KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9445 E., 2024/12117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2357 E., 2024/584 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/93 E., 2022/342 K.
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki, davacının eşinden dolayı aldığı aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile hem eşinden hem de babasından ölüm aylığına hak kazandığının tespiti talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının eşi olan ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1- a bendi kapsamında sigortalı bulunan ... 'in 25.08.1991 tarihinde ölümü ve davacının tahsis talebi üzerine ölüm (dul) aylığı bağlandığını, davacının babası olan ... 'ın da 5510 sayılı Kanun'un 4/1- a bendi kapsamında sigortalı olup 24.01.1994 tarihinde öldüğünü, 25.06.2016 tarihli tahsis talep dilekçesi ile babasından ölüm (yetim) aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından tahsis talebi üzerine iki aylığı bir arada alamayacağı,
babasından bağlanacak ölüm (yetim) aylığının daha yüksek tutarda olacağı gerekçesi ile kocasından bağlanan ölüm (dul) aylığının 17.06.2016 tarihinde kesilerek babasından 15.06.2016 tarihi itibariyle ölüm (yetim) aylığı bağlandığını, davacının davalı Kuruma başvurarak hatalı işlemin düzeltilmesini ve kocasından bağlanan ve sonradan kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesini talep ettiğini, talebinin reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptaline, 506 sayılı Kanun gereğince hem eşinden hem de babasından ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "02.07.1973 tarihinde 1753 sayılı Kanun ile getirilen 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde düzenlenen “evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir” hükmü aynı Kanun'un geçici 91 inci maddesi ile yürürlükten kalkmamış olup uygulanmaya devam ettiği, 02.07.1973 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla hem eşten hem de ana/babadan gelir veya aylığın ikisi bir arada alınamayacak ve hak sahibi aksini talep etmediği sürece bu ölüm aylıklarından fazla olanının ödeneceği,
5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi kapsamında kazanılmış haktan da söz etmenin mümkün olmadığı, davacının 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olan ve 25.08.1991 tarihinde ölen eşi ile 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olan ve 24.01.1994 tarihinde ölen babasından çift aylığa hak kazanamayacağı, davacıya ölen babasından ölüm aylığı bağlanması talebi üzerine eşinden bağlanan ölüm (dul) aylığının kesilerek daha yüksek tutarda olan babasından ölüm (yetim) aylığı bağlanmasına ilişkin davalı Kurum işleminin yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının eşi ve babasının vefat tarihlerinin 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde 4958 sayılı Kanun ile yapılan ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önceki tarih olduğunu, dolayısıyla davacının eşi ve babasından kaynaklı ölüm aylığına 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi olduğunu, davacıya eşinden aldığı ölüm aylığının kesildiği tarihi olan 17.06.2016 tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve babasından kaynaklı hak sahibi olduğu ölüm aylığının ise 24.01.1994 tarihinden itibaren bağlanarak 24.01.1994-15.06.2016 tarihleri arasında biriken ölüm aylığının yasal faiz ile beraber ödenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 68/VI ncı maddesi hükmü ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/21-624 E, 2017/816 K, 19/04/2017 tarihli kararı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, geçici 91 inci maddeye göre.
06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmayacağının düzenlendiğini, dolayısıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na eklenen geçici 91 inci madde uyarınca hak sahibine eş sıfatıyla tahsis edilen ölüm aylığı, "hak sahibinin çalışmasına dayanmadığından", diğer koşullar da gerçekleştiği takdirde anne/baba üzerinden ölüm aylığı alınmasının mümkün ... geldiğini,
müvekkilinin eşi ve babasının vefat tarihleri 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önce olduğundan, 02.07.2005 tarihli ve 5386 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 91 inci maddesi uyarınca davacının 06.08.2003 tarihinden önce vefat eden babası nedeniyle ölüm aylığına, eşinden ölüm aylığı almakta olsa dahi; "evliliğin ölüm nedeniyle" son bulması sebebi ile babasından da ölüm aylığı alma hususunda hak sahibi olduğunu ileri sürmüş ve kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının eşinden dolayı aldığı aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve 506 sayılı Kanun gereğince hem eşinden hem de babasından ölüm aylığına hak kazandığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9445, K. 2024/12117, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama