KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10188 E., 2025/14442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2257 E., 2025/552 K.
- İlk derece mahkemesi
- Zonguldak 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/204 E., 2024/307 K.
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.03.2023 tarihli resmi gazetede yayınlanan (5510 sayılı Kanun'un Ek 23. maddesi) "Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer Altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına ilişkin Usul ve Esaslar" başlıklı tebliğin 4. maddesine göre istihdam talebiyle 08.03.2023 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapmış ancak davalı Kurumun 12.12.2023 tarihli yazısı ile " istihdam hak sahipliği tespit komisyonu tarafından müvekkilin başvurusunun reddedildiği bildirildiği, dava konusu red kararı hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, davalı Kurumun kararının iptaline karar verilmesini, müvekkilin kamuda sürekli işçi olarak istihdam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, Ankara Mahkemelerinde açılması gerektiği zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı murisinin banyo yaptıktan sonra dolapların önünde kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiğini, davacının talebinin bu nedenle reddedildiği, Kurum işleminin usul ve kanuna uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... ...’nın maden şehidi olduğunu, yer altında yoğun efor sarfederek çalıştıktan sonra çıkınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini, idarenin toplumun güvenine sadık olması gerektiğini, kararın bozulmasını savunmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Kanun'un 101. maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
5510 sayılı Kanun'un geçici 59... . maddelerinde, 10.06.2003 (dâhil) tarihi ile 13.05.2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının hak sahiplerine gelir/aylık bağlanması ve yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi unvanlı kadrolarında istihdam edilmelerine ilişkin hususlar ayrıntılı düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Kanunun geçici 59... . maddeleri 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 23. madde ile tarih sınırlaması olmaksızın kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir/aylık bağlanmasına imkan sağlanmış, beşinci fıkrasında ise birinci fıkrada belirtilen nedenlerden dolayı ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisinin,
eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin, ilgili mevzuatta aranan şartlara tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edileceği, istihdam edilecek kişilerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca atama teklifinin yapılacağı, işçi kadrosu bulunmaması halinde atama teklifi yapılması ile birlikte ilgili kurum ve kuruluşta sürekli işçi kadrosu ihdas edilmiş ve bu kadroların boşalması halinde iptal edilmiş sayılacağı, bu fıkraya göre istihdam hakkından yararlanacak kişilerin tespitinin,
bu kişilerde aranacak şartlar ve istihdama ilişkin diğer hususlar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken tespit edileceği öngörülmüştür.
Yapılan düzenleme doğrultusunda hazırlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 23. maddesi Kapsamında Yer Alan Hak Sahiplerinin Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ise 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin "İstihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonu" başlıklı 5. maddesinde "İş kazasının meydana geldiği illerde valinin görevlendirdiği vali yardımcısı başkanlığında; çalışma ve iş kurumu il müdürü, sosyal güvenlik il müdürü ile defterdar veya bunların yardımcılarından oluşan istihdam hak sahipliği tespit komisyonu kurulur." hükmü düzenlenmiş olup 6. maddede ise başvuruların, iş kazasının meydana geldiği ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapılacağı,
Kurum tarafından başvurunun Kanun kapsamında olup olmadığının tespit edilmesinden sonra ise durum belgesi ile hak sahipliğine ilişkin diğer gerekli bilgi ve belgeleri istihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonuna iletilmiştir.
Eldeki davada, davacının 08.03.2023 tarihinde Kuruma müracaat ederek babası ...'nın, çalışmakta iken 16.11.2023 tarihinde vefat etmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 66. maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmesini talep ettiği, davalı Kurum tarafından 12.12.2023 tarihli yazısı ile davacı murisinin yer üstünde banyo yaptıktan sonra dolapların önünde kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiği gerekçesiyle talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin tanımlar kısmından da anlaşılacağı üzere istihdam hakkının Kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybeden sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisinin olduğu işveren cevabından da anlaşılacağı üzere davacının 16.11.2023 tarihinde yer üstünde kalp krizi sonucu vefat etmiş olduğu kazanın yeraltı işlerinde meydana gelmediği anlaşıldığından kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, gerek 21.05.2018 tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanan ''Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar'' başlıklı tebliğ kapsamında, gerekse 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile istihdam hak sahipliğinin "İstihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonu" tarafından belirlenmesinin öngörüldüğü,
bu komisyonca verilecek kararın da idari bir işlem olacağı, dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümlenemeyeceği ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10188, K. 2025/14442, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama