KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6901 E., 2024/9674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2846 E., 2024/539 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/480 E., 2022/348 K.
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16 ncı maddesine göre, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Yine, anılan Kanun'un 17 nci maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Kanun'un 16 ve 17 nci maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti yine muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi / daimi çalışan olması gerekir.
Öte yandan; Kanunu’nun 11 inci maddesinde “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.” hükmü öngörülmüştür.
Aynı Kanun'un “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi uyarınca "idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim"lere tüzel kişi adına yapılacak tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Ayrıca; Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin (5) numaralı fıkrasında "Elektronik yolla tebligat, idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz." düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davalı ... Kurumuna yapılan tebligatlarda Kurumun ilgili birimine elektronik yolla tebligat yapılması gereği nazara alınmalıdır. Eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesi Dairesinin kararı ile davacı temyiz dilekçesinin, vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı Kurum ilgili birimine tebliğ edilmediği, üstelik muhatap Kurum vekilinin neden bulunmadığına ilişkin belirleme yapılmaksızın temsilci olduğundan bahisle gerçek kişi imzasına tebliğ edilmekle yetinildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla sözü geçen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6901, K. 2024/9674, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama