KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12352 E., 2026/617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1059 E., 2025/916 K.
- İlk derece mahkemesi
- Marmaris İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/114 E., 2025/39 K.
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ...'un müvekkiline ait hamam işyerinde masör olarak çalıştığını, davalının 21.07.2015 günü geçirdiği kazanın iş kazası olmadığını, davalının dışarıda paket teslimatında görevlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının tamamen özel amaçları için davacının maliki olduğu aracı onun izin ve rızası dışında alarak görev alanını terk etmesi sonucu geçirdiği kazanın iş kazası olmadığını ileri sürerek olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili ve davalı asil davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkemece davacı tanık beyanları esas alınarak eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, tanıklar ... ve işyeri çalışanı ...'nin objektif ve tarafsız bir beyanda bulunamadıklarını, davalı sigortalının işverenin bilgisi ve talimatı olmaksızın işten izinsiz olarak ayrıldığını, olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, davalının %100 kusuruna dayalı olarak gelişen trafik kazası olduğunu,
davalının işletmeyi haber vermeden ve izin almadan terk ettiğinin tanık ...'nun dosya kapsamında alınan Elmadağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/19 Talimat sayılı dosyasının 04.11.2024 tarihli celsesindeki beyanları ile sabit olduğunu, trafik kazasının davalının ağır kusuru neticesinde gerçekleştiğini, bu nedenle illliyet bağının kesildiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 21.07.2015 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12352, K. 2026/617, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama