KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7715 E., 2024/11113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/20 E., 2024/199 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kızıltepe 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/101 E., 2021/896 K.
Karar Metni
1.963 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı Kızıltepe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında 2006 yılında asgari ücretin altında bir ücretle (300 TL ile) çalışmaya başladığını, davacının son olarak 2011 senesi başından beri Vakfın muhasebe servisinde çalıştığını, Eylül 2012’de ise Vakıfta çalışan personelin bir kısmı ile ileride kadroya alınacakları vaadiyle belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını,
davacının iş akdinin ise sonlandırıldığını belirterek 2006 yılından 2012 senesinin Eylül ayına kadar ilgili Vakıfta sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Vakıfta 10.9.2012 tarihinde geçici olarak istihdam edilen personelin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nün 19.9.2012 tarihli yazılarıyla norm kadronun 34 olması ve personel sayısının 60’ı bulması üzerine ve özürlü ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğünün doğması ve personel harcamalarının Vakfın gelirinin büyük kısmını bulması nedeni ile geçici çalıştırılmakta olan 37 personelin iş akdinin feshine karar verildiğini belirtmiş; davacının tüm iddialarının ve taleplerinin gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, iddia edilen çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarına göre davacının davalı Vakıfta çalışmasının bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı tarafça davalı Vakıfta 2006 - 2012/Eylül yılları arasında kesintisiz ve aralıksız çalışıldığının tespitinin talep edildiği, buna ilişkin olarak bordro tanıklarının dinlenildiği, tanıklardan ...'ın 2010 yılında ise başladığı ve halen çalışmaya devam ettiği dikkate alındığında davacının iddia ettiği çalışma dönemlerine dair tanığın beyanlarının esas alınabileceği, tanık ...'nin 1999 yılından itibaren davalı Vakıf bünyesinde çalıştığı görüldüğünden beyanlarının esas alınabileceği, davacı vekili tarafından hazır edilen ...
İğan isimli tanığın 10.09.2012 ile 26.11.2016 tarihinde davalı Vakıfta çalışmış bulunduğu, beyanında 2004 yılında işe başladığının bildirildiği, kendisinin davalı Vakfa karşı davasında verilen kararda 12.05.2005-31.01.2014 tarihleri arasında SYDV bünyesinde çalıştığı yönünde karar verildiği; ancak verilen kararın henüz kesinleşmediği, tanık ... tarafından davacının çalışmış olduğu dönemlerin davalı Vakıf tarafından Mahkemeye gönderilen yardım listesine binaen beyan edildiğinin tespit edildiği,
tanık ... ... ve tanık ...’in davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri,tanık ...’in beyanından yardım adı altında olsun olmasın çalışan herkesin 08:00-17:00 arasında çalıştığının belirtildiği, bu haliyle yapılan yardımların çalışma karşılığı olduğuna kanaat getirildiği, her ne kadar davalı Vakıf tarafından mahkemeye gönderilen ve davacı tarafça imzalanmış olan gönüllü olarak çalışılmak istenildiğine dair dilekçe bulunsa da davacının 2008 yılından beri çalıştığının tanık beyanı ile sabit olduğu,
bu haliyle 2011 yılında çalışmaya başlanıldığının kabul edilemeyeceği, zira 2008 yılından 2012 yılına kadar gönüllü olarak bir yerde çalışılmasının da hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği, buna rağmen davacının 2008 ile 2012 yılları arasında kesintisiz olarak çalıştığının da söylenemeyeceği, yukarıda da belirtildiği üzere nakdi yardım adı altında yapılan ödemelerin davacının çalışması karşılığında yapıldığı dikkate alındığında 28.01.2010 - 28.07.2011 tarihleri arasında nakdi yardım almadığı, dolayısıyla bu tarihlerde çalışılmadığına kanaat getirildiği;
açıklanan sebeplerden dolayı her iki bilirkişi raporu da hükme esas alınmayıp, tanık beyanları ve mahkemeye gönderilen belgelerin esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Vakfında 23.10.2008 - 28.01.2010 tarihleri ile 28.07.2011 - 31.08.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar Davalılar vekilleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı Vakıf vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle, davanın ispatlanamadığını, dosyada dinlenilen tanıkların anlatımlarının davayı ispata yeterli olmadığını, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, delillerin eksik değerlendirildiğini, davada kamu düzeni söz konusu olduğundan Mahkemece resen araştırma yapılması gerektiğini, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı Vakıftan 28.12.2006-28.10.2010, 28.07.2011-23.10.2012 arasında nakdi yardım aldığı, bordro tanıkları ... ve ... ... 'ın dinlenildiği, davacının 22.02.2010-22.05.2011 arasında askerlik görevinde bulunduğu ve hizmet cetvelinden dava konusu dönemde sigortalı hizmetinin bulunmadığı, işveren adresinde kolluk araştırması yapıldığı, istinaf öncesi dinlenilen tanıkların hizmet cetvellerinin dosya arasına alındığı, dosyada bulunan deliller, davalı işverene ait işyeri kayıtları, tanık anlatımları ve Kurum kayıtları birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı Kurum vekili ile davalı Vakıf vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin işverenin işe girişi bildirmesinin yanında sigortalıya da işe girdiği tarihi takip eden bir ay zarfında girdiği işi Kuruma bildirmek ... tanıdığını, bu hakkın tanınmasındaki yasanın ruhu yani maksadının; kişinin sigortasız çalışmasını önlemek olduğunu ve Kurum kayıtları ile çelişen davanın reddi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
Davalı Vakıf vekili, vakıf bünyesinde davacının işçi statüsünde çalışmaya başlamasına dair bir onay veya başlama yazısı olmayıp, bordro üzerinden bir ücret verilmediğini ve ödeme yapılmadığının sabit olduğunu; yerel mahkemenin yazılı belge ile ispatlanması gereken hususları, sadece tanık beyanlarını yeterli görerek davanın kabulü yoluna gitmesinin hukuka aykırılık teşkil etttiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı Vakıf nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 2006 - 2012 yılları arasında tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalarıyla kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer."
9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda davacının, davalı Vakfa ait iş yerinden bildirimi bulunmamaktadır. Davacı davalıya ait iş yerinde 2006 yılından 2012 Eylül ayına kadar kesintisiz çalıştığını iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 23.10.2008 - 28.01.2010 tarihleri ile 28.07.2011 - 31.08.2012 tarihleri arasında davalı Vakfa ait iş yerinde kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki tanıklardan birinin davalı işverene karşı açılmış hizmet tespiti davası bulunmaktadır. İki tanık, davacıyı tanımadıklarını söylemiştir.
Söz konusu beyanlarla çelişen kalan iki tanığın beyanları davaya konu çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu kabul için yeterli değildir. Üstelik davacıya, davalı işveren tarafından yapılan ödemelerin, işverenin ... olması nedeniyle sosyal yardım niteliğinde olduğu iddia edilmiştir.
Diğer taraftan Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince bordro tanıkları ..., ..., ..., ... ve ...’ın dinlenmeleri yönünde ara kararlar tesis edilmiş ancak anılan kişiler çeşitli nedenlerle Mahkemece dinlenememiş; kaldırma kararı sonrasında yalnızca iki bordro tanığı ... ... ve ... dinlenmiş; onlar da davacıyı tanımadıklarını beyan etmişlerdir.
5. Mahkemece, davalı işverene karşı açılan diğer hizmet tespiti davaları da belirlenip akıbetleri sorularak 2005 - 2012 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını iddia eden işçi sayısı belirlenmelidir. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı, gönüllü çalıştığı iddiasıyla sigorta bildirimi yapılmayan kişi sayısı ile yaptıkları işlerin niteliği araştırılmalıdır.
Davalı işverene ait iş yerinin taşındığı iddiası nazara alınarak hangi adreste faaliyet gösteren iş yerinde, kimlerle çalıştığı ve iş yerinde hangi işi yaptığı hususları davacı tarafa açıklattırılmalıdır.
Davacının yaptığını iddia ettiği işin belirlenecek niteliği gereği iş ilişkisi içinde olduğu kamu kurumlarının, davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte çalışanları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının, kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7715, K. 2024/11113, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama