KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15273 E., 2025/13155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1359 E., 2024/1039 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/106 E., 2024/185 K.
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan tedavi giderlerinin rücuan tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında 7440 sayılı Kanun kapsamında borcun ödenmesi ve ilgili kanun gereği vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, iş kazası olmadığını, bekletici meselenin gözetilmediğini, zamanaşımının geçtiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm verildiğini, kusurlarının bulunmadığını, lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama aşamasında giderilmesine ve vekalet ücretine ilişkin değerlendirmenin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15273, K. 2025/13155, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama