İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5014 K.2024/9102

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5014Karar2024/9102Tarih26 Eylül 2024Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/5014 E., 2024/9102 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/335 E., 2023/966 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Tarsus 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/203 E., 2022/493 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalılardan Kurum, ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Kurum, ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.07.1984 tarihinden 01.08.1993 tarihine kadar (SGK'ya bildirilen kayıtlı günler hariç) ... ve ...'in nezdinde (38693 nolu işyeri-... Top.ve Per. Bak. Temel Gıda) kesintisiz ve daimi olarak çalıştığını, ancak sigorta primlerinin (31.03.1985-01.08.1985, 30.11.1985-15.01.1986, 31.08.1986-25.12.1987, 31.07.1988-01.08.1993) tarihleri arasında yatırılmadığını, bu yatırılmayan sigorta primlerinin tespiti ve davalı tarafından yatırılması istemiyle talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde kısmen ve aralıklarla çalıştığını, bir kaç kez işe girip daha sonra çıktığını, buna dair işyeri ve komşu işyeri tanıklarının mevcut olduğunu, davacının en son 1993 yılında çılıştığını beyan etmesiyle o tarihten sonra 5 yıl içinde açılmayan davanın hak düşürücü süreye tabi olduğundan haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bordro tanıkları ..., ... ve ... bordro tanığı sıfatıyla re'sen dinlenmiş, komşu iş yeri tanığı belirlenmesi aşamasında SGK, vergi dairesi ve ilgili mahalle muhtarlığa müzekkere yazılmış, SGK, vergi dairesince bildirilen kişiler kamu tanığı olarak dinlenilmiştir. Davalı iş yerinin kanun kapsamından çıkarıldığı tarih olan 31.12.1991 sonrası faaliyetinin isim ya da unvan değişikliği veya şirketleşme yoluyla devam edip etmediği yönünde yapılan araştırma da vergi dairesince gelen müzekkere cevabında davalı iş yerinin ortaklarından ... 'in hisselerini ...'e devredilmiş olduğu anlaşılmış olup ... davaya dahil edilmiş, davalı işverenin dava konusu yıllarda faal olduğu tespit edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamından sonra dinlenen bordro-kamu tanıkları ..., ... ve Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamından önce dinlenen ..., ... ve ...'in ve özellikle davalı iş yerinde çalışması bulunan davacı tanığı ...'ın beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının 1991 yılından sonra 1 yıl kadar çalışmalarının varlığı sabit ise de. 1989 ve 1990 yıllarında çalışmanın varlığı söz konusu olmadığından kesintinin varlığı halinde.

1991 yılından sonraki 1 yıllık hizmet süresi bakımından 5 yıllık hak düşürücü sürenin varlığı nedeniyle davacnın 31.07.1988 tarihinden sonraki bildirimsiz sigortalılık tespit iddiasının da reddi gerekeceğinden davacının. 31.03.1985-01.08.1985. 30.11.1985-15.01.1986. 31.08.1986-25.12.1987 tarihleri arasındaki bildirimsiz sigortalılığın tespitine karar verildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan Kurum, ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı iş yerinde sigorta kayıtlarında da görüldüğü üzere giriş çıkış işlemleri yapılmak sureti ile primleri ödenmediği, tanık beyanları davacı aleyhine yorumlandığı eksik araştırma ve inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişli raporuna göre karar verildiği,

davacı lehine olan beyanlar dikkate alınmadığını, davalılar tanık beyanları ile sabit olduğu üzere işçilerin primlerini giriş çıkış yapmak sureti eksik yatırmayı alışkanlık haline getirdiğini, tanık Alaaddin'in 1988'ten 1990'a kadar resmi çalışması olmadığından davacının çalıştığını beyan etmiş olsaydı dahi Mahkemece itibar edilmemesi gerektiği, tanığın 1988 ile 1990 arasında SGK yoktur.

Tanığın bordrolu çalıştığı dönemlere ilişkin beyanlarına itibar edilmeyerek bordrosuz çalıştığını iddia ettiği dönemlere ilişkin beyanlara itibar edilmesinin çelişkili olduğunu, SGK kayıtları dahi davacı aleyhine yorumlandığı, bilirkişi raporunda ...’in beyanlarının davacı lehine dikkate alınmamasını anlayamadıklarını, iş bu tanık beyanında davacının çalışmasının olmadığı yönünde beyanı da olmadığını, bordro tanığı ...

1989 ve 1990 yılında işyerinde çalıştığını beyan etmiş olup davacı ile iki kış birlikte çalıştıklarını beyan ettiği, beyandan da anlaşılacağı üzere davacının bu yıllarda çalışması olduğu, ancak bilirkişi 1990 yılında bordro tanıklığı olmayan Alaaddin Ernayır’ın beyanını dikkate alması kabul edilemez olduğunu, bordro tanığı olan ...'ın 1989 ve 1990 yılında işyerinde çalıştığını açık ve net olarak söylediğini, tanıklardan Nihan ... davalıların akrabası olup yanlı beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bu yönleriyle ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf bozma kararına aykırı olarak karar verildiğini, çelişki olan iki tanık ifadeleri mevcut olmakla ifadelerinin, davacının kesintisiz/sürekli çalışması olduğu şeklinde bir tespit ve değerlendirmeye esas olabilmesi mümkün olmadığını, hiç bir kamu tanığının davacının iddiasını doğrular mahiyette bir beyanda bulunmadığı, dinlenen kamu tanıklarının beyanları karşısında davacının kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde kesintisiz/sürekli bir çalışması olduğu iddiasını ispat edemediğinin anlaşıldığını, davacının iş yerindeki çalışmalarının kuruma bildirildiği,

davacının kesintisiz/sürekli çalıştığı iddiasını ispat edemediği, hattı zatında böyle bir durumun da söz konusu olmadığının anlaşıldığını, davacının 1991 yılından sonraki çalışma iddiası bakımından, ...'in hisselerini ...'e devrettiği kabul edilerek, ...'in davaya dahil edilmesine karar verilmiş ise de; bu durum usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu devir davadan önce 1991 yılında yapılmış olduğundan devralanının davaya dahil edilmesine olanak bulunmadığını, bu durumda davacının ...'e karşı ayrı bir dava açması,

... yönünden ise 1991 yılından sonraki talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, ayrıca 01.07.1984-31.07.1988 tarihleri arası dönemde ise SGK kayıtlarına göre davacının çalışmasının kesintili geçtiği, dinlenen bordro tanıklarının beyanlarında da aynı şekilde davcının kesintili çalıştığının ifade edildiği,

aksine davacının bu sürelerde kesintisiz çalıştığına dair bir kısım davacı tanık beyanları dışında tanık beyanı bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre davacının 1984-1988 yılları arasında kesintisiz çalıştığının ispatlanamadığı bu bağlamda davacının 31.07.1988 tarihi sonrası çalıştığına, 01.07.1984-31.07.1988 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını kabule elverişli kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı ve davacı iddiasının ispatlanamadığı ortadayken ve tüm bu hususlar huzurdaki dosyada istinaf incelemesi öncesinde mahkemece gerekçeli kararda belirtilmiş iken;

istinaf kararı sonrasında yapılan yargılamada bu tespitler Mahkemece hiç yapılmamış gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarına bakıldığında tanık beyanlarının çelişkili olduğu, davacının kesintisiz/sürekli çalışması olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple söz konusu tanık beyanlarının hükme esas olamayacağını, bir diğer husus her ne kadar gerekçeli kararda.

"Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T' ne göre 9.200,00.-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiş ise de; vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yerine davalılardan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiği, kararın bu sebeple de ortadan kaldırılması gerektiği, bu nedenlerle Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...

Dosya kapsamına göre, davacının davalı işyerinden 01.07.1984-31.03.1985, 01.08.1985-30.11.1985, 15.01.1986-31.08.1986 ve 25.12.1987-31.07.1988 tarihleri arasında hizmet bildirimlerinin bulunduğu, 01.04.1985-31.07.1985, 01.12.1985-14.01.1986, 01.09.1986-24.12.1987 ve 01.08.1988-01.08.1993 tarihleri arasında bildirimi yapılmayan hizmetlerinin tespiti talep edildiği, davalı işyerinden bildirilen 01.07.1984 ve 15.01.1986 tarihli işe giriş bildirgelerinin işveren tarafından kuruma bildirildiği, Mahkeme tarafından ortadan kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında yapılan yargılamada bordro tanıklarının beyanları alındığı,

dinlenen tanık beyanları gözetilerek davacının 31.03.1985-01.08.1985, 30.11.1985-15.01.1986, 31.08.1986-25.12.1987 tarihleri arasında 38693.33 sicil sayılı davalı iş yerinde toplam 700 prim gününde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesinde bir hata bulunmadığı,

bordro tanığı beyanlarına göre davacının 1991 yılında Kuruma bildirimi yapılmayan çalışması bulunduğu anlaşılmakta ise de, 1989 ve 1990 yıllarında çalışmanın varlığı söz konusu olmadığından bu dönem yönünden çalışmanın kesintiye uğradığı dolayısıyla 1991 yılından sonraki çalışma iddiası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu değerlendirilerek davacının 01.08.1988-01.08.1993 tarihleri arasında bildirimi yapılmayan hizmetlerinin tespiti talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu nedenlerle, davacı ve davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği kabul edilmelidir.

Bu açıklamalar altında, tarafların istinaf talepleri isabetsiz olup tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan Kurum, ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,

aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,

bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme Eldeki davada, davacının 01.07.1984-31.03.1985, 01.08.1985-30.11.1985, 15.01.1986-31.08.1986 ve 25.12.1987-31.07.1988 tarihleri arasındaki kısmi çalışmalarının Kuruma bildirildiği ancak davacının 01.07.1984 tarihinden 01.08.1993 tarihine kadar sürekli çalıştığını beyanla hizmet sürelerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, Mahkemece davacının ara verdiği dönemde bordro tanığı olarak dinlenilen tanıklardan biri davacının sürekli çalışmadığı, istediği zaman ara verdiği, sonra tekrar başladığı yönünde beyanda bulunmasına rağmen, diğer tanık sürekli çalıştığını beyan etmiş olup Mahkemece çelişki giderilmeden davacının sürekli çalıştığı kabul edilmiştir.

Mahkemece bu dönemlerde çalışan diğer bordro tanıkları da dinlenilip çelişkiler de giderilerek tereddütsüz şekilde davacının ara verip vermediği hususu ile sürekli çalışıp çalışmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5014, K. 2024/9102, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5014
Karar No
2024/9102
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/5016 K.2024/6764
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5016 K.2024/11523
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5016 K.2024/5669
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5018 K.2024/6725
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5020 K.2024/13112
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/5020 K.2024/7751

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.