İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2028 K.2025/1637

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/2028Karar2025/1637Tarih6 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2028 E., 2025/1637 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2998 E., 2023/3590 K.
İlk derece mahkemesi
Karabük İş Mahkemesi
Sayısı
2020/100 E., 2023/115 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 28.07.2017 günü işveren ... Demir Çelik End. San. Tic.

A.Ş.'ye ait ağır metal ve demir- çelik fabrikasında çalışırken, kazanın olduğu gece vardiyasında vinç arıza anonsu yapılması üzerine vincin arıza yerine geldiğini, bu vinç arızasını tamir esnasında müvekkilinin, kendi görev alanı dışında olan arızalı vincin halatını tutmakta iken, halatta bulunan eli tambur muhafazasına ve makaraya sıkıştırdığını, bu elim kaza sonucu genç yaşta ( 24 yaş ) olan kazazede müvekkili, Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi - engelli sağlık kurulu raporu'na göre;

sağ el parmaklarından 3. , 4., 5. parmaklarında ampütasyon sekel ve skarı mevcut" kaybı suretiyle kalıcı vaziyette yaralandığını ve % 13 oranında engelli ve sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin atfı kabil hiçbir hatası ve kusuru bulunmadığını, kusur incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, davalı işveren söz konusu iş kazasının meydana gelmemesi için gerekli ve zorunlu hiçbir tedbiri almadıkları gibi, işçilerin iş kazalarından korunması için gerekli koruyucu ekipman temininde bulunmadığını, İş Kanun'un 77. maddesiyle, sair İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatına göre işçilerine,

olası iş kazalarından korunma konusunda gerekli periyodik ve zorunlu eğitimleri de vermediklerinden, ilgili kazanın meydana gelmesinde tam ve asil kusurlu bulunduğunu, davalı taraflar, müvekkili ile gerektiği şekilde ilgilenmediğini, müvekkilinin maddi zarara uğramasına ve mağduriyetinin artmasına neden olduklarını, olayda davalı şirketin kusursuz sorumluluğu bulunduğu açıkça ortada olup, bu nedenle davalının sonuçtan ve zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, yapılacak yargılama sırasında sayın mahkemece re'sen gözetilecek sair sebeplere istinaden yargılama yapılarak;

mezkur iş kazası sonucunda % 13 oranında sürekli olarak meslekte kazanma gücü kaybına uğrayıp iş göremez duruma düşen müvekkilinin oluşan efor ve işgücü kaybı nedeniyle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere,

6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre bilirkişi raporuyla belirlenecek nihai maddi tazminat üzerinden müddeabihi artırım hakkımızı kullanmak üzere şimdilik 1000 TL maddi tazminat ve olayın sebep olduğu ruhi yıkım ve sair zararların tazmini için de 100.000 TL manevi tazminatın tacir olan ve bu sebeple de tüm borçları ticari olan davalıdan olay tarihi olan 28.07.2017 tarihinden itibaren işletilecek özel bankalarca uygulanan en yüksek ticari avans faizi ve yanı sırada, TTK.'nın 1426. maddesi kapsamında makul yargılama giderleri ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,

bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat davasını ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen yaralanmanın ortaya çıkmasında müvekkili şirkete kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından işçi sağlığını korumaya yönelik olarak tüm tedbirler alındığını, kaza olayı müvekkilinin ya da istihdam etmekte olduğu bir başka işçinin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkili şirket tarafından iş güvenliğine ilişkin tüm tedbirler alınmış iş güvenliği koruyucu ekipman ve teçhizatlar sigortalıya teslim edildiğini, müvekkili şirkete kazanın oluşumuyla ilgili kusur izafesi mümkün olmadığını,

dava dilekçesinde dahi sigortalının işyeri uygulamaları emir ve talimatlara aykırı şekilde hareket ettiği anlaşıldığını, müvekkili şirketin tüm özen ve dikkati sarf etmiş olmasına rağmen kullanım amacına aykırı şekilde hiçbir emir ve talimat olmaksızın olası riskleri bilen deneyimli bir işçi vinç işletmesinde ne şekilde hareket edilmesi gerektiğini, iş başı eğitimlerinde halat vb hareketli aksamalara el ile temasta bulunulmayacağı talimatlandırılmış ve bildirilmiş olmasına rağmen tüm riskleri üzerine alarak talimatlara aykırı hareketi ile tüm sorumluluğu üzerine alarak hareket ettiğini,

kabul anlamına gelmemekle birlikte işverene tali de olsa bir kusur izafe edilmesi yoluna gidilmesi durumunda; işverenden objektif olarak beklenebilecek tüm tedbirler alındığını, işçinin kendi inisiyatifinde olarak hareket ederek yaralanması nedeniyle müvekkili şirkete kusur izafesi mümkün olmadığını, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkili şirkete kusur izafesi yoluna gidilmesi halinde tüm tedbirlerin alınmasına karşın olayın meydana gelmiş olduğu nazara alınarak olayda öngörülemezlik/ kaçınılmazlık olduğu nazara alınarak asgari % 30 oranından az olmamak üzere indirim tatbiki yapılması gerektiğini,

davacı taraf ile müvekkili işverenlik sürekli olarak ilgilenmiş tüm tedavisi ile alakadar olmuş özel hastane masraflarını karşılamış ayni ve nakdi yardımda bulunduğunu, maddi manevi olarak davacının yanında bulunulmasına rağmen gerçeğe aykırı iddialar ile dava ikame edilmesi maddi gerçeklerle bağdaşmayacağını, 2019/278 E. sayılı dosyasında SGK tarafından rücu talepli olarak dava ikame edildiğini, münderecatındaki belgelerden davacı taraf iş göremezlik ve diğer ödemeleri tahsil etmiş olmasına rağmen gayri ahlaki şekilde mükerrer tahsil talebiyle eldeki davada da talepte bulunduğunu,

kabul anlamına gelmemekle birlikte anılan dosyada kurum tarafından tahsil edilecek miktarın ve yine hüküm altına alınacak tazminat miktarının eldeki davadaki hesaplamada da nazara alınarak tenzili gerekeceğinden 2019/278 E. sayılı dosyanın neticesinin aradaki fiili hukuki irtibat nedeniyle bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından talep edilen şahsi sicili dosyası da sayın mahkemenin 2019/278 E. sayılı dosyasına ibraz edilmiş bulunduğunu, şahsi sicil dosyası tetkik edildiğinde;

sabit olduğu üzere sigortalı işçinin tüm iş güvenliği eğitimleri verdirildiğini, iş sağlığı ve işçi güvenliğini teminen tüm ekipman ve malzemeler işçiye verildiğini, işyerinde gerekli kontroller zamanında sağlandığını, hukuki temelden yoksun davanın öncelikle usulden HMK m. 107 2 şartları taşımadığından reddini, davanın Ak Sigorta A.Ş.'ye ihbarını, 2019/278 E. cayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, 28.07.2017 tarihinde ... Demir Çelik End. San. Tic.

A.Ş. ünvanlı iş yeri sigortalı çalışanı ...'nın vinç arızasına müdahale etmek amaçlı olarak vincin halatını tuttuğu esnada halatın ani olarak hareket etmesi ile sağ elinin tambur ile halat arasına sıkışması sonucu yaralanması şeklinde meydana geldiği, SGK Müfettişi tarafından düzenlenen 08.05.2019 tarih 93266/02/İR/02 sayılı inceleme raporunda özetle: Meydana gelen kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının a ve b bentleri uyarınca iş kazası olduğu, ...

Demir Çelik End. San. Tic. A.Ş.'nin meydana gelen kaza olayında %80 oranında kusurlu olduğu, ...'nın meydana gelen kaza olayında %20 oranında ağır kusurlu olduğu, kanaati belirtildiği, mahkemece kusur raporu aldırıldığını, 04.05.2022 tarihli heyet raporunda: Davalı ... Demir Çelik End. San. Tic.

A.Ş.'nin yerine getirmediği yükümlülüklerinin kaza olayının meydana gelmesinde %80 (yüzde seksen) oranında etken olduğu, kazazede ...'nın yerine getirmediği yükümlülüklerinin kaza olayının meydana gelmesinde %20 (yüzde yirmi) oranında etken olduğu, SGK Müfettişi tarafından düzenlenen 08.05.2019 tarih 93266/02/İR/02 sayılı inceleme raporunda tespit edilen değerlendirmelere katılmakta olduklarını belirtildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun 02.01.2019-02 tarih sayılı kararında: Sürekli iş göremezlik oranının E cetveline göre: %16.20 olduğu, kontrol gerekmediği,

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 07.12.2020-16816 tarih sayılı kararında: dava dosyası incelendiği, sigortalının 28.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranı %16.2 olduğu, kontrol muayenesi gerekmediği ve ATK 3. İhtisas Kurulu kararına göre ise E cetveline (yaşına) göre %16.2(yüzdeonaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, bordrolara göre davacının kaza tarihindeki günlük brüt ücreti 59,35 TL'dir.

Kaza tarihindeki günlük brüt asgari ücret 59,25 TL olup, davacı asgari ücretin 1,00168 katı gelir elde ettiği, Yargıtay içtihatları karşısında tazminatın 1,00168 kat üzerinden hesaplanması gerektiği, aktürerya bilirkişisinin 31.03.2023 tarihli raporunda bu ücret üzerinden yapılan hesaplama itibar edilerek, oay nedeniyle davacının üzüntü ve ızdırap duyduğu, bu acının bir nebze olsun giderilmesi amacıyla davacı tarafa bir miktar tazminat ödenmesi gerektiği, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amacını da taşımadığı,

22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının gerekçesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak toplanan delillere, dosya içeriğine, davacının olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü dikkate alınarak davacının 50.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle;

“1-Davacının Maddi Tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 311.042,33 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine 2-Davacının manevi tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davacı istinaf dilekçesinde özetle, tazminat hesabının yapılığı tarihte Kardemir Karabük Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. firmasında bordrolu olarak çalıştığını, bordrosunu mahkemeye sunduğunu, aktüer tazminat hesabında artık bilinen bir gelir de mevcut olup, varsayımsal veya başkaca bir gelir esas alınamayacağını, kaza tarihinden sonra 25.02.2020 tarihinde Kardemir A.Ş.'ye işe başladığı ve o iş yerindeki ücret bordroları olduğu,

davalı iş yerine ait bordrolar olmadığı gerekçesiyle hesaplamaya esas alınmamasının hatalı olduğunu, gerçek zararının belirlenerek hüküm kurulabilmesi için dosyanın yeniden bilirkişi raporu alınması talebinin kabul edilmeksizin hüküm kurulduğunu, hükme dayanak Aktüer raporu 15.06.2022 tanzim tarihli olup, bu tarihte geçerli (01.01.2022 - 30.06.2022) asgari ücret brüt 5.004,00 TL, net 4.254,00 TL olduğunu, 01.07.2022 tarihinden itibaren ise bu rakam brüt 6.471,00 TL, net 5.500,00 TL, raporun düzenlendiği tarihte bu Türkiye gündeminde olan rakam olup,

raporun mahkeme sunulmasından ve tarafımıza tebliğinden ve yine karar tarihinden önce 01.07.2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğini, bilinmeyen dönemin karar tarihine en yakın tarihli rapor alınmaması sebebiyle hatalı hesaplandığını, takdir edilen 50.000,TL manevi tazminatın az olduğunu beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı işveren istinaf dilekçesinde özetle, şirkete izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, işin tehlikesiz olarak yapılması için gerekli tüm tedbirleri almış, işçilere gerekli eğitimleri aldırmış ve iş güvenliği ile ilgili tüm ekipman ve malzemeleri teslim ettiğini, objektif olarak beklenebilecek tüm özeni göstermiş olmasına ve gerekli tedbirleri azami derecede almış olmasına rağmen kazazede işçi tarafından makara ile zincir arasına elini sokmak suretiyle sırf kendi inisiyatifinde hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini,

işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için olayla ilgili uygun illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, uygun illiyet bağını kesen unsurlardan ilkinin kaza geçiren işçinin kusurunun ağırlığı olduğunu, işçinin kendi davranışı sonucunda iş kazasına uğradıysa işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kazazede işçinin maruz kaldığı iş kazasına kendi kusur ve kabahati neden olması sebebiyle uygun illiyet bağı bulunmaması sebebiyle işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini,

davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ile ilk gelir peşin sermaye değeri üzerinden şirkete izafe edilen kusur oranı üzerinden indirim yapılması isabetli olmadığını, bilirkişi tarafından tazminat hesabına esas ücret bakımından davacının dönemsel asgari ücretin 1,348 katı tutarında ücretle çalıştığından bahisle hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, davacının pasif dönem zararı bakımından yapılan hesaplamada %10 ıskonto uygulamasının sadece ilk ay üzerinden değil tüm aylara yansıtılması gerektiğini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

A)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2028, K. 2025/1637, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2028
Karar No
2025/1637
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2029 K.2025/1638
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2030 K.2025/450
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2030 K.2025/960
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2033 K.2025/1139
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2034 K.2025/588
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2035 K.2025/961

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.