KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13743 E., 2025/9449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2294 E., 2024/1775 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 12. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1072 E., 2023/104 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.02.2019 tarihinde davalı işyerinde mağaza açılışını yaparken iş kazası geçirdiğini, bu iş kazası nedeniyle sol ayak bileğinin 2 yerden kırıldığını, sol diz ön çapraz bağlarının koptuğunu, bu iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu beyanla maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, kazanın davacının tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasından kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''..Asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 1-) 583.690,58 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-) 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, ..'' karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maluliyet oranının hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespit edilmediğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından maluliyet oranının %19 olarak belirlendiğini, ameliyat sonrası bacağındaki fonksiyon kaybının tam olarak sorgulanmadığını ve Adli Tıp Kurumu'na dosyanın tevdi edilmesi gerektiğini, kararın bu yönden hatalı olduğunu, şikayetler dikkate alınarak bir kurul oluşturulmadığını, olayla ilgisi olmayan uzmanların bulunduğu, Adli Tıp Kurumu raporunun düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığını, TRH-2010 tablosuna göre zarar tespitinin hukuka aykırı olduğunu, pasif dönemde elde edilecek kazançların dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına,
temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13743, K. 2025/9449, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama