KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15194 E., 2025/1800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1501 E., 2024/1702 K.
- İlk derece mahkemesi
- KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/118 E., 2022/104 K.
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2002 ila 2008 yılları arasındaki Bağ-Kur kaydının iptalini, 2002 ila 2008 yılları arasında SSK hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında yapılan incelemede; taraflar arasında davacının 506 yani 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a statüsündeki hizmetleri ile Bağ-Kur hizmetlerinin çakışması nedeni ile hangi sigortalılık halinin geçerli olacağı konusunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmış, 31.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 24.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve dinlenen bordro tanık beyanları ile davacının Kurum tarafından iptal edilen 21.01.2002- 24.07.2008 tarihleri arasında mülga 506 sayılı Kanun'dan kaynaklanan sigortalılığının baskın olduğu,
bu dönemde davacının 506 sayılı Kanun sigortalısı(4/a) sayılması, aksine Kurum işleminin iptalinin gerektiği kanısına varılarak; davanın kabulü ile davacının 21.01.2002-24.07.2008 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, davacının 21.01.2002-24.07.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekil istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali- tespit istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi ile dinlenen bodro tanık beyanları, vergi kayıtları, kolluk tutanağı ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15194, K. 2025/1800, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama