İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15471 K.2025/10294

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...…

Esas2024/15471Karar2025/10294Tarih19 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/15471 E., 2025/10294 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/158 E., 2024/25 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum aleyhine Diyarbakır 2. İş Mahkemesi 2012/558 E.sayılı dosya ile hizmet tespiti ve işlem iptali davası açıldığını, davanın kabulü ile davacının 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verildiğini, davalı Kurumun 30.03.2011 tarihinden sonra tahsil ettiği primlerin olduğunu, daha önceki iptal sebebiyle fazla ödeme elinde görünen paraların davacıya verilmediğini, iptal nedeniyle prim ödemesi yapamadığını, 2. İş Mahkemesinde dava devam ederken yazılan müzekkerede “şayet sigortalılık iptal edilmese davacının hizmetinin ne kadar olacağının” sorulduğunu,

cevapta davacının 14 yıl 11 ay sigortalılık süresi olduğunun bildirildiğini, ancak iptal kararının kesinleşmesi üzerine davacının yaptığı başvuruya verilen cevapta yatırılan primlerin gün karşılığının verilemeyeceğinin bildirildiğini, davacının sigorta primi olarak yatırdığı ve Kurumca yıllardan beridir kullanılan sözkonusu bedellerin en azından isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilerek karşılık gelen günlerin davacıya sigortalılık süresi olarak verilmesi ve davacının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini,

bu sebeple davalı Kurum 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işleminin iptaline ve Kuruma tescili yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı işveren vekili cevap dilekçesiyle, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için başvuru şartının bulunduğunu, sigortalının o tarihte başvurusunun bulunmadığını bu sebeple Kurum işleminin yerinde olduğundan davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarih ve 2016/5486 E. 2018/4825 Karar sayılı sayılı kararıyla;

"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava Kurum işleminin iptaline ilişkin olup, Mahkememizin 2012/558 E. sayılı dosyasında davacının 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işlemi iptal edilerek 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, davacının bu dosyanın yargılaması sırasında iptal edilen dönemlerin geçerli sayılması durumunda emekliliği için kalan sürenin sorulmasına karar verildiği,

Kurum yazılan müzekkereye verilen cevapda eğer davacının hizmetleri iptal edilmese idi, 21.06.2013 tarihine kadar 14 yıl 11 ay hizmetinin olacağının bildirildiği ancak Mahkememizin yukarıda anılan kararının kesinleşmesinden sonra tespiti yapılan 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri sonrasına ilişkin ödenen primler bulunmasına rağmen Kurumca bu sürelerin hizmetten sayılmadığı,

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 01.04.2011 tarihi sonrası 1 yıl, 4 ay askerlik süresi borçlanması süresi ile 1 yıl 7 ay prim ödenmiş günlerin hizmetinden sayılması gerektiği ve bu sürelerin sayılmasına ilişkin davacının talebinin reddine dair Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işleminin iptali ile davacının 01.10.1998 - 30.03.2011 tarihleri arası haricinde primini ödemiş olduğu 1

yıl 4 ay askerlik borçlanması suresi ile 1 yıl 7 ay primi ödemiş günlerinin hizmet suresinden sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. 1.Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 17.05.2018 tarihli ve 2016/5486 E. 2018/4825 K. sayılı ilamında, "... Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde yukarıda belirtilen şartların varlığının tespiti üzerine eğer sigortalılık tespiti kararı verilecekse, Mahkemenin, davacıyı sigortalı olarak tespit edeceği sigortalılık sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihi açıkça yazılmak suretiyle prim ve diğer borçları olup olmadığı Kuruma sorulup belirlenerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen: 07.01.2020 tarihli ve 2018/312-2020/17 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 20.01.2021 tarihli 2020/1512 E.2021/497 K. sayılı ilamında; eldeki davada, Mahkemece, kararın gerekçe kısmında “....davacının 01.08.1998 - 30.03.2011 tarihleri arası hizmetleri 12 yıl 8 aydır.

Bu süre Yargıtay ilamı ıle kesinleşmiş olup Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 Karar sayılı ilamında davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tespiti yapıldığından ve bu karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden bu tarihler bakımından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

Yine davacının 01.04.2011 - 31.03.2012 tarihleri arasında 1 yıl davacı tarafından düzenli ödemelerin olduğu anlaşılmaktadır. 01.04.2012 - 31.08.2013 tarihleri arasında 1 yıl 5 ay süresi prim borçlarının davacı tarafından 27.09.2013 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Bu halde toplam sigortalılık süresi 15 yıl 1 ay’dır. Davacının 01.04.2011 tarihinden sonra zorunlu tarım sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işlemi bulunmamaktadır.

Bu halde 30.03.2011 tarihi sonrasında tarım sigortalılığının iptaline yönelik tespit ve işlem de bulunmadığı anlaşılmakla ve davalı Kurum tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında tahsil ettiği prim ile 01.04.2011 - 31.03.2012 arası cari prim ödemeleri ve 27.09.2013 tarihinde de 01.04.2012 - 31.08.2013 tarihleri arası birikmiş prim borçları banka aracılığıyla yapılan ödeme ile tahsil ettiği anlaşıldığından davacının 30.03.2011 sonrası primlerinin tahsil edildiği bu nedenle bu süre zarfında da zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği kanaati ile 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda bu hususların denetime elverişli bir şekilde

incelendiği ve süresinin hesaplandığı da dikkate alınarak davacının prim borçlarının ödenmesi hususu da dikkate alınarak toplamda kesinleşen karar ile birlikte (12 yıl 8 aylık hizmeti dahil) 15 yıl 1 ay sigortalılık süresinin tespitine karar vermek gerekmiştir...”denilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında ise “1-Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 Karar sayılı ilamında davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortası olduğunun tespit yapıldığından ve bu karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden bu tarihler bakımından karar verilmesine yer

olmadığına,

3-01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında davacının prim ödemiş aylar dikkate alınarak sigortalılık sürelerinin tespitine,

4-Mahkememiz 2012/558 Esas - 2013/782 Karar sayılı ilamında kabulüne karar verilen hizmet süreleri dahil ve Mahkememizin 2018/312 Esas sayılı dosyasındaki kabulüne karar verilen hizmet süresinin toplam 15 yıl 1 ay hizmet süresi olduğunun tespitine,..” denilmiş ancak gerekçede kabulü gerektiği belirtilen ve 15 yıl 1 ay hizmet süresine dahil olduğu anlaşılan 01.04.2012 - 31.08.2013 dönemine ilişkin hüküm fıkrasında herhangi bir karar verilmemiştir.

Böylece, kararın gerekçesi ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle çelişkili olduğu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Sair hususlar şimdilik değerlendirilmeksizin, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı

Bozmaya uyan Mahkemece verilen 08.04.2021 tarihli ve 2021/114-2021/222 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 22.09.2021 tarihli 2021/6349 E. 2021/10784 K. sayılı ilamında;"...Eldeki davaya konu somut olayda. Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin kesinleşen 13.12.2013 tarih ve 2012/558-2013/782 Esas Karar no.lu kararı ile davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurum tarafından tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında tarım sigortalılığının mevcut olduğu,

bu süre haricinde de söz konusu dava devam ederken davacının 24.05.2011-30.03.2012 tarihleri arasında ay be ay düzenli prim ödemesi yaptığı, sonrasında ise 27.09.2013 tarihinde 4.223,89 TL’lik toplu prim ödemesi yaptığı, Mahkemenin yapılan bu prim ödemelerinden ay be ay yapılan kısmı olan 24.05.2011-30.03.2012 arası ödemelere karşılık 01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılığa,

27.09.2013 tarihinde yapılan 4.223,89 TL tutarındaki toplu prim ödemesine karşılık ise ödeme yapılan tarihten geriye gidilerek düzenli prim ödemesini takip eden aydan başlamak suretiyle 01.04.2012 -31.08.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verildiği görülmektedir.

Mahkemece, davacı tarafından düzenli prim ödemelerinin yapıldığı döneme ilişkin, bu dönem için davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, öte yandan 27.09.2013 tarihinde yapılan toplu prim ödemesinin ise bu prim ödeme tutarları dikkate alınarak ve bu tutarların ileriye dönük olarak karşılık geldiği sigortalılık süreleri Kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle bu sürelere karşılık gelen sigortalılık süreleri belirlenerek, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmeli, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir...."denilmek suretiyle bozulmuştur. D.Dördüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 26.01.2023 tarihli karar ile "...Sonuç olarak davacının talebine ilişkin Mahkememize sunmuş olduğu 22.01.2018 tarihli beyan dilekçesi ile davacı asil isticvap edilmekle 26.01.2023 tarihinde Mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyan göz önüne alınmakla; talebin bir bütün olarak Kurum işleminin iptali ile 01.08.1998-30.03.2011, 31.03.2012-30.09.2013 tarihleri arasında 2962 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılmasına ilişkin olduğu,

Kurum işleminin bu yönüyle hatalı olduğu ve iptali gerektiği, 01.08.1998- 30.03.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Sigortalı sayılmasına ilişkin talep yönünden kesinleşen Mahkeme kararı üzere Kurumca davacının bu sürelerde sigortalı olarak işlem gördüğünden karar verilmesine yer olmadığına, 31.03.2012-30.09.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılmasına ilişkin talep yönünden ise davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalı olduğunun tespiti ile aşağıda olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir...." gerekçesiyle

Davanın kabulü ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işlemin iptali ile

-Davacının 01.08.1998- 30.03.2011 tarihleri arasına ilişkin Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti talebi yönünden; Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 karar sayılı kararı kapsamında davacının bu tarihler arası 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğu yönünde verilen karar kesinleşmekle karar verilmesine yer olmadığına,

-Davacının 31.03.2011-30.09.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

2. Dairemizin 22.09.2021 tarihli 2023/6657 E. 2023/6958 K. sayılı ilamında;""Dairemizin yukarıda anılan son bozma kararında Mahkemece yapılması gereken husus açıkça ve yol gösterici şekilde belirtilmiş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine etirlmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Buna göre Mahkemece, son bozma kararında belirtildiği üzere;

Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin kesinleşen 13.12.2013 tarih ve 2012/558-2013/782 Esas Karar nolu kararı ile davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurum tarafından tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında tarım sigortalılığının mevcut olduğu,bu süre haricinde de söz konusu dava devam ederken davacının 24.05.2011-30.03.2012 tarihleri arasında ay be ay düzenli prim ödemesi yaptığı,sonrasında ise 27.09.2013 tarihinde 4.223,89 TL’lik toplu prim ödemesi yaptığı, Mahkemenin yapılan bu prim ödemelerinden ay be ay yapılan kısmı olan 24.05.2011-30.03.2012 arası ödemelere karşılık 01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılığa,

27.09.2013 tarihinde yapılan 4.223,89 TL tutarındaki toplu prim ödemesine karşılık ise ödeme yapılan tarihten geriye gidilerek düzenli prim ödemesini takip eden aydan başlamak suretiyle 01.04.2012 -31.08.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verildiği görülmektedir.

Mahkemece, davacı tarafından düzenli prim ödemelerinin yapıldığı döneme ilişkin, bu dönem için davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, öte yandan 27.09.2013 tarihinde yapılan toplu prim ödemesinin ise bu prim ödeme tutarları dikkate alınarak ve bu tutarların ileriye dönük olarak karşılık geldiği sigortalılık süreleri Kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle bu sürelere karşılık gelen sigortalılık süreleri belirlenerek, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmeli, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.

E. Mahkemece Verilen Son Karar

Bozmaya uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin, 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı Kurum işleminin iptaline, Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2012.558 Esas 2013/782 Karar sayılı ilamında, davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortası olduğunun tespiti yapıldığı ve karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden, 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri bakımından karar verilmesine yer olmadığına,

davacının aylık düzenli prim ödemiş olduğu aylar dikkate alınarak 01.04.2011-31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılık sürelerinin tespitine ve davacının 27.09.2013 tarihinde toplu ödenen prim dikkate alınarak 27.09.2013-31.07.2015 tarihleri arasında sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; redde ilişkin kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beya

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15471, K. 2025/10294, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. 1.Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Üçüncü Bozma Kararı
  10. E. Mahkemece Verilen Son Karar
  11. VI. Temyiz
  12. A. Temyiz Sebepleri
  13. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15471
Karar No
2025/10294
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15501 K.2025/10108
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15521 K.2025/10077
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15525 K.2025/10087
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15574 K.2025/10327
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15725 K.2025/10328
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15726 K.2025/10329

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.