KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6264 E., 2025/8362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/4174 E., 2024/263 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/8 E., 2018/149 K.
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz, davalı gerçek kişi vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmek ve de davalı şirket vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366'ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Öte yandan, katılma yoluyla temyiz hakkı asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, diğer tarafın asıl temyiz dilekçesinin süresinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması şarttır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesine göre istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. madde hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.
Kıyas yoluyla uygulanacak madde hükümleri arasında bulunan katılma yoluyla istinaf başvurusuna ilişkin 348. maddenin ikinci fıkrasında ise istinaf yoluna başvuranın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilmesi halinde katılma yolu ile başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre davacıların eş için 254.715,31 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, çocuk...için 36.842,70TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuk ... ... için 9.111,80 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulundukları, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu kararında davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şirketten tahsil edilmek üzere; eş lehine asıl ve birleşen dava yönünden 78.057,10 TL maddi, 20 bin TL manevi, davacı çocuk...lehine 12.383,44 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... ... lehine 763,30 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği,
bu haliyle kabul edilen/reddedilen ve davacılar ile davalı şirket yönünden temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı, yine davalı ... vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin ise esasen davacıların miktar yönünden kesinlik sınırının altında kalmış olması nedeniyle reddine karar verilecek temyiz talebine katılma şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6264, K. 2025/8362, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama