KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/886 E., 2024/9590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2898 E., 2023/2875 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Aliağa 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/93 E., 2019/315 K.
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başburusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 23.02.2023 tarihli ve 2023/770 Esas, 2023/1614 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince direnilmesi üzerine karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 23.02.2023 tarihli ve 2023/770 Esas, 2023/1614 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde, anılan Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için hizalarında gösterilen sürelerin sigortalılık süresi olarak ekleneceği belirtildikten sonra,
maddenin (IV) numaralı bendinde “Sigortalılar” başlığı altında “Azotlu gübre ve şeker sanayiinde, fabrika, atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında çalışanlar” sözcüklerine yer verilmiş, bu bende ilişkin “Hizmetin Geçtiği Yer” başlıklı kısımda ise “1.) Çelik, demir ve tunç döküm, 2.) Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, 3.) Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4.) Kaynak işlerinde çalışanlarda.” sıralaması yapılmıştır.
Anlaşılacağı üzere, itibari hizmet süresi hak ve olanağından yararlanmak için, maddede yazılı fiziksel koşullarla birlikte iş kolu ve iş yeri şartlarının da gerçekleşmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
İtibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren olgunun sanayi kolları farklı olsa da belli, ağır, riskli ve sağlığa zararlı işlerin yapılması olduğu, bu nitelikte işleri yapan kişilerin aynı durumda olmadıklarının ileri sürülemeyeceği ve aynı hukuksal durumda bulunanların farklı kurallara tabi tutulmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine yer veren 10. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan bentte yer alan “Azotlu gübre ve şeker sanayii” ibaresi, 27.03.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 04.10.2006 gün ve 2002/157 Esas - 2006/97 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir.
İnceleme konusu davada, dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davalı işverenin sınai ve tıbbi gazlar, çelik, elektrik enerjisi, ağır makina, tüp ve kriyojenik tank üretimleri yanında sıvılaştırılmış doğal gaz, sıkıştırılmış doğal gaz ve sıvılaştırılmış petrol gazı dağıtımı yapan, liman ve deniz taşımacılığı hizmetleri sunan bir sanayi kuruluşu olduğu, davacının, kendi ve tanık beyanlarına göre haddehanede paketleme işçisi olarak çalıştığı ve hizmet cetveline göre 18.03.1996-21.06.2013 tarihleri arasında aralıksız davalı işverene ait işyerinden bildirimlerinin yapıldığı,
dosya içerisine alınan ve mahkeme kararına esas olan bilirkişi raporunun, davacının çalıştığı ünitenin hangi fabrikanın hangi bölümü olduğu, davacının tüm bildirim süresi boyunca aynı bölümde mi çalıştığı ve ek 5 inci maddenin IV. bendinde 1-4 numaralarda belirtilen hangi zararlı dış etkenlere maruz kaldığı, davalı işverenden bildirilen ve dava konusu edilen sürelerin tamamında mı yoksa bir kısmında mı veya ne kadarlık süresinde bu zararlı etkenlere maruz kaldığı,
çalışma koşullarındaki zararlı etkenler açısından herhangi bir iyileştirme ya da değişikliğin olup olmadığı hususlarında herhangi bir tespit, bilgi ve belge ve fotoğraf bulunmadığı, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği,
davacının isteminin 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci kapsamında olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan değerlendirmede “Azotlu gübre ve şeker sanayii” ibaresinin, 27.03.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 04.10.2006 gün ve 2002/157 Esas - 2006/97 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle sadece bu dönem sonrası bakımından ve davacının yaptığı haddehanede paketleme (bağlama) operatörü işinin niteliğinin dikkate alınmaksızın inceleme yapıldığı anlaşılmakta olup,
davacı hakkında 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin IV üncü fıkrası hükümlerinde yer alan "2.Zehirli boğucu yakıcı öldürücü ve patlayıcı gaz asit boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde" çalışanlar bakımından davacının iddiasına konu 27.03.2007 öncesi dönem hakkında bir irdeleme ve tahkikatın bulunması gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/886, K. 2024/9590, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama