İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2100 K.2025/1957

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Esas2024/2100Karar2025/1957Tarih13 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2100 E., 2025/1957 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2125 E., 2023/2992 K.
İlk derece mahkemesi
Akseki Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2022/38 E., 2023/34 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı İbradi Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisin vefat etmeden önce davalı ...'a ait işyerinde çalışırken reklam afişinin değiştirilmesi sırasında davalı ...

Başkanlığının çalışanı ...'in kullandığı iş makinesinin geriye kaçması sonucu iş makinesinin kepçesinden düştüğünü, kaza sonucunda ağır yaralandığını, yaklaşık 2 ay bitkisel hayatta kaldıktan sonra 03.10.2014 tarihli iş kazası sonucunda 09.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak eşi olan davacı ...'nın ve çocukları olan davacılar ... ve ...'nun kaldığını, olayın iş kazası olarak SGK Müdürlüğüne bildirildiğini, davacıya aylık bağlandığını, olayın iş kazası olduğunun gerek Akseki Cumhuriyet Savcılığının 2014/680 Esaslı dosyası kapsamındaki belgelerden gerek SGK kayıtlarında açık olduğunu, işverenin kusursuz sorumluluğu,

gerekse Borçlar Kanunu kapsamında adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu kapsamında her iki davalının da müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakkının saklı kalmak koşuluyla davacılardan için 10.000'er TL maddi tazminat ile davacı ... için 60.000 TL, davacılar ... ... ve ... için 30.000 'er TL manevi tazminatın dava dilekçesinde belirttikleri şekilde faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, olayda adı geçen ...'nın hizmet alımı usulü ile, ...'un ise Belediye'de işçi kadrosunda çalıştığını, olayın vukuu bulduğu 03.10.2014 tarihinde belediye personellerinden ... ve ...'un olayla ilgili görevli olmadığını, iş makinesinin görevlendirilmesi bulunmadığını, davalı ... firması ile zaman zaman hizmet alımı usulü ile çalışma yapıldığını, hizmetlerin yerine getirilmesinde işin bitimine ve teslimine kadar tüm sorumluluğun davalı ...'e ait olduğunu, Belediyenin tasarrufunun olmadığını, adı geçen firma ile anahtar teslimi iş yapıldığını,

iş kazası olarak nitelendirilecek bu olayda hayatını kaybeden ... ...'ın, ... firmasının çalışanı olduğunu, davacı vekilinin işin asıl sahibinin ... olduğu iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; olay tarihi olan 03.10.2014'te, ... ...'in davalılardan ...'nin sigortalı işçisi olduğu, olay günü reklam afişinin değiştirilmesi sırasında davalılardan İbradı Belediye Başkalığı'nın çalışanı olan ...'in kullandığı ve davalı Belediyeye ait iş makinesinin geriye kaçması sonucu işçi ...'in iş makinesinden düşüp yaralandığı, olay nedeniyle 09.12.2014 tarihinde vefat ettiği, davalı ...'nin 13.04.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde de, olayda adı geçen ...'nın hizmet alımı usulü ile, ...'nın ise belediye işçi kadrosunda çalışanları olduğunun beyan edildiği,

kusur tespitine ilişkin, 28.06.2016 tarihli iş kazası uzmanı bilirkişisi ...'in bilirkişi raporunda, 04.08.2017 tarihli makine mühendisleri, a sınıfı iş güvenliği uzmanı, trafik uzmanı bilirkişilerinin bilirkişi raporunda, 02.05.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dosya davalılarının olayın meydana gelmesinde kusurlu oldukları, maktul işçi ...'in olayın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalıların kendi aralarındaki rücu ve kusur durumları ayrı olmak üzere, davalıların meydana gelen olay sebebiyle kusurlu oldukları, yasa gereği haksız fiil niteliğindeki iş kazasından kaynaklı olarak,

kusur oranları ne olursa olsun, zarara uğrayan davacılara karşı davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, maktul ...'in %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, maktulün kusuru oranında tazminat hesabında indirim yapıldığı, Antalya BAM 10. Hukuk Dairesinin 2022/255 Esas 2022/279 Karar sayılı ilamından sonra tahkikata devam edildiği, maddi tazminat hesabı için bilirkişiden ek rapor alındığı,

gerçek zarar miktarının hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu, desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransadan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de.

Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Kurumunca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçildiği, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılmasının esas olduğu,

diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında 2020 yılı Aralık ayı itibari ile tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verildiği, davacıların ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alındığı,

destekten yoksun tazminat miktarının hesaplanmasında, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücret esas alınarak ve bilinen somut veriler ışığında ek rapor tarihindeki davacı eşin evlenme ihtimali dikkate alındığı, aktüerya nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisinin 09.11.2022 tarihli raporundaki hesaplamalar uygun görülerek hüküm kurulduğu, davacı tarafın 06.12.2022 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek dava değerini artırdığı,

davalı ... vekili her ne kadar bir davada sadece bir kez davanın ıslah edilebileceğini davacının ikinci kez davasını ıslah ettiğini beyan ederek itiraz etmiş ise de dosyanın incelenmesinde davacının davasının HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde açtığı, davacının 27.12.2020 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olmayıp bedel artırım dilekçesi olduğu, İstinaf Mahkemesi kararından sonra tahkikata devam edilmekle yeniden ek rapor alındığı ve bu ek rapor doğrultusunda davacının bir kez 06.12.2022 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ettiği görülmekle davalı ... vekilinin itirazı yerinde görülmediği,

alacak kalemlerine 03.10.2014 kaza tarihinden itibaren faiz işletilerek hüküm kurulduğu, ... ...'in genç sayılabilecek 38 yaşında vefat etmesi, eşi davacı ...'nın 28'inde çok genç yaşta dul kalması, geride 4 ve 6 yaşında küçük iki çocuğun kalması,

çocukların babaları hatırlayabilecek yaşta bile olmamaları, ülkenin ekonomik koşulları, yüksek enflasyon oranları, Türk parasının satın alma gücündeki ciddi düşüş gibi hususlar dikkate alındığında davacıların manevi tazminat talepleri makul görülmekle manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı İbradi Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı İbradi Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bozma kararında belirtilmeyen fakat Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda kabulü mümkün olmayan değerlendirmeler yapıldığını, tazminat hesabında değerlendirmeye alınan SGK peşin sermaye değerlerine ilişkin eşin evlenme ihtimali, son asgari ücret miktarı, tazminat tutarlarına ilişkin yeniden değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmadığını, İstinaf incelemesinde bozma sebebi peşin sermaye değerinin farklı olup olmadığının tespiti,

farklılık varsa sebebinin Kurumdan sorulması gerektiğine ilişkin olduğunu, bu konuda çelişkileri giderecek değerlendirme yapılmadığını, taleplerinin dikkate alınmadığını, ıslah bir kez yapılabileceğinden ikinci kez yapılan ıslaha ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, Mahkeme dosyasındaki çeşitli raporlardaki kusur oranları hakkında çelişkilerin giderilmediğini, aynı aktüerya bilirkişisine dosyanın gönderilerek ek rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, fahiş tazminat miktarlarına ilişkin raporda kusur oranlarına dayalı tazminat dağılımı yapılmadığını,

önceki raporlarda sorumluluk tutarlarına ilişkin dağılım yapılmışken rücu edilebileceği gerekçesiyle bu taleplerinin reddedildiğini, destekten yoksun tazminat miktarları, manevi tazminat miktarlarına ve hesaplamalarına itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda kabul etmedikleri son asgari ücret hesaplaması, eşin yeniden evlenme şansı hesaplaması, peşin sermaye değeri hesaplaması,

gerçek zarar miktarı ve kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, kusura ilişkin eski bilirkişi raporlarında anlaşılması güç ve kendi tespitleri ile çelişecek şekilde İbradı Belediyesine kusur atfedilmesi gerçeği yansıtmadığını, hatalı olarak tespit edilen kusur oranları üzerinden tazminat hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, 1997 model Mastaş marka kazıyıcı-yükleyici çalışamaz durumda olup Belediye hizmetlerinde kullanılmadığını, bu konuda tespit yapılmadığını, araç, dava dışı ilişkili kişi ...

Duacı tarafından görev ve yetkisi dışında keyfi ve izinsiz kullanıldığını, iş makineleri yetkilisi beyanın alınmadığını, aracın incelemesinin yapılmadığını, davada ilişkili kişilerin olması ve kendilerine rücu edilebilmesi hatta savunma haklarının kısıtlanmaması gerekçeleriyle tahkikat sonuçlanıncaya kadar dava ilişkili kişilere tüm taleplere rağmen dava ihbar edilmediğini, hizmet alımı usulü çalışma yapıldığından tüm sorumluluk davalı ...'te olmasına rağmen eski raporlarda en az kusurlunun davalı işveren gösterildiğini, bu değerlendirmeyi kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda İlk Derece Mahkemesince meydana gelen iş kazası sonucu sigortalının ölümü nedeniyle hak sahibi davacılar için 20.12.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunu esas alan davacılar vekili tarafından verilen değer artırım dilekçesindeki miktarlara göre karar verildiği, davacılar vekilinin sadece manevi tazminat miktarının azlığı, murise verilen kusur oranı ve karardaki davalılar için hükmedilen vekalet ücretine itiraz edildiği, kaldırma kararında da hesap yapmayı gerektiren gerekçe bulunmadığı halde tekrar hesap raporları alındığı,

hesap raporunda asgari ücret dışında karara esas alınan rapordaki birçok veri değiştirilerek hesap yapıldığı, davacılar vekilinin bu sefer son rapora göre ıslah dilekçesi verdiği, Mahkemenin de ıslah dilekçesine göre karar verildiği görülmüşse de davacılar vekilinin ilk karara esas alınan hesap raporuna itiraz etmediği, karara bu yönünden itiraz etmediği gözetilerek ilk bedel artırım dilekçesine göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu, murisin alınan bütün kusur raporlarında kusur oranının aynı olduğu,

dosyada alınan kusur raporları, tanık beyanları ve ceza dosyası kapsamına göre alınan kusur raporlarının karar vermeye yeterli, karara esas alınan kusur oranlarının olayın oluşuna uygun olduğu, davalıların zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, dosya içindeki SGK yazısında davacılara bağlanan ölüm aylığı sebebiyle peşin sermaye değeri ile ilgili yazılarda farklılık bulunduğundan inceleme aşamasında SGK Antalya İl Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta ilk peşin sermaye değerlerinde değişiklik olmadığının bildirildiği,

ölenin yaşı, kusur durumu, paranın alım gücündeki düşüşe göre hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu, davacı ...'ya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin kusura isabet eden rücuya tabi kısmının 30.691,63 TL, davacı ...'ya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin kusura isabet eden rücuya tabi kısmının 19.603,89 TL, davacı ...'ya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin kusura isabet eden rücuya tabi kısmının 16.193,77 TL (karara bu açıdan itiraz edilmemesi sebebiyle) davacı ...'nın talep edebileceği maddi tazminatın 138.300,16 TL, davacı ...'nun talep edebileceği maddi tazminatın 32.547,81 TL,

davacı ...'nun talep edebileceği maddi tazminatın 37.139,52 TL olduğu, kararın davalı ... açısından düzeltilmesi gerektiği anlaşıldığından davalı ... vekilinin başvurusunun davacıların ikinci kez değer artırımı yapamayacağı vekalet ücreti hesabında dikkate alındığı ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında;

"Davanın kısmen kabulü ile

1-Davacı ... açısından 620.144,71 TL maddi tazminatın davalı ... 138.300,16 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 03.10.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

2-Davacı ... açısından 35.120,47 TL maddi tazminatın davalı ... 32.547,81 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 03.10.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

3-Davacı ... açısından 87.153,87 TL maddi tazminatın davalı ... 37.139,52 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 03.10.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle İstinaf Mahkemesince usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle İstinaf Mahkemesince usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliği

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2100, K. 2025/1957, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2100
Karar No
2025/1957
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2101 K.2025/441
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2103 K.2025/772
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2103 K.2025/531
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2105 K.2025/979
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2108 K.2025/1123
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2109 K.2025/980

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.