KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3994 E., 2024/13624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/224 E., 2023/163 K.
Karar Metni
1.445 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ...'in 11.09.2010 tarihi itibariyle davalı ... İnş. Tur. San. Mad. Tic. Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığını ve 08.04.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası dolayısıyla hayatını kaybedene kadar aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, davalı işyerlerinden ... İnşaattın asıl işveren, ... İnş. Tur. San. ve Mad. Tic. Ltd.
Şti'nin ise alt işveren sıfatındaki taşeron firma olduğunu, bilindiği üzere 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi uyarınca, işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçlerini noksansız bulundurmak, işçilerin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü olduğunu, işverenlerin işyerinde anılan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler,
yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermek zorunda olduğunu, müvekkilinin murisi ...'in müvekkillerinin hayattaki tek dayanakları olduğunu, müvekkillerinin murislerinden başka geçim kaynaklarının bulunmadığını belirterek,
fazlaya ilişkin dava, hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile iş kazası dolayısıyla 1.000,00 TL maddi destekten yoksun kalma tazminatının iş kazasının meydana geldiği tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın müvekkil şirketin taşeronu olan diğer davalı ... İnş. Tur. San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tüm güvenlik tedbirlerinin taşeron tarafından alınacağının belirtildiği, müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, ifade edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 2.Davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’in eşi ...’in müvekkil şirkete gelerek toplam 115.000 TL alarak ibraname imzaladıkları, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ifade edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.03.2014 tarihli ve 2013/122 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı, alınan ibranın tam ibrada oluşu, ibranamedeki miktarın iki tarafın karşılıklı olarak hak ve borçlarını makul ve hayatın olağan icaplarına uygun düştüğü görülmekle, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarih ve 2015/13978 Esas ve 2015/17809 Karar sayılı ilamında özetle; dava konusu iş kazası nedeniyle, davacı eş ile davalı alt işveren ... İnş. Tur. Ltd.
Şti. arasında düzenlenen 28.06.2011 tarihli ibranamede; dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle 80.000,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminata karşılık olmak üzere toplam 115.000,00 TL bedelli çekin elden alındığının belirtildiği, davacı eşin ibranameyi kendi adına asalaten davacı çocuk adına velayeten imzaladığı, yapılacak işin.
28.06.2011 tarihli belge ile maddi tazminata karşılık yapılan ödemenin ne kadarının davacı eş ne kadarının davacı çocuk yönünden olduğunun davacılara sorularak, tespit edilemediği takdirde davacılar arasında garameten paylaştırılarak,
ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacı eş ve çocuğun gerçek zararlarını saptamak, böylece tazmin edilecek miktarlar ile buna karşılık davalı alt işveren tarafça maddi tazminata karşılık ödenen miktarlar arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda ödemeleri “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemelerin davacıların ödeme tarihindeki gerçek zararlarını hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarlarından,
yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek gerçek zararlardan ibraname ile ödeme yapılan tarihe göre zararları karşılandığı oranda indirim yapılarak kalan zarar miktarlarını hüküm altına almak, açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise davacı eş ve çocuk yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.01.2021 tarihli ve 2016/19 Esas, 2021/47 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında aldırılan 30.11.2020 tarihli kusur raporunda davalı ... İnşaat Turizm San. ve Madencilik Ltd. Şti.'nin kazanın oluşumunda birinci derecede etkili olduğu, ... işçi ...'in ikinci derece etkili olduğu ve 31.05.2011 tarihli SGK inceleme raporunda yer alan, işveren ... İnşaat Turizm San. Mad. Ltd.
Şti.'nin %70 oranında sorumluluğunun bulunduğu, kazalının %30 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusur oranları üzerinden hesap raporu alındığı, davacı vekilinin 08.02.2016 tarihli bozma ilamına karşı beyanlarını içerir dilekçe ile maddi tazminata karşılık yapılan 80.000,00TL'nin ayrım yapılmaksızın eş+çocuk için yapıldığını, meblağın garameten taraflarına ödendiğini bildirdiği, dosyada 05.08.2020 tarihli hesap raporu ile davacılara garamaten ödenen 80.000,00 TL'nin davacı ... ile davacı ...'in yoksun kaldığı destek tazminatını karşılamadığı,
Yargıtay ilamı doğrultusunda yapılan hesap raporu neticesinde yapılan ıslah doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle;
Davanın kabulü ile 1- Davacı ... yönünden; 146.449,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacı ... yönünden; 21.721,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.04.2023 tarih ve 2022/7915 E. - 2023/4050 K. ile "... Mahkemece yapılacak iş; 28.06.2011 tarihli belge ile maddi tazminata karşılık yapılan ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacı eş ve çocuğun gerçek zararlarının saptandığının anlaşılması karşısında, yapılan işbu ödemelerin davacıların tazminat alacaklarını karşılama oranına göre tespit edilecek denkleştirme oranını bularak, bu oranı 05.08.2020 tarihli hükme esas alınan hesap raporuna uygulayarak ve bu esnada usuli kazanılmış hakları gözeterek, davacı eş ve çocuğun karşılanmayan maddi tazminat alacağını hüküm altına almaktan ibarettir... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, bozma ilamı doğrultusunda usuli kazanılmış haklar gözetilerek hesap bilirkişi raporunun hazırlandığı, davacı ...'e 28.06.2011 günü yapılan 65.000 TL ödemenin davacının gerçek zararını %78,70 oranında, davacı ...'e yapılan 15.000 TL ödemenin ise gerçek zararını %78,05 oranında karşıladığı bu hali ile davacı ... yönünden karşılanmayan bakiye zararını 56.395,95 TL, davacı ... yönünden karşılanmayan bakiye zararın ise 10.759 TL olarak hesaplandığı ve Yüksek Mahkeme'nin belirlediği denkleştirme metodu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı ... yönünden; 56.395,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı ... yönünden; 10.759,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin hükme esas aldığı 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkiline ödenmesi gereken maddi tazminat hesaplanırken usulü kazanılmış hakların göz ardı edildiğini, usulü kazanılmış haklar gözetilmeden müvekkillerinin maddi tazminat taleplerinde indirime gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararına esas aldığı 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan rakamlar bakımından açık oransızlıktan söz edilemeyeceğini, bilirkişinin hesaplamayı nasıl yaptığını açıkça belirtmediğini, hesaplama şekil ve yöntemini belirtmeden direkt sonucu açıkladığını, açık bir oransızlığın bulunmaması gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2. maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5. maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47. maddeleri ile 332. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar ve davalı ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3994, K. 2024/13624, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama