KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10743 E., 2025/15296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/28 E., 2025/90 K.
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı ...Ltd.Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı işyerinde 07.01.2010 – 01.09.2016 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile
1- Davacının ... sicil sayılı işyerinde;
a.2013 yılının Temmuz ayında 30 prim/gün, Ağustos ayında 14 prim/gün, Eylül ayında 22 prim/gün, Ekim ayında 30 prim/gün, Kasım ayında 30 prim/gün, Aralık ayında 30 prim/gün,
b.2014 yılının Ocak ayında 30 prim/gün, Şubat ayında 30 prim/gün, Mart ayında 30 prim gün, Nisan ayında 30 prim/gün, Mayıs ayında 30 prim/gün, Haziran ayında 30 prim/gün, Eylül ayında 30 prim/gün, Ekim ayında 28 prim/gün, Kasım ayında 30 prim/gün hizmetlerin ilgili dönemde geçerli asgari prime esas kazanç üzerinden ve 2 numaralı (sosyal güvenlik destek primine tabi çalışan sigortalılar ) aylık prim ve hizmet belgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerektiğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının 2010 yılının Ocak ayı ile 2011 Aralık ayları arası sigortalı çalıştığının tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.05.2022 tarihli ilamında, ".Dosya içindeki kayıt ve belgelerden İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarih ve 2018/374 -2020/16 sayılı gerekçeli kararının davacıya 07.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 19.02.2020 tarihinde harçlarını yatırarak istinaf başvurusunda bulunduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebi incelenmeksizin sadece davalı şirket ve Kurumun istinaf istemi hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu bulunduğu halde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, davacının istinaf başvurusu hakkında değerlendirme yapıp, olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibarettir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1885 E., 2022/1514 K. sayılı kararı ile"...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı taraf, 07.01.2010-01.09.2016 tarihleri arası eksik bildirilen sürelerin tespitini talep ettiği, davacıya Ekim/2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı adına davalı tarafından 27.07.2011-01.09.2016 tarihleri arası SGDP tabi 2 koduyla kısmi bildirim yapıldığı, yine davacı adına 11.02.2012-31.03.2012 tarihleri arası dava dışı ...Ltd.
Şti.ye ait 1013974 06 sicil nolu işyerinden bildirim yapıldığı, ... tarafından giriş çıkış kayıtlarının gönderildiği, davalı tarafından puantaj, ücret bordrosu, ve prim belgelerinin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından gösterilen tanıklardan ... beyanında, davacıyla 5-5,5 yıl kadar birlikte çalıştıklarını, inşaatlarda iş olduğunca çalıştıklarını, inşaatlardaki işlerin bitmesi durumunda boş kalmamaları için bahçe işine gönderildiklerini beyan ettiği, diğer davacı tanığı ... beyanında, davacının çalışmasının kesintisiz olduğunu, ihale bitiminde davacının sigortasının yapılmadığını ancak davacının çalışmasının devam ettiğini belirttiği,
davalı tarafından gösterilen tanıklardan Yasin Kaplan beyanında, davacının kesintisiz çalışmadığını, bazen bir hafta bazende 1-2 ay işe gelmediği zamanlar olduğunu belirttiği, diğer davalı tanığı ... beyanında, davacının beş yıl kadar kesintisiz çalıştığını, sadace bir defa bir ay kadar başka bir yerde çalıştığını belirttiği, Kamu tanığı olarak dinlenen şahıslardan ... beyanında, 20 10... -2015 yıllarında çalıştığını, kendi çalıştığı dönemde davacının çalıştığını belirttiği, diğer kamu tanığı ... beyanında, davacının inşaat ve bahçe işlerinde traktör kullandığını, emekli olması nedeniyle bazen sigortasında sıkıntılar çıktığını,
çalışmasının kesintisiz olduğunu beyan ettiği, yine önce davalı tanığı olarak dinlenen ve sonra kamu tanığı olarak ikinci defa ifadesi alınan ... beyanında, davacının oğlunun ... öğrencisi olması ve ona yurt çıkması için bir süre sigortasız çalışmayı talep ettiğini bu nedenle 1-1,5 yıl kadar sigortasız çalıştığını, zaman zaman izne çıkarıldıklarını ve bu dönemde işten çıkışlarının yapıldığını, davalının bahçe işlerinde de zaman zaman çalıştıklarını belirttiği, bilirkiş tarafından puantaj ve bordrolarda yer alan süreler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, puantaj ve bordrolarda bulunan süreler dikkate alınarak sonuca gidilen Mahkeme kararı yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.09.2023 tarihli ilamında, "1. İnceleme konusu eldeki davada davacı, 07.01.2010 – 01.09.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Mahkemece uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak ...'tan tüm ihale evraklarının istenerek bu kapsamda çalışması durumunda bildirimi yapılan .... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin davaya dahil edilmesi, 06.10.2010 tarihli evrakta araştırılarak varılacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır.
2.Ayrıca dava tarihinin 30.04.2018 olduğu ve Kurumun feri müdahil olması gerektiği halde davalı olarak hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmektedir." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde 2010 yılı Ocak dönemi ile 2012 yılı Aralık dönemi arasında çalıştığı bordro kayıtları ve tanık beyanları ile ispatlandığı, dava dışı ... ünvanlı şirket tarafından dosyaya sunulan nizamiye kayıtları ile de çalışma süresinin doğrulandığı, bozma öncesi dava dışı olan ... sicil no.lu .... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ünvanlı şirketin ...'tan ihale aldığı ve davacının asıl işveren nezdindeki çalışmasının kesintiye uğramadığı nazara alındığında tespiti talep edilen süre içerisinde hak düşürücü süreye uğrayan bir dönemin bulunmadığı, bozma ilamı sonrası dosyanın bulunduğu aşamada detayları bilirkişi raporundaki tabloda gösterildiği üzere davacının ... sicil no.lu ...Otom. Taş. Eğ. Ltd.
Şti. unvanlı davalı işyerinde 01.07.2010 - 26.07.2011 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığı, ... sicil no.lu .... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ünvanlı dahili davalı şirkette 11.02.20 12... .03.2012 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığı, tespiti talep edilen hizmet sürelerinin tespit edildiği buna göre, 01.12.2014 - 10.09.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının eksiksiz olarak Kuruma bildirilmesi nedeniyle söz konusu hizmetlerin tespitinde hukuki yararının bulunmadığı, dosya kapsamındaki deliller ışığında tespit edilen bu hizmetlerin Kuruma ilgili dönemde geçerli asgari prime esas kazanç üzerinden ve 2 no.lu (sosyal güvenlik destek primine tabi çalışan sigortalılar) aylık prim ve hizmet belgesi ile Kuruma bildirilmesi gerektiği anlaşılmış olup;
Davacının davasının kısmen kabulü ile 1-Davacının ... sicil no.lu ...Otom. Taş. Eğ. Ltd. Şti. unvanlı davalı işyerinde 01.07.2010 – 26.07.2011 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, 2-Davacının ... sicil no.lu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı dahili davalı şirkette 11.02.20 12... .03.2012 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, 3- 01.12.2014 – 10.09.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirilmesi nedeniyle söz konusu hizmetlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığından davacının bu tarih aralığındaki talebi yönünden davasının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili , usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının 07.01.2010 – 01.09.2016 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istediği Mahkemece hükmün gerekçesinde davacının davalı iş yerinde 2010 yılı Ocak dönemi ile 2012 yılı Aralık dönemi arasında çalıştığının bordro tanıkları ile ispatlandığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında 01.07.2010 – 26.07.20 11... .02.20 12... .03.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması hatalı bulunmuştur.
Ayrıca Mahkemece 01.04.2012 - 01.12.2014 arası döneme ilişkin olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedendir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10743, K. 2025/15296, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama