KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/19436 E., 2025/18003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/329 E., 2025/344 K.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.10.19 86... ... sicil ile işe girdiğini, bildirge verilmekle beraber prim ödenmediğini halen aynı numarayı kullandığını, Kurumun bu tarihi başlangıç tarihi olarak kabul etmediğini, 10.07.2017 tarihinde başvuru yapıldığını reddedildiğini, davacının 24.10.1968 doğumlu olduğunu, 18 yaşını 24.10.1986 da doldurduğunu belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 24.10.1986 olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yetki husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.10.19 86... ... sicil numaralı ...'a ait iş yerinde çalışmaya başladığının tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereği başlangıç tarihinin 18 yaşın ikmal tarihi olan 24.10.1986 olduğunun tespitine, bir günlük çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. mahkemece, ilgili belediye aracılığıyla dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri sahipleri ile kayda geçmiş sigortalı çalışanlarının tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı,bu yöntemle de komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacıdan da sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek, beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..
.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..
Bozma kararı sonrası mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, davacı vekili iki tanık bildirmiş, bozma ilamı gereği mahkememizce belediyeye yazı yazılmış, dava konusu tarih itibariyle belediye kayıtlarında faaliyet gösteren işveren tespit edilmediği belirtilmiş, davacının gösterdiği tanıklar talimat ile dinlenmiş, tanık ..., davacının babası olduğunu, 1983-1987 döneminde Alaplı da ... firması olarak bildiği yerde oğlunun çalıştığını, kaynakçılık yaptığını belirtmiş, ... ise davacının yeğeni olduğunu, 1986-1987 de ... firmasında kaynakçı olduğunu bildiğini belirtmiş bu tanıkların beyanının davacı için bildirge düzenleyen ile ilgisi olmadığı,
bildirgeyi düzenleyenin ... adlı işveren olduğu dolayısıyla dava konusu çalışma iddiası bakımından dikkate alınamayacağı görülmüş, başkaca delil sunulmadığından mevcut duruma göre dava kanıtlanmadığından davanın reddi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle,
Davanın reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19436, K. 2025/18003, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama