KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4747 E., 2025/539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/763 E., 2024/161 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/139 E., 2023/41 K.
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... Hastanesinde Temizlik işinde acil bölümünde temizlik elemanı olarak 22.07.1994 tarihinde işe başladığını ve söz konusu davalı iş yerinde 6 ay boyunca 15.02.1995 tarihine kadar çalıştığını, davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesi ve diğer belgelerin Kuruma verildiğini, ancak maaş bordosu ve pirimin yatmamış olduğunu öğrendiğini, çalışamaz durumda olması nedeni ile yaşlılık aylığı bağlanması için kuruma müracaat ettiğini, ancak süre ve prim gün sayısı eksik olduğu gerekçesi ile talebinin reddedildiğini beyanla; sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 22.07.1994-15.02.1995 ve davalı iş yerindeki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
Davacı vekili 01.11.2017 havale tarihli ıslah dilekçesinde; müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 22.07.1994 olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; iş yeri dönem bordrosunda ismi yer almayan davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının 22.07.1994 tarihinde ... sicil no.lu ... Ticaret unvanlı iş yerinde çalıştığının tespitine, davalı ... Ticaret Şirketine yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde delil olarak belirtilen delillerin yeterli ispat gücüne sahip olmadığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olup süresinde açılmadığından usülden reddi gerektiğini, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 22.07.1994 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının çalıştığını beyan ettiği iş yerinin kamu kurumu olan devlet hastanesi olduğu, davalı Şirket ve ... Hastanesi arasında talep tarihi itibariyle iş yapımına ilişkin ihale ile iş yapımı sözleşmesi olup olmadığı araştırılmaksızın tanık anlatımları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, varsa davalı Şirket ve ... Hastanesi arasında talep tarihi itibariyle iş yapımına ilişkin ihale ile iş yapımı sözleşmesi celbedilmeli, ihale var ise kontrol amaçlı tutulan bordro ve puantaj kayıtları istenmeli, davanın somutlaştırılması kapsamında davacının da beyanı alınarak hastanenin hangi biriminde kimlerle çalıştığı, ne iş yaptığı hususları açıklığa kavuşturulmalı, bu kapsamda belirlenecek sigortalı çalışanların sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4747, K. 2025/539, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama