi süreli çalıştığının kabulü ile davanın kısmen kabülüne ve davacının davalı nezdinde dönemin asgari ücreti ile 2008/5 - 2008/6 - 2008/7 - 2008/8 ve 2008/9 döneminde 10 gün, 2008/10 döneminde 20 gün, 2008/11 - 2008/12 - 2009/1 - 2009/2 - 2009/3-2009/4 döneminde 30 gün, 2009/5 döneminde 20 gün, 2009/6 - 2009/7 - 2009/8 - 2009/9 döneminde 10 gün, 2009/10 döneminde 20 gün,

2009/11- 2009/12 - 2010/1 - 2010/2 - 2010/3 - 2010/4 döneminde 30 gün, 2010/5 döneminde 20 gün, 2010/6 - 2010/7 - 2010/8 - 2010/9 döneminde 10 gün, 2010/10 döneminde 20 gün, 2010/11 - 2010/12 - 2011/1 - 2011/2 - 2011/3 - 2011/4 döneminde 30 gün, 2011/5 döneminde 20 gün, 2011/6 - 2011/7 - 2011/8 - 2011/9 döneminde 10 gün, 2011/10 döneminde 20 gün, 2011/11 - 2011/12 - 2012/01 - 2012/02 - 2012/03 - 2012/04 döneminde 30 gün, 2012/05 döneminde 20 gün, 2012/06 - 2012/07 - 2012/08 - 2012/09 döneminde 10 gün, 2012/10 döneminde 20 gün, 2012/11 - 2012/12 - 2013/01 - 2013/02 - 2013/03 - 2013/04 döneminde 30 gün, 2013/05 döneminde 20 gün,

2013/06 - 2013/07 - 2013/08 - 2013/09 döneminde 10 gün, 2013/10 döneminde 20 gün, 2013/11 - 2013/12 - 2014/01 - 2014/2 - 2014/3 -2014/4 döneminde 30 gün, 2014/05 döneminde 20 gün, 2014/06 - 2014/07/2014/08/-2014/09 döneminde 10 gün, 2014/10 döneminde 20 gün, 2014/11 - 2014/12 - 2015/1 - 2015/2 - 2015/3 - 2015/4 döneminde 30 gün, 2015/05 döneminde 16 gün çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davacının çalışmasının kesintisiz ve tam zamanlı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde ;kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir. 3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hak düşürücü süre yönünden dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12341, K. 2025/1619, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. E. Üçüncü Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
  13. G. Dördüncü Bozma Kararı
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Sebepleri
  16. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12341
Karar No
2025/1619
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12348 K.2025/1356
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12350 K.2025/1689
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12350 K.2025/2441
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12351 K.2025/1700
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12352 K.2025/1709
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12360 K.2025/1217

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.