KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14792 E., 2025/16165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/434 E., 2025/205 K.
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında 262 gün süreyle davalıya iş akdi ile bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği medikal estetik uzmanlığı işinin kişiye sıkı sıkıya bağlı bir meslek olduğunu ve bizzat müvekkilinin olması halinde işlemler yapılabildiğini, davacı tarafın bahsini ettiği tarihlerde müvekkilinin ... Devlet Hastanesinde ve ...
Merkezinde çalışmakta iken medikal estetik uzmanlığını icra edebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının dava dilekçesinde bahsini ettiği dönemlerde müvekkilinin yanında çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, ücret ve masrafların karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili, sigortalının müvekkili Kurum kayıtları incelendiğinde; davacının, davalı ... unvanlı işyerinde 06.03.2012 tarihinde işe girdiği ve 27.04.2016 tarihinde işten ayrıldığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen dönemlerde kesintisiz çalıştığını belirten herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanılmadığını, davacının her ne kadar bahsedilen tarihler arasında ismi geçen işyerinde çalıştığından bahsetse de çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin,
işveren tarafından verilip verilmediği ya da Kurumca çalıştıklarının tespit edilip edilmediğinin araştırılmasının icap ettiğini, Kurum kayıtlarına intikal etmeyen çalışmaların yazılı belge ile ispat zorunluluğunun yerleşmiş Yargıtay kararlarından kaynaklandığını, bu durumda, davacının bahsettiği tarihlerde çalışma iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait ... işyeri sicil nolu ... unvanlı işyerinde 17.06.2011-06.03.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine ve davacının uzun vadeli sigorta kolu bakımından işe başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 29.08.2011 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.11.2023 tarihli ilamında, "... İlk Derece Mahkemesince, davalıya karşı benzer taleple açılan ... 2. İş Mahkemesinin 27.10.20 20... /391-2020/179 sayılı dava dosyası ile ...
1. İş Mahkemesinin 24.09.20 21... /50-2021/160 sayılı dava dosyalarındaki deliller irdelenmeli, davacının çalışmasını bilebilecek bina görevlisi, medikal hizmet alan kişiler tespit edilmeye çalışılarak tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirtilen dava dosyaları dışında davalıya karşı aynı şekilde açılmış varsa başka dava dosyaları ikmal edilip iş yeri kapasitesi araştırılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir....
" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; bozma kararı gereği davalıya karşı açılan diğer dosyalar araştırılmış ancak var olan dosyaların da henüz derdest olduğu ve taraflarının Mahkemede dinlenen tanıklar olduğu anlaşılmış, davacı tarafa süre verilerek ve zabıta ve emniyet aracılığıyla araştırma yapılmış, araştırmalar olumsuz sonuçlanmış davacı tarafın bildirdiği tanıklar dinlenmiş, tanık ... davacının davalının yanında çalıştığından söz ettiğini beyan etmiş, tanık ... davacının davalının yanında çalıştığını ancak çalışma tarihlerini hatırlamadığını beyan etmiş,
medikal hizmet alan ... dinlenememiş, davacının saç ekimi yaptığı ...
Tıp Merkezi çalışanları bildirilmemiş, bozma ilamında yer alan hususların araştırıldığı anlaşılmış, bozma öncesi dinlenen ..., davacının kardeşi olduğundan beyanları davacı lehine değerlendirilememiş, davacı ve bordro tanıkları ...ve ..., davalı ve bordro tanığı ... ve tek bordro tanığı ...'in beyanları ile davacının 17.06.2011 tarihinde liseden mezun olduğu dikkate alındığında davacının mezun olduğu 17.06.2011 tarihinden bildirim yapılan süreye kadar davalı işyerinde çalıştığı sonucuna ulaşılmış, 17.06.2011-05.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı kabul edilmiş, 2011 Haziran ayında 14 gün,
2011 yılı Temmuz-Aralık ayları arası 180 gün, 2012 yılı Ocak-Şubat aylarında 60 gün, Mart ayında 4 gün olmak üzere toplam 258 gün eksik hizmet süresinin Kuruma bildirilmesi gerektiği, aksi yönde delil bulunmadığından davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilmiş davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde 17.06.2011-05.03.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücretle çalıştığının, Kuruma bildirilmesi gereken eksik hizmet süresinin 258 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili özetle; usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
Eldeki davada, Mahkemece davanın kabulü kararı yerinde olmakla birlikte; davacının 29.08.1993 doğumlu olduğu, 17.06.2011 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 29.08.2011 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14792, K. 2025/16165, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama