KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14529 E., 2025/16271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/374 E., 2025/98 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili, 14.03.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin ve cenaze giderinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davalının iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, çalışanların periyodik sağlık kontrollerinden geçirildiğini, çalışma ortamında sigortalının ölümüne sebep olabilecek zehirli, tehlikeli maddelerin bulunmadığını, iş yerinde bir miktar toz bulunduğunu ve bunun önlenmesi içinde maske kullanıldığını, sigortalının çalışma esnasında rahatsızlandığını ve hastaneye giderken doğal ölüm nedenlerinden olan kalp krizi sonucu öldüğünü, davalı işverenin bunun önüne geçemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2018/62 E.-2020/31 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 310.923,05 TL PSD'li gelir ile 657,33 TL SYZ ödemesinden ibaret toplam 311.580,78 TL'nin 23.10.2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildi.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.11.2021 tarihli ve 2021/5458 E.-2021/14206 K. sayılı ilamında; ilgili tedavi kayıtları da celp edilmek suretiyle ilgili Üniversitenin Kardiyoloji ABD Başkanlığından rapor alınarak kalp krizine neden olan hususların irdelenmesi, vefat olayında sigortalıya ilişkin bünyesel faktörlerin bulunup bulunmadığının gözetilmesi, illiyet bağının varlığı irdelenerek tespit edilmesi,
sonucuna göre gerekirse yeniden olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, bu bağlamda işverenin, sigortalının kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporu alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, davanın kabulüne,310.923,05 TL PSD'li gelir ile 657,33 TL SYZ ödemesinden ibaret toplam 311.580,78 TL'nin 23.10.2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kaza olayında kusurlarının olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin 7, 8, 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2. fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 21. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14529, K. 2025/16271, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama