İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/11479 K.2025/16857

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten…

Esas2025/11479Karar2025/16857Tarih8 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.874 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/11479 E., 2025/16857 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/1172 E., 2023/1486 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.874 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekilinin, dava dilekçesinde özetle; davalı ... İşletmesi Müdürlüğünün ... İşletme Müdürlüğüne ait iş yerinde çalışan sigortalı ...'in 09.01.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde yaralandığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik müfettişleri tarafından düzenlenen rapora göre meydana gelen kazanın iş kazası olduğunu, kazanın meydana gelmesinde iş yerinin sorumlu olduğunu, tüm bu sebeplerle davacı kurumun meydana gelen zararlardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 34.282,54 TL tazminattan gelirlere onay tarihinden, gider ve masraflara ise sarf tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Tigem vekilinin, cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın iş kazası niteliği taşınmasının iş vereni sorumluluk altına sokmayacağını, meydana gelen kazada davalıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını, rücu davası bakımından zaman aşımının dolmuş olduğunu, tüm bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli 2011/1 19... /151 Karar sayılı kararıyla; açılan davanın kabulüne, 31.812,162 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte, 2.389,56 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile, 80,82 TL tedavi giderinin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte toplam 34.282,54 TL tazminat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Verilen Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.10.2014 tarih ve 2013/23107 E. - 2014/19683 K. sayılı kararı ile '' 5510 sayılı Kanunun “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre.

İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.

Mahkemece, gerçek zarar tavan hesabı yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişiye gerçek zarar tavan hesabı yaptırılarak, ilk peşin değerle karşılaştırılması sonucu düşük olanın kusur karşılığına isabet eden miktarına karar verilmelidir.

Öte yandan, sigortalıya aynı zamanda yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle bağlanan gelirin yarıya indirilip indirilmediği ve bunun ilk peşin değere etkisi olup olmadığı hususunun araştırılmamış olması isabetsizdir.

Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. '' gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar

İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 25.645,73 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 23.09.2010 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte 1129,21 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihi olan 26/02/2009 tarihinden itibaren, 286,51 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihi olan 24.03.2009 tarihinden itibaren 200,56 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 07.04.2009 tarihinden itibaren 773,26 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 04.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte, 80,82 TL tedavi giderlerinin ödeme tarihi olan 19.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Karar süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2.Dairenin 17.10.2016 tarih ve 2016/6638 E. - 2016/12528 K. sayılı kararı ile "...Somut olayda; iş kazasına uğrayan sigortalı ...’a %24 sürekli iş göremezlik derecesine göre gelir bağlandığı, davalı kurumun 06.05.2015 tarihli yazısına göre sigortalı kazazedenin emekli olması sonucunda iş kazası dosyasında almış olduğu maaşı yarıya inmiş, peşin sermaye değerinin 53.020,27 TL’den 29.802,65 TL’ye düştüğü tespit edilmiştir.

İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Anlaşılacağı üzere rücu alacağından sorumluluk belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir.

Bu tür davalarda gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalı, sigortalı sürekli iş göremezlik durumuna girmişse bedensel zarar, ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı hesabı dikkate alınmalıdır.

Gerçek zararın belirlenmesinde, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan sigortalının net geliri, kalan ömür süresi, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik derecesi, kusur ve destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı gibi tüm veriler ortaya konulmalıdır. Gerçek zarar, sigortalının kaza tarihi itibarıyla kalan ömür süresine göre aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.

Sigortalı veya hak sahiplerinin kalan ömür süreleri yönünden ise, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ...

Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen Ulusal Mortalite Tablosu hazırlanarak Sosyal Güvenlik Kurumunca 2012/32 sayılı Genelgeyle ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında uygulamaya konulmuş olup özü itibarıyla varsayımlara dayalı gerçek zarar hesabında gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiğinden ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH2010 tablosu kalan ömür sürelerinde esas alınmalıdır.

Sigortalının 60 yaşına kadar aktif dönemde günlük net geliri üzerinden, 60 yaşından sonra kalan ömrü kadar pasif dönemde asgari ücret üzerinden, her yıl için ayrı ayrı hesaplama yapılacağı Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Günlük net gelir saptanarak rapor tarihi itibarıyla bilinen dönemdeki kazanç, var olan verilere göre iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanmaktadır.

Bilinmeyen dönemdeki kazanç bakımından ise tazminatların peşin olarak hesaplanmasına karşın gelirlerin taksit taksit elde edilmesi sonucunda tazminata esas gelire artırım ve iskonto uygulanmaktadır. Peşin sermayeden elde edilecek yarar, reel faiz kadar olduğundan şu durumda enflasyon dışlanmak suretiyle değişen ekonomik koşullar ve reel faiz oranları da gözetilerek % 10 yerine Kurum ilk peşin sermaye değeri hesaplamalarına paralel olarak % 5 oranı uygulanmalıdır.

Meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) % 60’ın altında kaldığı durumlarda, emsallerine göre sigortalının daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, 60 yaş sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılmamalıdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki somut olaydaki gibi, sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandığı durumlarda da pasif dönem hesabı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Gerçek zarar hesaplanması yönteminde, hak sahibi eşin kalan ömür süresi daha uzun olsa bile, destek süresi, sigortalının kalan ömrü ile sınırlı olup çocuklardan erkeğin 18, ortaöğretimde 20, yüksek öğretim durumunda 25 yaşını doldurduğu tarih itibarıyla gelirden çıkacağı kabul edilmeli, evlenme tarihine kadar gelire hak kazanacağı belirgin bulunan kızın, aile bağlarına, sosyal ve ekonomik duruma, ülke şartlarına ve yörenin töresel koşullarına göre evlenme yaşı değişkenlik arz ettiğinden bu konuda Türkiye İstatistik Kurumunca bölgelere göre hazırlanan istatistiklerden yararlanılmalıdır.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, öngörülen ilkeler gereğince uzman bilirkişi tarafından yöntemince rapor düzenlenerek hak sahibinin gerçek zararı hesaplanmalı, bu miktar ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp davalının kusur oranına göre davalı işverenin sorumluluğu belirlenmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...

." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Üçüncü Karar

İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli kararı ile, davanın kısmen kabulü ile --8.072,56 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 23.09.2010 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte, --2.389,56 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren,

--88,82 TL tedavi giderlerinin ödeme tarihi olan 19.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1.Karar süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2.Dairenin 31.03.2022 tarih ve 2022/2260 E. - 2022/4774 K. sayılı kararı ile "...Dava. 09.01.2009 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'dur.

Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda.

Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.

Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Kanun'un 92. maddesi (5510 sayılı Kanun'un 54. maddesi) uyarınca indirildiğinin anlaşılması halinde; davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanun'un 92. maddesi uyarınca yarıya indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle belirlenmelidir.

Bu sebeple mahkemece, davalı kurumdan yukarıda belirtilen esaslar dahilinde tespit edilecek fiili ödeme ve ilk peşin sermaye değerli gelir kalemleri tek sorularak ilgili kayıtlar celp edilmeli ve anılan hususların irdelenerek değerlendirildiği bir hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...

." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile -9.391,43 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 23.09.2010 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte, -2.746,13 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren, -80,82 TL tedavi giderlerinin ödeme tarihi olan 19.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 30.10.2009 Tarih ve MG/120 sayılı raporunde işveren TİGEM %60 kusurlu, sigortalı kazazedenin %40 oranında kusurlu olduğu, 17.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda işveren TİGEM işveren %60 kusurlu olduğu, sigortalı kazazede %40 oranında kusurlu olduğu, 10.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda işveren TİGEM işveren %60 kusurlu olduğu, sigortalı kaza zede %40 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiğini, ancak dosya kapsamından iş veren TİGEM'in tam kusurlu (%100) olduğu kanaatinde olduğumuzdan dolayı davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11479, K. 2025/16857, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Verilen Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Üçüncü Karar
  11. E. Üçüncü Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. Vı.temyiz
  14. A. Temyiz Sebepleri
  15. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11479
Karar No
2025/16857
Tarih
8 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/11482 K.2025/17652
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/11487 K.2025/18542
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/11488 K.2025/17227
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/11489 K.2025/16624
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/11490 K.2025/16947
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/11491 K.2025/17391

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.