KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3459 E., 2024/13608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2691 E., 2023/2561 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/60 E., 2022/128 K.
Karar Metni
1.372 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptalini ve kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 2020 Ocak ayından itibaren aylığın kesilmesi işleminin iptaline yönelik talebin reddine, davacının aylığın kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması talebinin reddi ile 24.07.2020 tarihinden itibaren aylığın %52 engel oranına göre tekrar bağlanmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davacının talebini aşar şekilde davacının 24.07.2020 tarihinden itibaren % 52 oranına göre yeniden bağlanmasına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranın, kurumun maaş kesme işleminden sonra artmış olmasının dava konusu olmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesinin 15.02.2021 tarihli sağlık kurulu raporu doğrultusunda, davacının çalışma gücünün % 57'sini kaybettiğine karar verildiği ve bu engel oranına göre 01.10.2021 tarihinde yeniden aylık bağlandığı açık olup ilk derece mahkemesinin aylık bağlama tarihini 24.07.2020 olarak kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden.
Ankara Etimesgut Sait Ertürk Devlet Hastanesi’nin 09.01.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda davacının özür oranının % 46 olduğunun tespit edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 24.04.2018 tarihli kararında 09.01.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunun incelendiği, çalışma gücünün % 46'sını kaybettiğinin belirlendiği, engellilik indiriminden 09.01.2018 tarihinden başlamak üzere 09.01.2020 tarihine kadar faydalandırılmasına karar verildiği ve kontrol kaydı belirlendiği, davacıya 15.05.2018 tarihinden başlamak üzere % 46 engel oranına göre aylık bağlandığı,
kontrol muayenesi için sevk edildiği Eskişehir Şehir Hastanesi’nin 06.12.2019 tarihli Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda engel oranı % 26 olduğu bildirildiği, SGK tarafından Gelir İdare Başkanlığından %26 olarak belirlendiği bildirildiğinden davacıya 193.
SK 31. maddesi uyarınca engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı bu nedenle 2020/Ocak itibariyle kesilen aylığının yeniden başlatılmadığının davacıya 27.4.2020 tarihli yazı ile bildirildiği, davacının daha sonra Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin 24.07.2020 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen engel oranı ile Kuruma tekrar tahsis başvurusunda bulunduğu ve 29.09.2021 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2021 tarihinden itibaren 15.02.2021 tarihli rapor esas alınarak % 57 engel oranı ile yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Yüksek Sağlık Kurulu’nun 17.03.2021 tarihli kararında ". Eskişehir Hastanesinin 06.12.2019 tarih, 4191 sayılı sağlık kurulu raporuna göre özür oranının % 26 olduğu; ayrıca Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmeyen ve dava dosyası içerisinde mevcut olan Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesinin 24.07.2020 tarihli sağlık kurulu raporuna göre de değerlendirildiğinde özür oranının %52 olduğu, Yüksek Sağlık Kurulu’nun 31.05.2021 tarihli kararında;".
Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesinin 24.07.2020 tarihli sayılı sağlık kurulu raporuna göre %52 özür oranının rapor tarihi olan 24.07.2020 tarihinden itibaren geçerli olduğu, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu 03.01.2022 tarihli kararında "20.02.2019 tarih, 30692 Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 62 olduğu, Ankara Etimesgut Sait Ertürk Devlet Hastanesi’nin 09.01.2018 tarihli raporunda “Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen anksiyete bozukluğu ve DM” tanıları ile % 46 engel oranının uygun olduğu,
Eskişehir Şehir Hastanesi’nin 06.12.2019 tarihli raporunda “Tedavi ile işlevselliği tam düzelen anksiyete bozukluğu, DM ve LDH” tanıları ile %26 engel oranının uygun olduğu, aradaki farkın psikiyatrik olarak düzelmeden kaynaklandığı, sorulduğu üzere 06.12.2019 ve 24.07.2020 tarihleri arasında engellilik oranının %40’ın altında olduğu, 24.07.2020 tarihi sonrası % 40’ın üzerinde olduğu, mevcut tanıları ile halihazırda engellilik oranının % 62 olduğu.
Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 11.04.2022 tarihli kararında 06.12.2019 ve 24.07.2020 tarihleri arasında engellilik oranının % 40’ın altında olduğu, 24.07.2020 tarihi sonrası % 40’ın üzerinde olduğu, mevcut tanıları ile halihazırda engellilik oranının % 62 olduğu, Yüksek Sağlık Kurulu’nun kararında verilen % 52’lik oranın Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin 24.07.2020 tarihli raporunda belirtilen tanılar dikkate alınarak yapıldığı, belirtilen tanılara göre % 52 oranın uygun olduğu "bildirilmiştir.
Davacıya ilk aylık bağlama kararı üzerine 15.05.2018 ile 20.01.2020 tarihleri arasında aylık ödendiği, davacının ikinci tahsis talebi sonrası 01.10.2021 tarihinden başlayarak bağlanan aylığı ödenmeye devam edildiği görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanunun Geçici 10 uncu maddesinde 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve Geçici 87 nci maddesine göre işlem yapı..." lacağı düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş: Geçici 87. maddesinde ise anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu 60 ıncı maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda düzenlenmiştir.
193 sayılı Kanunun "Engellilik indirimi" başlıklı 31 inci maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1 inci maddesinde. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup, Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür.
Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir.
Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir.
Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da, bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş.
24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile de birtakım düzenlemeler getirilmişse de, Merkez Sağlık Kurulu’nun görev ve yetkileri korunmuştur.
Ayrıca, 14.01.2012 ve 30.03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte Merkez Sağlık Kurulu’na ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır.
Eldeki davada; engellilik oranının tespiti amacıyla alınan raporlarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının engellilik oranının %52 olarak belirlenmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmadan eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3459, K. 2024/13608, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama