KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3282 E., 2026/1108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2723 E., 2023/3324 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/68 E., 2019/299 K.
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 10/4.f bendi hükümlerine uygun olarak geçmiş dönemlere ilişkin faydalandığı prim teşviklerinin kapsamını değiştirecek şekilde daha önce düzenlenmiş aylık prim hizmet belgelerindeki faydalanılan teşvikin değiştirilmesine yönelik yapılan müracaatın davalı Kurum tarafından reddedildiği,
davalı Kurumun yasa ve yönetmelik ile tanınan bir hakkı genelge ile ortadan kaldırmasının mümkün olamayacağı iddiasıyla davacının 2013/12 - 2015/01 ayları arasındaki dönem için 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesi kapsamındaki sigorta teşvikinden yararlanmasnını reddine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline ve davalı Kuruma fazladan ödemek zorunda kaldığı miktardan şimdilik 7.303,84 TL'nin aybeay ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde ve aşamalarda kendilerin husumet yöneltilemeyeceği ve işlemlerin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 23.09.2019 tarihli ve 2019/68 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararla davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli ve 2019/68 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/3873 Esas, 2020/530 Karar sayılı kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 23.09.20 19... /68 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
1 Nisan 2018 tarihinde yürürlüğe giren davaya konu taleple ilgili düzenleme getiren 7103 sayılı Kanun'un 70. maddesi dikkate alınarak davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Bakanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/3873 Esas, 2020/530 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 25.06.2021 tarihli ve 2020/9069 Esas, 2021/9032 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada ise, Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ek 17. maddenin gelmesi ve daha sonra 4. fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17. maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..."
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... ...Müdürlüğü'ne açmış olduğu davanın taraf sıfatı bulunmadığından reddine, davacının davalı ...'na açmış olduğu davasının kabulü ile davalı Kurumun davacı şirketin 12.06.2015 tarih ile intikal eden 02.06.2015 tarihli dilekçesini reddeden 04.09.2015 tarihli işlemin iptaline, teşvik farkı dava açıldıktan sonra mahsup edildiğinden bu konuda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihine kadar işlemiş olan 551,59TL faiz alacağının davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazine aleyhine davanın reddi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, faiz tutarının yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz ve vekalet ücreti hükümlerinin yerinde olmadığı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3282, K. 2026/1108, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama