KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15716 E., 2025/2457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3104 E., 2024/2948 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/330 E., 2024/287 K.
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıcının, 02.01.1975 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kooperatif adına davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı.... işyeri sicil numaralı.... Zeytinlik Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde 02.01.1975 tarihinde sigortalı olarak 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9 ve 60. maddenin (G) bendi, 79, 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı işverenin .... sicil no.lu işyerinden 02.01.1975 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin tescil bilgileri ve bordolarının dosyaya gönderilmediği, davacının işe giriş bildirge tarihinde 17 yaşında olduğu,
davacı beyanında zeytinyağı fabrikasında çalıştığını beyan ettiği, dava konusu dönemdeki kooperatif yöneticilerinin tespit edildiği ancak dinlenmedikleri, öte yandan jandarma marifetiyle aynı işyerinde çalıştıkları tespit edilen ..., ... ile ...'ın dinlendiği ancak hizmet cetvelleri ve dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri celbedilmediğinden beyanlarının denetlenmediği,
dinlenen davacı tanıklarının da hizmet vetvelleri olmadığüından beyanlarının denetlenmediği böylelikle mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, işyerinin .... sicil no.lu işyerinin tescil bilgileri ile dava konusu dönemde verilmiş dönem bordroları Kurumdan celbedilerek bordrolu çalışanlar tanık olarak dinlenmeli, bordronun olmaması halinde işyerine dava konusu dönemde komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanları, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,
sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, koopetatif yöneticilerinin beyanlarına başvurulmalı, bozma öncesi dinlenen ve jandarma tarafından aynı işyerinde çalıştığı tespit edilen tanıklar ile davacı tanıklarının hizmet cetvelleri ve işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı,
böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15716, K. 2025/2457, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama