KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15960 E., 2025/8279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2178 E., 2024/1608 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/336 E., 2024/438 K.
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında organik bağın tespiti ve davalıların tüzel kişilik perdelerinin kaldırılması ile Diyarbakır İcra Dairesinin 2024/45301 Esas sayılı takip dosyası ile takibe konulan ve Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2021/299 Esas ve 2023/162 Karar sayılı ilamı ile karar verilen alacak nedeni ile takip borçlusu ... İnşaat Nakliyat Petrol Ürün Madencilik Hububat San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile ... Petrol Gıda İnş. Nakliyat Tic. Ltd. Şti., ... .... Gıda Tarım Gübre Zirai Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şirketi, ... İnş. Nakliyat Petrol Ürün .Mad. Hububat San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Otomotiv Petrol Gıda Taşımacılık Hayv. İhracat İthalat A.Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen takip konusu alacaktan sorumlu olduklarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eda davası açması mümkün olan davacının, aynı konuda tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, işbu dava neticesinde davacının tespit talebi yönünden kabul kararı verilse dahi bu kararın davacıya doğrudan hak sağlamayacağı, davacılar tarafından davalılar ile icra dosyası borçlusu şirket arasında organik bağ bulunduğu ileri sürülerek alacak talebi yöneltilmesinin de mümkün olduğu, açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tesbit) davası açmakta hukuksal bir yarar bulunmadığı,
dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın HMK m.114/1-h yollamasıyla HMK m.115/2 gereği usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, Mahkemece talep edilen araştırmanın yapılması, organik bağın tespiti ve icra dosyasında talep ettikleri alacaklarından müteselsilen sorumlu olunduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı şirketler arasındaki organik bağın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15960, K. 2025/8279, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama