KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15612 E., 2025/1581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2287 E., 2024/1644 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/130 E., 2023/225 K.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; diğer davalı işverene ait ilaç üretim fabrikasında geçen ve bildirilen 01.12.1988-27.02.2015 tarihleri arasındaki çalışmalar için itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı verilmesi, bu süreler bağlanan yaşlılık aylığında kullanılarak yaşlılık aylığı bağlanma tarihinin yeniden tespiti, ödenemeyen aylıkların ve fark aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin usulüne uygun şekilde süresinde bildirildiğini, davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tüm bildirimleri için hem itibari hizmet süresi hem fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerektiğini, davalı işverene ait iş yerinde oldukça riskli, kimyasallardan dolayı kanserojen bir ortam bulunduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, Kuruma başvuru şartının gerçekleşmediğini, iş yerinin ilaç fabrikası olması nedeniyle oldukça temiz, hijyenik ve son teknoloji ile donatılmış olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, iş yerinde olumsuz bir çalışma koşulunun bulunmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm davalıların aşağıdaki parağrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinde itibari hizmet süresi verilmesini gerektirir işler ve iş yeri koşulları sayılı olarak belirtilmiş, 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde ise fiili hizmet süresi zammı verilmesini gerekirir işler ve iş yeri koşulları sayılı olarak belirtilmiştir.
3-İnceleme konusu davada, davacının, davalı işverenin davalı Kurumda ... numarada tescilli ilaç üretim iş yerinden 24.05.1988-27.02.2015 tarihleri arasında 4/1-a kapsamda bildirimlerinin bulunduğu, davacının bildirim yapılan bu iş yerinde riskli ve kanser yapıcı özellikleri olabilecek kimyasallara maruz kalarak çalıştığını, ağır, yıpratıcı ve riskli geçen söz konusu hizmetleri için itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 27.03.2007-30.09.2008 tarihleri arasında geçen bildirimler için 120 gün 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
13.09.2019 tarihinde iş yerinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, fabrikaya telefon, cihaz ve metal eşya ile girilemediği, davacının çalıştığı solid ambalaj bölümünde tablet ve kapsül yapıldığı, ilaç üretimi esnasında uçucu kimyasal maruziyetinin bulunmadığı, toz maruziyet riskinin bulunmadığı, gürültülü çalışma ortamının bulunmadığı, davacının rutin sağlık tetkiklerinde etkilenmenin bulunmadığı tespitlerinin yapılması karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15612, K. 2025/1581, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama