KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/5835 E., 2024/6331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/71 E., 2023/2238 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/47 E., 2022/476 K.
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 06.09.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 18.06.1997-31.12.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, kazanılmış hakların korunması gerektiği ile vergi kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, sigortalılığın zorunlu olduğunu, emsal yargı kararları ışığında kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesinde öngörülen sürelerde gerekli prim ödemesi ve başvurunun bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
2.06.09.2023 tarihli ek karar ile "Somut olayda Dairemiz Kararı 24.07.2023 tarihinde, temyiz yoluna başvuran davacı vekiline tebliğ edilmiş, temyiz yoluna ise 02.09.2023 tarihinde başvurulmuştur. Bu duruma göre davada iki haftalık temyiz yoluna başvuru süresi fazlası ile geçmiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 102, 103, 104 ncü maddeleri, 346 ve 366 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102 nci maddesi, "Adli tatil, her yıl yirmi Temmuzda başlar, otuz bir Ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylül'de başlar."
Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103 ncü maddesi, "(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:...
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar...
h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler...
(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir Mahkemeye, Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay'a gönderilmesi işlemleri de yapılır...."
Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104 ncü maddesi, "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır."
Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler başlıklı 447 nci maddesi, "Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemelerini içermektedir.
2.Bu yasal mevzuat çerçevesinde artık, (icra mahkemesinde görülenler hariç) basit yargılama usûlüne tabi olan davalara adlî tatilde bakılmayacaktır. Başka bir ifade ile basit yargılama usulüne tâbi davalar da adlî tatile tâbi olacaktır. Basit yargılama usûlünün uygulandığı sulh hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri adlî tatilden yararlanacaktır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ise basit yargılama usûlüne tâbi olan davalar adlî tatilde görülmeye devam edilmekte idi (m. 176/11). Adli tatilde görülemeyen basit yargılama usûlüne tâbi olan davalarla ilgili bir süre, adlî tatil süresi içinde sona ererse, adlî tatilden sonra ek bir süreden yararlanacaktır.
Ancak Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adlî tatilde görülmeye devam edilecektir. Dikkat edilirse burada yargılama usûlü değil, dava veya işin ivedi olması ya da Mahkemenin ivedi olduğuna karar vermesi önemlidir.
Bu nedenle Mahkeme yazılı ya da basit yargılama usûlüne tâbi bir dava ya da işin ivedi olduğuna karar verirse, bu dava veya işin adlî tatilde de görülmesine karar verebilir. Adlî tatilde bakılmayan iş ve davalarla ilgili sürelerin sonu, adlî tatil dönemine rastlarsa, bu süreler adlî tatilin bittiği günden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılır. (... Pekcanıtez/... Atalay/... Özekes, Medeni Usûl Hukuku, 14. Bası, s. 273, 274)
3.Bu doğrultuda, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalardan veya taraflardan birinin talebi üzerine Mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işlerden olmaması sebebiyle adli tatile tabi olan eldeki davada; hükmün davacı vekiline 24.07.2023 gününde tebliğ edilmesi, temyiz süresinin bitim tarihinin adli tatil süresi içerisinde kalması ve temyiz dilekçesinin 02.09.2023 tarihinde verilmesi ve temyiz harcının da yatırılması karşısında, HMK'nın 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alındığında, davacı vekilinin başvurusu süresinde olduğu anlaşıldığından ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
4.Davanın esası yönünden temyiz incelemesine gelince, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.09.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5835, K. 2024/6331, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama